şule gürbüz diyor ya, ‘her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.’ çünkü sınır, ruhun zırhıdır. herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.
Kim bilir ne güzellikler yazdın ömrüme kaç musibeti hayra çevirdin..kim bilir beni yok edecek kaç planı o beni yok etmeden önce yok ettin..şer sandıklarıma nice hayr gizledin..kim bilir neleri aceleciliğime rağmen vaktinden önce verip imtihan etmektense bekletip güzelleştirdin.
ne zaman böyle dedesiyle birlikte vakit geçirenleri görsem biraz daha özlüyorum, keşke benim de dedem yaşasaydı da bu yaşımızda böyle güzel anılarımız olsaydı. dedem mekanın cennet olsun..
elimin uzandığı her konuda emek verdiğim, özen gösterdiğim şeylere hep en güzel yerleri ayıracağım. neleri en güzel köşelerde tutuyormuşum, neler beni en güzel köşesinde ağırlıyormuş, aklım fikrim hep burada olacak. emeği ve özeni öve öve bitiremeyeceğim. bir düş.