İş öyle bunalttı ki kendimi zor tutuyorum, başka bir iş bulup defolup gidecem. Mal insanlarla uğraşması ayrı işi ayrı. Şirketlerdeki insanların %20'si falan çalışıyor, işi yürütüyor gerisi de onlara yük oluyor. O %20'den olmayın, gerek yok. Ağlayın sızlayın 3 mail için bütün gün
Kime gidersen git, kimle ne yaşarsan yaşa arkana dönüp baktığında bu beni gerçekten koşulsuz şartsız her halimle sevmişti diyebileceğin bir geçmiş bırakıyorum sana bu da son güzelliğim olsun...
"İlk defa gerçekten ne yapacağımı bilmiyorum. Çok yorgunum. Sadece bedenim değil, ruhum da yorgun. Nasıl düzelecek, nereden toparlanacak hiçbir fikrim yok. İçimde sürekli bir kırgınlık var ve her geçen gün biraz daha artıyor gibi.
Okurken devamsızlık hakkımızın olduğu günler... kimse nerdesin napıyosun niye gelmedin sormuyo, rapor istemiyo, 20 gün olmasın da istersen ananın amına git..... her iş sabahı bunu düşünüyorum
Yaş ilerledikçe neyi daha iyi anladın, derseniz; bazı şeylerin çabayla değil, tamamen nasiple ilgili olduğunu; çok istemenin veya çabalamanın bazen hiçbir şeyi değiştirmediğini; insanlara fazlasını verince kendimi eksilttiğimi anladım, derim. Velhasıl, evvela kısmet, evvela nasipmiş.