Alaettin Kurt Lisesi Okul Müdürü "açık giyindiği" gerekçesiyle öğrencileri mezuniyete sokmuyor. Rezalete bakın. Böyle müdür mü olur? Resmen ayrımcılık suçu işliyor!
Müdür açığa alınıp hakkında derhal soruşturma başlatılmalı! @AliYerlikaya
https://t.co/zVM8wyq3wz
Bolu'da imam nikahıyla evlendirilen 11 yaşındaki kız çocuğunun 8 aylık hamile olduğu ortaya çıktı.
Samsun'da otomobil çarptı diye koma halinde hastaneye getirilen 14 yaşındaki kız çocuğunun, imam nikahlı eşi tarafından odunla dövüldüğü, sonra da kaza süsü vermek için motosikletle üzerinden geçildiği anlaşıldı.
Ordu'da 13 yaşındayken para karşılığında evlendirilen kız çocuğu, sürekli dayak yediği 40 yaşındaki herifin evi terketmesi üzerine, kendi ailesi tarafından kabul edilmedi, henüz 17 yaşındayken 3 çocuğuyla ortada kaldı.
Gaziantep'te özel hastanede 18 yaşında birinin kimliğiyle doğum yaptırılan kız çocuğunun, aslında 12 yaşında olduğu tespit edildi.
Adana'da 13 yaşındaki kız çocuğuna düğün yapıldı.
Sakarya'da kuzeniyle evlendirilen 15 yaşındaki kız çocuğu, evden kaçıp polise sığındı.
Tekirdağ'da bir noterin, 14 yaşındaki kızlarını evlendirmek isteyen ana-babaya muvafakatname verdiği belirlendi.
Tokat'ta evlendirilen 12 yaşındaki kız çocuğunun 4 aylık hamile olduğu anlaşıldı.
Ağrı'da 16 yaşında evlendirilen kız çocuğu, işkence yapılmış, tuvalette eli kolu bağlanmış halde bulundu.
İzmir'de 12 yaşında evlendirilen kız çocuğu, sezaryenle doğum yaptı.
Adana'da imam nikahıyla evlendirilen 16 yaşındaki kız çocuğu, trenin önüne atladı.
Korunması Gereken Çocuklar Sempozyumu'nda konuşan G.hane Üniv. öğretim üyesi, bizzat yaşadığı hadiseyi anlattı, “yol kenarında bir kız çocuğunu kucağında bebeğiyle ağlarken gördüm, 16 yaşındayken evlendirilmiş, anne olmuş, bebeğinin eli yanmış, ne yapacağını bilmiyor, bebeğiyle birlikte ağlıyordu, aslında orada bir anne ağlamıyordu, 2 çocuk ağlıyordu” dedi.
Kayseri'de para karşılığında evlendirildiği herif tarafından sokağa atılan, kamyonet kasasında yaşayan 15 yaşındaki kız çocuğu, av tüfeğiyle canına kıydı.
Konya'da 16 yaşındayken evlendirilen kız çocuğu, inşaatın 7.katından atladı.
Siirt'te dünyaya geldi, ismi Kader'di, 12 yaşında evlendirildi, 13 yaşında anne oldu, 14 yaşında canına kıydı, adı üstünde kaderi böyleymiş denildi, geçildi.
12 yaşındayken 2bilezik karşılığında 40 yaşındaki evli herife kuma verildiği ortaya çıkan kız çocuğu “yanına yatmaya korkardım, bana oyuncak almayınca ağlardım” dedi.
11 yaşındayken 40 yaşındaki herifle evlendirilen kız çocuğu “çocuk doğuramıyor diye dövüldüğünü, üç dört sene kaynanasının koynunda yattığını” söyledi.
30 yaşında biriyle evlendirilen 13 yaşındaki kız çocuğu, seneler sonra gazete röportajında anlattı: “İlk gece beni tek başıma odaya soktular, korkudan bayıldım, kolonya verdiler, evlendirildiğim kişi odaya geldi, ‘hadi gel seninle evcilik oyunu oynayalım' dedi, bu cümleyi hayatım boyunca unutmayacağım…”
12 yaşındayken okulundan alınıp, başlık parası karşılığında 50 yaşındaki herifin koynuna sokulduğu anlaşılan kız çocuğu “derslerim çok iyiydi, rüyamda sürekli mezun olduğumu, diploma aldığımı görüyorum” dedi.
Henüz 14 yaşındayken 10 bin lira karşılığında, beş çocuk, dokuz torun sahibi 70 yaşındaki herife verilen kız çocuğu, seneler sonra bu konuda araştırma yapan üniv. ekibine anlattı, “annemi asla affetmeyeceğim, hayatımı değiştirme imkanım olsaydı, en önce babamı değiştirirdim” dedi.
Bu SAPIKLARA geceyarısı meclisten AF YASASI geçirirken muhalefet partilerine yakalanan Adalet bakanımız “bunlar tecavüzcü değil, cinsel istismar suçunu zorla işlemiş kişiler değil, tamamen ailelerin ve küçüğün de rızasıyla yapılmış işler” diyor…Adalet bakanımızın “küçüğün de rızasıyla yapılmış işler” dediği işler, işte bu işler!
Ve bu işler…Sadece ahlaksız babalar, utanmaz dünürler, sapık damatlarla yapılmıyor. İmamlarla yapılıyor.
Babalar istedikleri kadar ahlaksız olsun, dünürler istedikleri kadar utanmaz olsun… İmamlar rıza göstermese, bu insanlık suçu işlenebilir mi?
İmamlar, nikahını kıy diye kendilerine getirilen kız çocuklarını polise, jandarmaya, savcıya bildirse, bu talihsiz kız çocukları, babaları hatta dedeleri yaşındaki sapıkların yatağına sokulabilir mi?
İmamlar, bu işlerin olmazsa olmazıdır.
Gazeteci yazar. #Yılmazözdil
Gemiden inen yolcular, pasaport ve valiz kontrolü için liman gümrüğüne yöneliyordu. Biri hariç...
O kişi yolculardan ayrılıp kendisini bekleyen BMW marka araca yöneldi. Elinde iki tane valiz vardı. Valizleri BMW’nin bagajına koydu. Geri dönüp yolcuların arasına karıştı. Elinde valizle gelmemiş gibi kontrollerden geçti. Yaya olarak Mersin Limanı’ndan çıkıp gitti. Kayıtlara göre valizleri alan BMW marka araç ise askeri kapıdan valizleri aranmadan çıkarmıştı.
https://t.co/kRBpMoJksC
Başıboş köpekler (sokak köpekleri) ile ilgili olarak dünyanın farklı ülkelerinde getirilmiş olan mevzuatları merak edip son bir haftada hepsini tek tek okudum ve çalıştım. Bu konu bir avukat olarak benim uzmanlık alanım değil ama farklı ülkelerin mevzuatını incelemeye alışığım ve bir hukukçu olarak da okuduğumu anlamazsam bunun farkında olacak tecrübedeyim diye düşünüyorum. Bu konuda mevzuatını incelediğim ülkelerin düzenlemelerinin gayet açık ve net olduğunu, bunları iyi anladığımı düşünüyorum.
Ana odak konuları olarak belirledikleri şu en hassas 10 ortak hususun Türkiye'deki çalışmalara da faydalı olabileceğini umarak iletiyorum. Elden ele yayılmasına destek verebilirsiniz sevinirim. Konuya el atmış bulunan ve bir mevzuat çalışması yürütmekte olduğu anlaşılan kişilere ulaşmasının faydası olabilir.
Elbette "başka milletler ne yaptılarsa doğrusunu yapmışlardır" diyecek değiliz ama dünya üzerinde bu konu ile ilgilenen tek ulus bizmişiz gibi bir körlük içinde tartışmamız da anlamsız. Bu konudaki başlıca hukuki düzenlemeler daima şu 10 ana unsuru hassasiyet ve karar noktası haline getirmiş görünüyor:
(1) Veteriner hekim tarafından özellikle acı çekmekte olduğu yahut saldırganlığı sebebiyle sahiplendirilmesi ihtimalinin hepten mevcut olmadığı teyit edilen köpekler dışında hiçbir köpeğin uyutulmasına elveren mevzuat yok.
(2) Uyutma konusu fevkalade istisnai bir son çare olarak değerlendirilmiş. Mevzuat çalışmasına "toplayıp uyutalım mı, sokakta besleyelim mi?" ekstremlerinde bakan bir hukuk rejimine denk gelmedim. Esas olarak başıboş köpeklerin devletle sözleşmeli olarak çalışan ve hayvan hakları kuruluşlarının denetimine de şikayetine de açık barınaklara alınmasına odaklanılmış.
(3) Başıboş köpeğin tanımı hassasiyetle yürütülmüş. Mevzuat çalışmalarında üzerinde en çok görüş toplanan ve en fazla tartışma yaşanan iki konudan biri başıboş köpeğin tanımı olmuş. Diğeri de başıboş köpeğin kayıtlı ve şeffaf biçimde barınağa götürülmesi ve gereğinde herhangi bir vatandaşın köpeğin izini sürerek durumunu sorgulayabileceği kayıt sisteminin açılması.
(4) Kaybolan sahipli köpeklerin başıboş köpek zannedilmemesi için tedbir alınmış.
(5) Çip ve tasma başta olmak üzere çeşitli tanıma yöntemleri mecburi hale getirilmiş.
(6) Başıboş köpeği hangi şartlarda alıkoyabileceği yahut barınağa götürebileceği sınırlayıcı olarak sayılmış olan birimin çalışanlarının vatandaş tarafından alıkoyma yahut barınağa götürme anında nasıl kimlik tespitine tabi tutulabileceği düzenlenmiş.
(7) kendisine kamu görevlisi süsü vererek bir başıboş köpeği bulunduğu yerden götüren kişilere ciddi caydırıcı cezalar getirilmiş ve bu cezaların uygulanmasında amacın ne olduğu konusuna bakılmamış.
(8) Sahipli köpeği başıboş hale getirecek işlemler yapan (mesela bir köpeği ormanlık alanda yahut sokakta bırakmak suretiyle onu başıboş hale getiren) her kişiye ve başıboş köpeklere eziyet eden (dövüştürmek elbette eziyet tanımına dahil) her kişiye fevkalade caydırıcı cezalar getirilmiş.
(9) Esas vurgu başıboş köpeklerin sahiplendirilmesinde olduğu için, şehrin belli bir yerini kendine mesken tutmuş bir başıboş köpeğin artık orada olmadığını fark eden yahut alıkoyularak barınağa götürüldüğünü öğrenen vatandaşın o spesifik köpeğin izini sürerek onu bulabilmesi için şeffaflık ve kayıt mekanizmaları getirilmiş. Aynı mekanizmalar köpeklerin hangi şartlar altında tutulduğunu somut bir köpek üzerinden denetlemek isteyen vatandaşa da kolaylık sağlamakta.
(10) bu mevzuatların çoğunda sade vatandaş önemli bir denge mekanizması haline getirilmiş. Köpek götürülürken kullanılan yöntemler yahut yapılan muamele hakkında da köpeğin içinde olduğu koşulların incelenmesi imkanı bakımından da, ciddi şikayet mekanizmaları kurulmuş.
Sloganlara dayalı olarak tartışmak yerine denge mekanizmaları kurarak ve iki haklı kaygıyı hakkaniyetli bir zeminde buluşturma gayretiyle düzenleme getirirsek, ülkemize yakışan bir sonuca ulaşabiliriz. Bu konuda az da olsa katma değeri olursa, ne mutlu bana.
-Bu köyde 50 hane yaşıyor. 3 cami var. 3 camide 3 tane kadrolu imam ve imamların 43.000TL maaşı ve lojmanları var.
-Ama bu köyde hiç okul yok. Çocuklar her sabah imamdan önce uyanıp 12 km uzaktaki bir okula gidiyor.
-Öğretmenleri asgari ücretle çalışıyor ve sözleşmeli.
-Bir ülkeyi yok etmek istiyorsan köyleri imamlara ülkeyi tarikat ve cemaatlere teslim edeceksin.
-Din parayla satılmaz inanç kalptedir şeyhlerin şıhların iplerinde aranmaz..
Bu ülkede Cumhurbaşkanı adayı olup %5 oy alan adam "camiamızda çokça yapılan bir uygulama" deyip ayağı sıkmayı normalleştiriyor.
Ondan sonra neden katiller sokaklarda serbestçe gezip cinayet işleyebiliyor diyoruz.
İrem Karaca 13 yaşında. 6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşayan Gaziantep İslahiye’deki Gözde Apartmanı’nda yaşıyordu. Annesi, üç kardeşi, babaannesi ve anneannesi bu binada hayatını kaybetti.
Babası Fatih Karaca, gece mesaisinde çalıştığı için kurtuldu. Gözde Apartmanı’nın enkazında İrem Karaca bulunamadı.
Baba Fatih Karaca, 15 aydır İrem’i arıyor ve “Biz enkaz çalışmalarındayken İrem’i görenler olmuş. Okul arkadaşları ile voleybol oynamış.
Arkadaşlarının söylediğine göre akıl sağlığı yerinde değilmiş. Polisle sohbet etmiş. Kayıp ölümden daha zormuş.
Lütfen kızımı bulmama yardım edin” diyor. Fatih Karaca’nın sesini duyun.
Deprem Kayıplarını Bulmak İçin Etkin Arama yapılsın.
Şerafettin Can Atalay
Seçilmiş Hatay Milletvekili
Marmara (Silivri) Cezaevi, A47
#DepremKayıplarıAraştırılsın
Yemek kitabına 3,6 milyon TL harcama
Emine Erdoğan’ın önsözünü yazdığı ‘Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı’ kitabı yeniden basılacak. Kitap için Kültür Bakanlığı bütçesinden harcanan para 3 milyonu aştı
https://t.co/W9RaByf1iT
🗳 #Seçim2024 | Gazeteci İsmail Saymaz'dan Van tepkisi...
🗣 "Sen misin İstanbul’da AK Parti’ye destek vermeyen… Adalet Bakanlığı, DEM’in Van Büyükşehir Belediye Başkanı Abdullah Zeydan’ın yasal haklarını seçimden iki gün önce geri aldırmış. O ki, engel vardı… YSK neden Zeydan’ın adaylığına izin verdi? Bu Van’a dolaylı #kayyum atamaktır"
Ankara/Çankaya/GMK Bulvarı üzerinde yıkımı yapılan binanın moloz kaldırma çalışmaları sırasında istinat duvarı çöktü. 18 yaşındaki işçi Rasim Yılmaz, enkazın altında kalarak hayatını kaybetti.