Let's pretend the world is gentle and that everything is fine,
Drowned in dusty leather volumes, neon smoke, and cheap red wine;
Hold my ink-stained hands in yours while the midnight jazz plays low,
And we'll act like love is easy, and we never have to go.
🏆 PAÜ’den TÜBİTAK 1001’de Gururlandıran Başarı!
Pamukkale Üniversitesi, bilimsel araştırma ve proje üretme kapasitesini bir kez daha güçlü bir başarıyla ortaya koydu.
TÜBİTAK 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı 2026 Yılı 1. Dönem Çağrısı kapsamında Üniversitemizden 4 proje desteklenmeye hak kazandı.
Ekonomi, temel bilimler, ileri teknoloji ve sağlık bilimleri gibi farklı alanlarda destek alan projeler; PAÜ’nün çok disiplinli araştırma gücünü, nitelikli bilimsel üretimini ve yenilikçi yaklaşımını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bilimin farklı alanlarında üreten, araştıran ve geleceğe değer katan Pamukkale Üniversitesi; güçlü akademik birikimi ve proje kültürüyle bilimsel başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. 🔬📚✨+
Bu sene izlediğim ve kesinlikle önereceğim birkaç film; There Will Be Blood, Whiplash, Finch, Project Hail Mary. Aslında daha çok var ama şimdilik bu kadar. Ha bir de The Banshees of Inisherin var. The Odyssey'i daha izlemedim.
Arkadaşımın tavsiyesiyle There Will Be Blood’ı izledim. Oyunculukları övüp duruyordu da cidden dediği kadar varmış. İzlemeyen varsa sırf Daniel Day-Lewis için bile tavsiye ederim. Gidin izleyin.
"Akçaağaçlara kuzgunlar ile leş kargaları sıra sıra tünemişti; içlerinden biri gakladı: 'Hah! Beren çok geç kaldı!' ve diğerleri hep bir ağızdan 'Çok geç! Çok geç!' dedi." - Beren ile Lúthien
Günaydın. Akademik olarak bir şeyler üretmenin verdiği haz paha biçilemez ama karabasan gibi çöken deadline'lar ve uykusuz, kafein dolu geceler ömrümden birkaç yıl eksiltiyor gibi.
2026'nın ilk filmi olarak The War of the Rohirrim'i izledim. Eksiklerine ve yanlışlarına rağmen TROP garabetinin yanında bir başyapıt. Müzikleri ve görselliği çok iyi. Sırada Hobbit ve Lotr serisi var.
Nedense 2026'dan umutluyum. Son birkaç dileğim var, olsun diye uğraşacağım. Olmazsa da yapacak bir şey yok zira geçtiğmiz birkaç yıl fazlasıyla yordu beni. Herkese mutlu yıllar.
Bu resim bana hep Beren'i hatırlatıyor;
"Lâkin kapkara kuzgunlar sık yapraklar misali oturmuştu ağaç gövdesi ve dallarına dizi dizi... İçlerinden biri gakladı: "Hah! Beren çok geç kaldı!" ve diğerleri hep bir ağızdan "Çok geç! Çok geç!" dedi.
(Ghosts on a Tree - Franz Sedlacek)