LGBTİ+lara yapılan nefret operasyonuna karşı gözaltıların serbest bırakılması için Çağlayan
Adliyesi'nde basın açıklaması yapmak isteyen biz kadın örgütleri, feministler, emek ve demokrasi güçlerinin eylemine dün polis saldırdı. 15 Eylül saat 13.00'te 109 kişi gözaltına alındı.
16 Eylül Çarşamba sabah, hem 12 Eylül’de gözaltına alınan arkadaşlarımızın, hem adliye önündeki eylemde gözaltına alınanların takibini yapmak için Çağlayan Adliyesi’nde bekleyeceğiz!
16 Eylül Çarşamba sabah hem 12 Eylül’de gözaltına alınan arkadaşlarımızın, hem bugün eylemde gözaltına alınanların takibini yapmak için Çağlayan Adliyesi’nde bekleyeceğiz!
12 Eylül’de LGBTİ+lara karşı yapılan nefret operasyonuna sessiz kalmayan, gözaltıların serbest bırakılması için bugün Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak isteyen kadın örgütleri, feministler, emek ve demokrasi güçlerinin eylemine polis saldırdı.
Hem bugün gözaltına alınan arkadaşlarımızı, hem yarın 12 Eylül operasyonunda alınmış ve Çağlayan Adliyesi’ne getirilecek arkadaşlarımızı serbest bırakın!
Bugün Çağlayan Adliyesi önünde yapılacak olan basın açıklaması polisin saldırısıyla engellendi. Kadınlar, lubunyalar ve emek-demokrasi güçlerinden çok sayıda arkadaşımız gözaltına alındı.
Okunması engellenen basın açıklamasını paylaşıyoruz:
https://t.co/F8eTD00Uuf
LGBTİ+’ları hedef alan saldırılara karşı bugün Çağlayan Adliyesi önünde yapmak istediğimiz basın açıklaması polis saldırısıyla engellendi; kadınlar, lubunyalar ve emek-demokrasi güçlerinden çok sayıda arkadaşımız gözaltına alındı.
Engellenen basın açıklamamızı paylaşıyoruz.👇
LGBTİ+lara yönelik haksız, hukuksuz gözaltıların, nefret saldırısının üzerini basın açıklaması için gelen kadınları ve emek demokrasi güçlerini gözaltına alarak örtmeye çalışıyorlar. Herkese susun diyorlar. Ama susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz!
Biz feministler, sendikalardan, sosyalist örgütlerden kadınlar ve LGBTİ+’lar 15 Eylül Salı günü (yarın) Çağlayan Adliyesi önünde, saat 12.30’da buluşuyoruz.
Tüm kurumları basın açıklamamıza çağrı yapmaya davet ediyoruz.
LGBTİ+ hakları savunucularının hedef alınması, aynı anda hem kimliklerin ve varoluşun cezalandırılması, hem de meclisten geçirilememiş iki yasanın birden uygulamaya konmasıdır. Etki ajanlığı yasası geçmedi, eşcinselliğe özendirme (!) yasası geçmedi. Geçmemelerinin de bir sebebi vardı. Hukuk dışı değil gibi görünen, iktidarın çelişkilerini ortaya çıkarmayan, kendi vakıflarının yurtdışından aldıkları kaynakların sorgulanmasına ve başka devletlerle görüştüklerinde sorunlara sebep olmayacak bir yasa formülü henüz bulunamamıştı. Ama şimdi olmayan bir yasa uygulanıyor. Bu bakımdan konu sadece ilgili derneklerin değil, tüm milletvekillerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sorunudur.
Başka ülkelerde yazılmış ve planlanmış nefret kampanyalarının ucuz bir kopyala-yapıştır örneği ülkemizde sergilenmekte ve toplumsal barışa büyük bir zarar vermektedir. Bu nefretin hedefi, kimliğinden ötürü şiddete uğrayan, zorbalanan ve intihara sürüklenen insanlara yardım edenlerdir. Yardıma ihtiyacı olan kim olursa olsun ona kendisiyle gurur duymayı öğretenler, gelecekten umutlu olabilmek için bir sebep vermek için uğraşanlardır. Bunu istedikleri şekilde anlatsınlar, propagandasını yine ABD’de ve Rusya’da hazırlanmış algı kampanyalarını Türkçeye çevirerek yapsınlar, gerçek bu.
Bir diğer gerçek de ailelerin güvende olmadığı. Aile içi şiddetle mücadele için, çocukların ve kadınların güvenliği için, ailelerin ekonomik olarak desteklenmesi için harcanması gereken bütün güç ve kaynaklar toplumun gözünün önünde bu şiddet ortamını besleyecek işler için harcanıyor. Sonra neden her geçen gün şiddet suçlarının arttığını, çocukların suça bulaştığını, neden işlenen suçların çeşitliliğinin de arttığını konuşuruz.
Dinlediğiniz grubun yasaklanması, konserine gideceğiniz sanatçının hedef gösterilmesi, çocuğunuzun bakanlık tarafından iş cinayetlerine teslim edilmesi, oy verdiğiniz kişinin tutuklanması ve bu derneklere yapılan operasyon birbirinden bağımsız değildir: aksine, biri için yaratılan meşruiyet bir diğeri için güç sağlamaktadır. Dolayısıyla bütüncül bir hak ve özgürlük mücadelesi bugünlerde hayatidir ve gerçekten de bir haysiyet mücadelesidir.
LGBTİ+ derneklerine ve aktivistlerine yönelik operasyonları kabul etmiyoruz.
Kimliklerimiz, cinsel yönelimlerimiz, cinsiyetlerimiz suç olamaz, kriminalleştirilemez.
Bu sabah birçok şehirde polis operasyonları düzenlendi; LGBTİ+ derneklerinin büroları ve evler basıldı, çok sayıda kişi gözaltına alındı.
LGBTİ+ olmak da örgütlenip dernek kurmak, politika yapmak da suç değil. Tüm bunlar suçmuş gibi bir düzenin dayatılmasını kabul etmiyoruz.
Zayıflık geri döndü, olumlama nereye gitti?
Ezgi Acar yazdı✏️
"Beden olumlama hareketi kadınlardan ne istedi? Kilo vermek neden ihanete benzer bir şey haline geldi? İştahı kapatan bir iğne piyasaya çıktığında kadınlar neden rahatladı?"
https://t.co/nr2b5H1wfE
Yeni Parti MV. Cemal Enginyurt'un danışmanı Cem Tekinoğlu, bizi soruşturmalarla sessizliğe itmeye çalışıyor olabilir. Ama biz en yüksek sesle ve Dersimli kadınlardan duyduklarımızın sorumluluğuyla taleplerimizi, sözümüzü söylemekten vazgeçmeyeceğiz.
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak Gülistan Doku için adalet talebiyle yapılan Dersim ziyareti sonrasında İlke TV’de yayımlanan röportaj, Cem Tekinoğlu tarafından şikayet edildi.