Gerçek rahatsız ettiğinde yalan üstüne yalan söyleriz, ta ki yalanın orada olduğunu hatırlayamayıncaya kadar. Fakat hâlâ oradadır. Söylediğimiz her yalanla gerçeğe borçlanırız. Er ya da geç, o borç ödenir..
[Chernobyl, Johan Renck, 2019, Ep.5]
Bir kez olsun kendi davacın ve celladın ol, bir kez olsun çektiğin acının kendi kendine verdiğin bir ceza olduğunu kabul et! Yargıç olarak üstünlüğünün tadını çıkar; hatta daha fazlasını: Canının istediği gibi davranmanın tadını çıkar! Acılarını aştığın gibi yaşamını da aş!
İnsan tutunmadan ve unutmadan ilerleyemez, zihin, bu ilerleme sırasında şöyle bir çelişki yaratır; tutunduğunu unutması gerekirse unutur, tutunmak isterse de neden unutması gerektiğini unutur. Zihnin hududu yok, unutma ve tutunmanın da, yeter ki saplantı bariyerini aşmış olalım.
��Hiç kimsenin senin yüksek ahlakî değerlerine erişemeyeceğine o kadar eminsin ki herkesi bağışlıyorsun.
Bundan daha kibir dolu bir davranış olamaz!”
Dogville(2003), Lars von Trier
Mecruh, yaralı demektir.
Ayrıca kırgın, incinmiş kişiye de mecruh denir.
Arapça cerḥ “yaralamak” kökünden türeyen kelime, cerrah ile aynı kökten.
Mecruhun iki anlamı da yaralı demek. Biri vücudunda, diğeri kalbinde taşır yarayı. Birincisinin ilacı cerrahtır, ikincisinin?
Eğer ben önümde bir uçurum olduğuna inanıyorsam, gerçekte uçurum ister var olsun, ister olmasın, hiçbir şey değişmez. Ben kendi anlamımın acısını çekiyorum, yoksa gerçeğin değil.
"Ruhun bir savaş meydanıdır, aklın ve yargın savaşır tutkun ve açlığınla
Gür��ltüyü müziğe, çatışmayı birliğe dönüştürüp, ruhuna barış getirebilir miyim?
Hayır, barışı sen istemelisin, sevmelisin içindeki her şeyi."
Ermiş • Halil Cibran
Hazreti Ömer'den çok kısa ama çok etkili bir nasihat:
Kendini fazla yorma her şey Allah'ın takdiri ile olur. O'nun takdir ettiği birşey seni ıskalamayacak, onun izin vermediği şey sana isabet etmeyecektir.