uzaktan eğitimde bilgisayar ekranından tanımak zorunda kaldığım bu deli dolu kadın beni görse adımı hatırlamazdı muhtemelen ama ben onun sigarasında dünyanın merakını tüttürdüğünü düşünürdüm. gözlerine doğrudan bakıp göremediğim bilgeliğinin yası çözülmüyor içimde. ne büyükmüş!
iyi şeyler söylüyordur diye 6 dakika izledim ve her cümlede çok yoruldum. nasıl anlaşılacağınızdan, "zayıf" olmaktan, karşınızdakinden daha çok sevmekten korktuğunuz ilişkilerin sonunda belki o kişi size gelse de ruhunuzdan, nihayetinde ilişkiden çok şeyin gideceğine inanıyorum.
bayram ziyaretlerinde bu yıl en çok kullandığım kelime öbeği "ondan ziyade" oldu. "bir halt bilmeden salak salak konuşup yalan yanlış şeyler söyleme" diyememenin "aslında şöyle desek daha doğru olur" versiyonu.
cenaze evi küstahlık dolu. öleni uğurlamak için apartmanlara doluşan yaşayanların ayakkabıları taşıp merdivenden yuvarlanıyor. bir tabak yemek yeniyor, diyaloglar acıdan dedikoduya evriliyor. acının asıl sahibi bir köşede ifadesiz, günlerce, yaşamanın inadında boğuluyor yalnızca.
hazal kaya neyse de mis gibi tansu biçer'i 84 yazında kuşadasındaki yazlıkta turistlerle ingilizce konuşmaya zorlanan ergen şapşallığına büründürecek replikleri yazmayı nasıl başardınız ya...
Walmart marketin metaverse konsept mağazasında dolaşırken ürünleri alıp alışveriş arabasına koyuyorsunuz ve dijital müşteri temsilcileri size her konuda yardımcı oluyor. Alışveriş bitince ödeme dijital cüzdanınızdan çekiliyor ve ürünler gerçek olarak adresinize gönderiliyor…
cenaze evini lokanta sanan bir millet var bizde. taziyeye gideyim de helva yiyeyim, pilav yiyeyim, pide yiyeyim... yetmedi üzerine yeşilliğim ihmal edilmesin. acının hizmete dönüşmesi anlamadığım, nefret ettiğim bir eziyet.
umut doğuran her şey için geçmiş zaman kipiyle konuştuğumuz bir memlekette gelecek kurmaya çalışırken edindiğimiz karanlık bakışa şükürsüzlük diyorlar. şöyle bir deniz havası alayım dediğim denizde bile mavilik yok artık. neyin şükürsüzlüğü, neyin bulup da bunaması?
@niiilimsi anası babası yanında birbirini hiç öpmemiş, sevmemiş, birbirine güzel söz söylememiş çocukların yarattığı binbir türlü vahşeti seyretmeyi yeğlemekle meşgul hepsi
bu zulmü dinle, ırkla ve kültürel temsille bağdaştırıp katline çocuklardan başlanan bu kıyıma karşı en ufak bir sızı dahi hissetmeyenlerin vicdanını ve insanlık anlayışını oturtacak yer yok havsalamda. uzak olsun caniliğin modernize edilip tutum diye piyasaya sürüleni.