Prof. Dr. Sinan Canan'ın modern insanın yüzüne çarptığı o sarsıcı "konfor alanı" gerçeği:
🔶 Bugün hepimiz daha rahat bir hayatın, daha yumuşak koltukların ve hiç yorulmayacağımız işlerin peşinde koşuyoruz.
🔶 Ama size çok acı bir bilimsel gerçekten bahsedeyim: İnsan beyni konforu kesinlikle sevmez.
🔶 Siz her şeyi otomatiğe bağladığınızda, sürekli aynı şeyleri izleyip aynı insanlarla hep aynı muhabbetleri ettiğinizde beyniniz fiziksel olarak küçülmeye başlar.
🔶 Çünkü beyin, hayatta kalmak ve karmaşık problemleri çözmek üzere tasarlanmış kusursuz bir hayatta kalma makinesidir.
🔶 Eğer ona uğraşacak, yorulacak ve çözecek bir dert vermezseniz, bu makine paslanır ve kendi kendini yemeye başlar.
🔶 Emekli olup sakin bir sahil kasabasına yerleşen ve "artık kafa dinleyeceğim" diyen insanların çok kısa bir süre sonra alzheimer veya demans gibi nörolojik hastalıklara yakalanmasının en büyük alt metni budur.
🔶 Zihninizin canlı kalmasını istiyorsanız, onu her gün o sıcacık konfor alanından çıkarıp şaşırtmak ve zorlamak zorundasınız.
🔶 Çok iyi bildiğiniz bir şeyi yapmaya devam etmek sizi geliştirmez; rahatlık bizi sadece yavaş yavaş ve hiç fark ettirmeden çürütür.
CHP'li ablamız, Özgür Özel'in üstüne toprağı atmış!
“Özgür Özel şimdi bağırıyor: 'Getirelim sandığı, iki milyon seçsin.'
Belediye başkanlarını atarken niye sandık getirmedim?
Evine ekmek parası götüremeyen çoluğu çocuğu belediye başkanı atadın.
Atadığın çocuklar tutuklanmış, her biri itirafçı olmuş, çeyiz sandığı mı getireceksin?”
🗣️ Oyuncu Nurseli İdiz:
- Ben sol görüşlü bir insanım, doğru neyse onu söylerim. ‘Bu iktidar toplumu ayrıştırıyor’ diye şikayet edenler var. Asıl ayrıştırmayı başlatan laik kesim. Başörtüsünü yasakladılar, insanlar mağdur oldu.
- Şimdi ‘Afganistan İran olacağız’ falan diyorlar. Yok böyle bir şey. Sokaklarda kendileri donla dolaşıyorlar. Her dakika çıplak kadın görmekten fenalık geldi.
📌 Şu alçaklığa bakın❗️
Çocuklara kurşunlardan korumayabilmek için siper olan Merhume Şehidimiz Öğretmen Ayla Kara Hanımefendi'yi kıyafetinden dolayı nasıl da hedef alıyor❗️
@mustafaciftcitr@abakingurlek@hasanoymez
Baba ve öğretmen otoritesinden yoksun büyüyen nesiller kimi örnek alıyor?
İbn Haldun, Mukaddime’sinde “Mağlûbun, galibi taklit etmeye düşkün olması hakkında” bir bahis açar ve son derece can alıcı tespitlerde bulunur:
“Nefis, kendisini yenen ve boyun eğdiren kimsede daima bir üstünlük bulunduğuna inanır. Bu sebepledir ki mağlûbun, galibi her hususta taklit ettiğini görürsün: Giyiminde, bindiği araçta, silahında; bunların kullanımında ve biçimlerinde; hatta diğer bütün hâl ve davranışlarında.
Nitekim bu devirde Endülüs’te Celâlika (Kuzey İspanya’daki Hristiyan) kavimleriyle olan hâl böyledir: Endülüslülerin elbiselerinde, alametlerinde, pek çok âdet ve yaşayışlarında, hatta duvarlarda, yapılarda ve evlerde resim ve tasvir yapma geleneğinde bile onlara benzediklerini görürsün. Hikmet gözüyle bakan bir kimse bunun istilâ ve hâkimiyet alametlerinden olduğunu bilir. Emir ve hüküm Allah’ındır.”
Konumuzla doğrudan ilgili olan tespit ise şurasıdır:
“Bunun benzerini çocukların babalarıyla, öğrencilerin öğretmenleriyle olan ilişkilerinde de gözlemle: Onların sürekli babalarına ya da öğretmenlerine benzediklerini görürsün. Bunun tek sebebi, kemali onlarda görmeleridir.”
Bugün çocuklar evde baba otoritesiyle, okulda öğretmen otoritesiyle karşılaşmıyorlar. Hâlbuki insan tabiatı itibariyle güce meyleder; hayranlık duyduğu, üstün gördüğü şeye benzemek ister. Modern psikolojide Albert Bandura’nın Sosyal Öğrenme Teorisi de bu tespiti teyit eder. Bandura’ya göre çocuklar davranışları gözlem yoluyla öğrenir; baba veya öğretmen gibi olumlu rol modeller yokluğunda ise medya ya da akran çevresi gibi alternatif figürleri taklit ederler.
Ben tanıdığım çocukların çoğunun babasını ve dedesini de tanırım. Eskiden babasının adeta bir kopyası olan çocuklara sıkça rasatlardım. Hal hareket ve tavırlarında bu benzerlik açıkça görülürdü. Bugün ise bu bağ kopmuş durumdadır. Lakin baba evin merkezinden, öğretmen okulun mihverinden çekilince, çocuk için güç merkezi arayışı ortadan kalkmıyor; bilakis eksen değiştiriyor ve maalesef çoğu kere merhametten ve ahlaktan yoksun mecralara kayıyor.
İbn Haldun’un asırlar öncesinden işaret ettiği bu hakikat bugün de değişmiş değildir: İnsan galibin, güçlü gördüğünün ve kemal atfettiğinin peşinden gider. Bu sebeple yapılması gereken, kötü örnekleri merkeze alarak babalık ve öğretmenlik makamının içini boşaltmak değil; kemali temsil eden, ahlak ve merhameti şahsında birleştiren, taklit edilmeye layık baba ve öğretmen figürlerini etmek, öne çıkarmaktır. Aksi hâlde çocuklar yine birilerini örnek alacak; fakat bu örnekler onları ihya ve inşa etmeyecek, bilakis işgal ve iğfal edecektir.
‼️Şeytan, ayrıntıda gizli!
Bugün Yusuf Tekin'i istifaya çağıran Eğitim İş sendikasının resmî sayfasında
bundan sadece bir ay önce paylaşılan haberde,
“Okullar karakol değildir, eğitim polis nezaretinde sürdürülemez." diye paylaşım yapılmış.
Bugün de bakanlık önüne gidip "Neden okulların güvenliği sağlanmıyor?" diye hesap soruyorlar.
Siz bu milletin başına belâ mısınız?
Sn: Melih Gökçek Ankara büyükşehir Belediye Başkanı olunca, CHP’li eski Belediye Başkanı Murat Karayalçın döneminde bazı kadınlar işçi statüsünde işe alınmış, daha yüksek maaş alsınlar diye de kepçe operatörü kadrosunda gösterilmişti.
Melih Başkan da “Madem kadroları böyle, işlerine devam etsinler” demiş. Ancak “işe gelmiyorlar” denilmiş Melih beyde talimat vermiş: “Ya işlerinin başına gelsinler ya da tutanak tutulup iş akitleri feshedilsin.”
Sonra günlerce televizyonlarda ve gazetelerde ne tartışıldı biliyor musunuz?
Refah Partili belediye başkanları kadın düşmanı, kadınlara yaşam hakkı tanımıyorlar diye kampanya yapılmıştı. “Yahu ne istiyorsunuz kadınlardan, bırakın çalışsınlar. Kadın nasıl kepçe kullanacak?” şeklinde haberler ve yorumlar yapılmıştı.
Aradan 25 yıl geçmiş, her şey değişti.
Bir tek CHP değişmedi.❗
@06melihgokcek
Eli öpülecek adamsın vesselam.
Bu Mardinli kardeşim diyor ki: “Gençler bilmez, 30 sene önce biz Mardin’de sokağa çıkamıyorduk.”
Aynen, çok doğru söylüyor.
Gelibolu’da görev yaptığım 1995 senesiydi. Komşumuzun asker oğlu dağıtımda Gaziantep’e çıkmış. Annesi, babası “Bana geldi, Komutanım Gaziantep nasıl bir yer, gözümüze uyku girmiyor?” diye sordu. “Korkmanıza gerek yok, Gelibolu kadar güvenli bir yer.” dedim.
Bu memleket bu hâldeydi. Yeni yetmeler biraz araştırsa, Reisin en az yüzde 70 oy alması lazım.
‘Göçtü kervan, kaldık dağlar başında…’
Hocamız, ustamız Hüsrev Hatemi sonsuzluk yurduna yola çıktı. Ardında onlarca talebe ve eser bırakarak. Onu çok özleyeceğiz. Allah rahmet eylesin, menzili mübarek olsun.
‘Çelebi bizi unutma…’
Bolu’lu Alevi bir ozanımız Özgür Volkan Kurtoğlu sayın cumhurbaşkanımız için bir beste yapmış, ben çok beğendim twite destek olursanız belki kendisine de duyuyoruz :)
@RTErdogan@Akparti
📌 Azılı muhalif ve aynı zamanda İnci Sözlük kurucusu Serkan İnci'den Erdoğan'ın politikalarına teşekkür!
“Sayın Cumhurbaşkanım,
Sana yıllarca muhaliflik yaptım. Ama bugün senin kurduğun stratejiler sayesinde Türkiye’de sevdiklerim, milletim savaştan uzak yaşayabiliyor.
Bir Türk vatandaşı olarak içtenlikle teşekkür ediyorum.
Allah razı olsun.”
Özlem Gürses’in İlahi söyleyerek fenomen olan vatandaştan rahatsız olduğu görüntülere bir yayıncı isyan etti:
“Rahatsız mı oldun Özlem? Sen kimsin ya? Bu İsrail sevicisini Devlet mi susturacak Millet mi?”
Bir tane kahveden bile vaz geçemeyenler utansın..
Cenab-ı Hak seni hem bu dünyada hem ahirette aziz ve bahtiyar etsin. Bu yaptıklarının mükâfatını hem bu dünyada hem ahirette alırsın inşallah kardeşim, @kekillimurat..
Prag'da yaşayan genç bir İsrail-Çek vatandaşı, üstünlükçü hevesiyle ve kendisini "seçilmiş kişi" sanarak hamile bir göçmen kadını taciz ediyor ve ardından ona tokat atmakla tehdit ediyor.
Saniyeler içinde, hiç beklemediği 3000 yıllık karşılığı aldı
Sayın Özgür Özel;
Mansur Yavaş’ın yaptığı veya yaptırdığı bir baraj yoktur. DSİ’nin yapıp teslim ettiği suyu, vatandaşımızın çeşmesinden akıtmayı beceremeyen bir Ankara Büyükşehir Belediyesi vardır.
Hala olayın farkında değilsiniz, hala sorun çözme değil saptırma peşindesiniz.
Vatandaşımızın en temel ihtiyacı olan hizmeti yerine getiremiyorsunuz, çeşmesinden suyu akıtamıyorsunuz. Konu bu!
✅Gerekli yatırımı yapmamışsınız,
✅Yapılan az buçuk yatırımı da yanlış yapmışsınız,
✅2026 yılında Türkiye Cumhuriyetinin Başkentinde, vatandaşları ellerinde bidonlarla akan bir çeşme bulmaya mahkum etmişsiniz,
✅Senelerce konuya dair zahmet edip kafa yormamışsınız,
✅Barajlardan, kuyulardan DSİ’nin size teslim ettiği suyun üçte birinden fazlasını musluğa gelmeden kaybetmişsiniz,
✅Seçimlerde verdiğiniz vaatleri unutmuşsunuz.
Halkımızı susuzlukla, trafikle, çöple, çamurla, çukurla daha fazla mağdur etmeyin.
Varlık sebebiniz millete hizmettir. Laf cambazlıklarınız beceriksizliklerinizi örtmüyor, bilesiniz.
Zahmet edip sorumluluklarınızı yerine getirin. İşinizi yapın!
Yapamayacaksanız da açıkça söyleyin, bilelim. Biz gereğini yapar, vatandaşımızı mağdur etmeyiz.
Bu arada;
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, milletimizin aleyhine olan hiçbir şeye dua etmez, ama sizlerin ve zihniyetinizin ıslah olması için çok kez dua etmiştir…
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya üzerinden yürütülen manipülasyonlara ilişkin çok kıymetli değerlendirmelerde bulundu:
"Gençler; sanal alemde sizi kutuplaştıran, sizi kamplaştıran, sizi umutsuzluğa sevk eden o yayınların nereden, kimler tarafından yapıldığı işte tek tek ortaya çıkıyor. Biri Arap ülkesine yerleşmiş oradan gençler arasında Arap düşmanlığını yaymaya çalışıyor. Biri Amerika’ya yerleşmiş oradan İstanbul’un gençlerini sokağa dökmeye çalışıyor. Biri İsrail’den yayın yapıyor, burada kışkırtma yapıyor. Farklı maskeler altında hepsi aynı odağa hizmet ediyor. Bunlara aldanmayın. Bunlara lütfen prim vermeyin."
Genç kardeşlerim; dijital dünyanın sunduğu imkânları kullanırken, bu tür kirli operasyonlara karşı her zamankinden daha dikkatli olmanız büyük önem taşımaktadır. Milletimizin birliğini hedef alan bu suni gündemlere kapılmadan, bilgiyi kaynağından teyit ederek, sağduyuyla hareket etmelisiniz.