Rüyamda Rasim Özdenöreni gördüm. Adliyede bir sandalyede oturuyordu. Yanına gittim . Gül yetiştiren adam kitabı hakkında konuştuk. Benim rüyaların saçmalık seviyesi giderek artıyor fıfug
"günaydın yalancı bahara aldanıp çiçek açan badem ağaçları; Rahmân'ın, hayallerini dualarına emanet eden kulları. günaydın göğe bakarken direğe çarpanlar, hastanede yalnız yaşlı görünce gözü yaşla dolanlar, her zerresi umut olanlar. bir avuç ömür, bir yığın zaafsın insan.."
hayata daha az duygusal bir pencereden bakmak mümkün müydü acaba bunu çok merak ediyorum.. örneğin bugün bizimkiler yemeğe kal dedi ben de tokum dedim kalmadım sonra ya hasta olurlarsa görüşemezsek diye ağladım yolda. bunun yaşanmadığı bir hayatı merak ediyorjm
çiçekler büyütmek, insanın içini açan köşeler kurmak, güzel cümlelerle konuşmak, neşeyi ve üzüntüyü “bana ne kadar kalıyor” demeden paylaşmak, sevdiği şeylerin bir parçası olmayı bilmek. bir şeyi iyi yaptığını bilip onu özenle sürdürmek ve hep bununla hatırlanmak. hepsi bu kadar.
söyleneni değil de yapılanı alıp başucunda saklamak, büyüdükçe anladıklarım arasında en sevdiğim serinlik bu. söyleneni dinlemek ama davranışı anımsamak. tertemiz, berrak, taşsız.
böylesi bir hayatta mümkün. insan kalbinde ateş kaynarken bile mutlu olabilir. dünyası tepetaklak olmuşken bile kalkıp yürüyebilir. doğrul ve kalk. hayat kimseyi tam bir mutlulukla uğurlamadı. herkes kalbindeki mahzunlukla terk etti diyarı. kalk, doğrul. yaşamak acı ve tatlı.