@baharkarakrt Şimdi bu kadın böyle bir muameleyi hak etmek için ne yaptı acaba dedim sonra baktım bebek gibi olacaksın... konuşman tarzın yetişkin birey gibi olunca senin gönlünü almaya gerek duymuyorlar çünkü
"Ben bir daha geri gelmeyecek olan bir ömür harcadım. Emek verdiğim herşeyin gözümün önünde göz göre göre ziyan oluşunu izledim. Herkesi kendim gibi sanan kalbime de kıngınım..."
kızlar bir erkek olarak söylüyorum karşınızda ki erkek sizi gerçekten seviyorsa yanınızda olmak için her şeyi yapar, seven erkek çaba gösterir, gönül alır, adım atmaktan çekinmez erkeklerin gururu sevmedikleri istemedikleri kadınlar içindir "erkeğin gururu sevmediği kadına" olur.
Biz evlenirken salon takımına gerek yok dendi. Tamam dedim. Kayinvalidem eski stor perdelerini verdi kirliydi, tamam dedim. Oturduğumuz ev eşyalıydı ama eşyalar 30 yıllıktı, tamam dedim. Buzdolabının ışığı bile yanmıyordu. Ocak vardı, fırını berbat haldeydi ocağın da en küçük olanı çalışıyordu, tamam dedim. Ev amerikan tipi iki oda bir salondu odanın teki eski diğer eşyaların dolu olduğu depo gibiydi açamadım, tamam dedim. Yatak odası yok gibi bir şeydi annem ocak almak istedi kayinvalidem sen yatak odası al dedi, tamam dedik. L koltuk takımı aldılar defolu, ucuzundan tamam dedim. Altına serdiğimiz halıyı kayinvalidem verdi 30 senelik Sivas halısı çok değerli diyerek, tamam dedim. Halıları en incesinden aldık şu kestirme olanlardan masraf olmasın dendi, tamam dedim. Sonra el ütüsü ile ütü yapıyordum saatler sürüyordu ve gömlekler açılmıyordu. Önce iyi bir ütü lazım dedim. Onu aldık. Çünkü eşim memurdu. Yani açılmıyor adamın gömlekleri. Sonra evdeki 30 yıllık elektrik süpürgesi çekmeyince süpürge aldım ucuzundan yine. Evlenirken bunları yavaş yavaş yaparız diye konuştuk çünkü. O yüzden hiçbir şey talep etmeden evlendim. Eski eşimin de işi ve maaşı iyiydi. Asgari ücret falan değil bu arada. Neyse tayin çıktı, çok kötü evlere baktık. Bir tane yeni ve bizimle aynı memurların oturduğu bir yere denk geldik. Kirasını ödeyebiliriz, biliyorum. Bir şekilde oraya taşındık. Halıları ve perdelerin bir kısmını mecbur yeniledik. Milimlik ölçülerde en ucuzundan aldık. Mutfak masası en ucuzu olsun diye 2 saat gezdiğimizi biliyorum. Beyaz eşya olmadığı için onları da alırken bulaşık makinesi de olmasın ne gerek var gibi bir laf oldu. Çocuk olacak mecbur alacağız dedim. En ucuzundan alalım dememe rağmen babalarımızın arkadaşı olmaz diyerek en iyisinden aldırdı. Ama salon takımı yine yok.
Bebek olacak, beşik en ucuzundan. Yeniden taşındık, ocak geçici bir set üstü almıştım en ucuzundandı, o yeni eve geçerken ankastre istediğim için ( o zamanın parasıyla da çok pahalı değildi yine en ucuzuna baktım) adım lüks düşkününe çıktı. Dava dosyasına girdi bu mesele. Görümcem sürekli kıyafet istiyordu, ev eşyası istiyordu bunlar alınmazsa da abimi boşanmakla tehdit ediyordu falan demiş. Bunlar yoklukta bir aile değildi. En sonunda biz hiçbir şey istemeyen müzmin istiyoruz dediler.
İnsanız, nefsimiz var. En basitinden doğuma yakın almamız gereken şeyler oluyor. Onları bile ağlayarak aldırdığımı bilirim. Doğumdan bir süre önce kadın çağırayım temizlesin evi dediğim için bile suçlu oldum. Dolapta hep yiyeceğim kadar meyve olurdu. Portakal alıyorsam iki tane alır gelirdim. Ailelerimiz maddi açıdan hep denkti. Ben baba evimde bırakın bu muameleyi görmeyi bir şey pahalı olur diye almadığımda babamdan azar isiterek büyüdüm. Ancak sonradan öğrendim ki kayinvalidem de bu tarz sıkıntılar çekmiş. Yani o çekiyorsa benim de çekmem gerekmiş. Sonra buradan başlayarak evliliğin altı daha birçok sebepten oyulmaya başlandı.
Hani ne demişler, Allah gördüğünden geri koymasın. Gençtim, sabredebilirim sanmıştım ve etmiştim de. Ancak varlık içinde yokluk çok büyük bir imtihanmış ve ben, bunlar ve başka sebeplere de dayanamayarak boşandım. Evim hep o sıcaklıktan yoksun oldu. Çocuğum olduktan sonra bile "bu eve salon takımı almayın" lafını duydum. Kendileri yatacak yer bulamadıkları halde bunu söylediler bir de.
Evde tv bile olmadığını ekleyeyim. Sonradan öğrendim ki gayet ayrıldıktan sonra evin içini doldurmuş eski eş kişisi:) sırf kendileri heveslisiyor annesigille diye ekmek yapma makinesi bile almışlığı vardır. Ama diğer şeyler hep "lüks" değerlendirildi bizim evimizde. Bu da böyle bir anımdır. Yani istemedikçe daha çok vuruyorlar. İsteyense hep kıymetli.
O yüzden varlık içinde yokluk göstermeyen babamdan Allah binlerce kez razı olsun. Ne benden ne de çocuğumdan hiçbir şeyi esirgemedigi için...
koca bir sürahi suyu bir fincana boşaltmaya çalışıyorsun; fincan dolup taşıyor, daha fazlasını alamıyor. fincanın kapasitesi bu kadar. ziyan olan suya bakıp kendini suçlama; bazı şeyler seninle ilgili değildir. sen sevgini döküp saçsan da onun alabileceği sevgi, kendi kapasitesi kadardır.
@bendedimzatenn@regine_olsene Çok teşekkür ederim
İyileşmeyi ümit ediyorum elbette ama günden güne mecalsiz kalmak en basit işleri dahi yapamamak hep birilerine muhtaç olmak istenmeyen sona yaklaşıldığına mı işaret acaba diye düşünmeden de edemiyor insan ❤️samimiyetiniz için ayrıca teşekkür ediyorum 🌹🫂
2 yıllık evli gelin, masraf olmasın diye çok fazla bir şey istememiş hatta kaynanası ile altlı, üstlü oturuyormuş. 3 ay önce evlenen eltisi ise sıfır daire bile aldırmış. Kendisi de sıfır daire isteyince kaynanası, kayınbabası, görümcesi ve kocası, “Sen zamanında bir şey istemedin şimdi sus,” diye bunun üzerine yürüyor.
Zaman ekonomi zamanı ama bazı fedakârlıklar karşılık bulmuyor. Gelin adayı “Ben az şey isteyeyim ki kıymetim bilinsin, ne kadar düşünceli olduğum anlaşılsın” beklentisiyle hareket etmiş ancak karşı taraf bunu bir “minnet borcu” olarak görmeyip sadece işlerin kolaylaşması olarak algılamış. Taş yerinde ağırdır, derler. Ederinizi düşürmeyin.
Gözyaşını silemeyen adamla evlenme.
Duygularını anlamayan adamla evlenme.
Bir güzel sözü esirgeyen adamla evlenme.
Aleme güzel laf edip sana gelince cimri olanla evlenme.
Parasal konularda cimri adamla evlenme.
Vakit ayıramayan adamla evlenme.
Trip atanla evlenme.
Ailesi sorun çıkarıyorsa, saygısızlık yapıyorsa evlenme.
Küçük şeyleri görmezden gelme, gelirsen evlendikten sonra dağ gibi o sorunlar karşına dikilir altında kalırsın.
@tugbagulbal@ikonikvaha Boşandım, 6ay sonra aynı adamla yeniden evlendim
Bazen kendi hayatının akışını kendin programlayamıyorsun
25 sene yetmemiş velhasıl
@ntahabercom Kadın kesinlikle haklı her gece arkadaşlarınla çay çorba yapacaksan siktir git o arkadaşlarınla evlen o zaman, insanların el bebek gül bebek büyüttüğü kızlarından uzak durun .
Sevgiliyken ya da nişandan, düğünden önce çıkan aksilikler=korunuyorsun demek. Sudan sebepten tartışmalar da öyle. Bu işaretleri almayıp evlenenlerin vay haline. Hiç şaşırtmıyor ilerisi.