Aşk için anlamı en derin ve bana göre en büyük değeri olan hediyemi ona verdim… Burada paylaşamıyorum ama zamanı geldiğinde tüm dünya öğrenecek inşallah…
Ya Rabbi beni anlamıyorlar, niyetim ve kusurluda olsa amelim senin rızanı kazanmaktır. Senin ayetlerini hayatıma uygulamaya çalıştığımda zorlanıyorum bana güç ver kudret ver… Yapmaya çalıştıkça “artık toplum böyle değil” düşüncesiyle karşılaşılıyorum bana yardım et Rabbim…
Daha önce kimseye dokunmamış sevgilisi olmamış aklında da kalbinde de kimse kalmamış bütün ilgi alaka heyecanını eşine saklamış kimsenin yaptığı sarmayı tatlıyı yememiş içimize kurt düşürmeyecek adamı bulmak imkansız gibi bişey artık sanırım
İlk aklıma gelen, Efendimize 6 ay boyunca vahiy gelmediği zaman onun yanında olmak isterdim. Kendini yalnız hissettiği anda onunla birlikte olmak isterdim… Tam teslimiyet onunla olmak…
okuyunca aleyhisselâmın hangi ânında yanında olmak isterdim, hangi üzüntüsünde ağlamak, hangi sevincinde uzaktan gülümsemek isterdim diye kendime sordum.
bulamadım.
bulamadım çünkü mekke’ye gururla girerken gülümsemek isteyen de, oğlu ibrâhimi kabre koyduğunda “göz yaşarır, kalp hüzünlenir ama biz ancak Rabbimizin razı olacağı şeyleri söyleriz” dediğinde ona gıpta ile bakacak olan da, islâmı anlattığında müslüman olanları görüp mutlu olacak olan da, taif’te taşlandıktan sonra yediği üzümleri ona ikram etmek isteyecek olan da benim.
bulamadım çünkü ayıramadım hiçbir ânını hiçbir ânından.
ben onun yanına gittiğimde “meryem, sabret kızım yapacak çok işin var, hem yüreğini de burkma; geçecek elbet, duaların ve niyetlerin karşılık bulacak. Allah’a iman et.” demesini de isterdim çünkü.
“… söyleyeyim mi?” diye sorduğunda “anam babam sana feda olsun ya rasulallah, söyle” demek isteyen de, “Allah ve rasulü daha iyi bilir” demek isteyen de benim.
hem hatice annem, âişe annem, ömer radıyallahu anh ve diğerleri de var.
neyse ki cennet var, hepsini dinleyeceğiz onlardan. her şeyi. hem de gerçekten ne hissettiğini anlayarak. inşallah, olacak. olacak inşallah. derdimiz bu.
رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَداً
“Rabbimiz! Bize katından rahmet gönder ve bize içinde bulunduğumuz durumdan bir çıkış yolu göster!” demişlerdi
Hz.Muhammed (sas) :
“Sizden birinizin urganı alıp (dağa giderek) bir bağ odun getirip satması ve böylece Allah'ın onun itibarını koruması, bir şey verip vermeyecekleri belli olmayan kimselerden dilenmesinden daha hayırlıdır.”
(B2373 Buhârî, Müsâkât, 13)