Ali İsmail, Berkin Elvan, Hande Kader, Türkan Saylan, Ceylan Önkol, Tarık Akan, Ferdi Zeyrek, Pınar Gültekin, Gülşah Durbay, Volkan Konak, Harun Kolçak ve daha niceleri…
Ardından nefret dolu paylaşımlar yaptığınız insanların sayısı, "Ölenin arkasından konuşulmaz" anlaşmasını çoktan bozdu.
Şimdi o ikiyüzlü ahlakınızı da alın, başka kapıda ağlayın!
Üsküdar Belediye Başkan Vekiliğini yürüten Sayın Dündar Ziya Gültekin’in elim bir kazada hayatını kaybettiğini öğrendim.
Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim.
Aynı kazada yaralanan belediye çalışanlarımıza ve diğer yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum.
Üsküdar Belediye Başkanı
Sinem Dedetaş
15.10.26 / Çorlu
Üsküdar Belediyesi Başkanvekili Sayın Dündar Ziya Gültekin’in Düzce’de meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini üzüntüyle öğrendim.
Merhuma Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına, Üsküdar Belediyesi çalışanlarına ve AK Parti camiasına başsağlığı ve sabır diliyorum.
Aynı kazada yaralanan belediye çalışanlarına acil şifalar temenni ediyor, en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını diliyorum.
Üsküdar’ımızın başı sağ olsun.
İstanbul’da yaşanan sağanak ve sel nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Afetten etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun.
İnsan hayatını korumak siyaset üstü bir sorumluluktur. Gün, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve vatandaşların dayanışma içinde hareket etme günüdür.
Sahada emek veren tüm ekiplere teşekkür ediyor, hemşehrilerimizi yetkili kurumların uyarılarını dikkate almaya çağırıyorum.
İstanbul’umuz için tüm kurumlarımızla el ele verecek, dayanışmayı büyüteceğiz.
Devletin Mahir Çayan korkusu
Haziran ayında Dipnot Yayınları tarafından yayımlanan Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar, “örgüt propagandası” iddiasıyla toplatıldı. Kitabın yayın yönetmeni hakkında da dava açıldı.
Balat’ta 14 yaşındaki bir evladımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum. Evladımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Acıları hepimizin acısıdır.
Sağanak ve su baskınlarından etkilenen tüm İstanbullu hemşehrilerime geçmiş olsun.
Yeni acılar yaşamamak için lütfen yetkili kurumların uyarılarını dikkate alalım. Bu zor günü birbirimizi gözeterek, dayanışmayla aşalım.
Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde yaşanan silah kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan’ın acısını yüreğimizde hissediyoruz.
Şehidimize Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve silah arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.
Milletimizin başı sağ olsun.
"İki Cumhurbaşkanı adayı da tutuklu" diyen Ekrem İmamoğlu, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'tan bahsetti:
🔴 "Belediyeler kayyımla yönetiliyor. Tek bir adım geri atılmıyor. Biri Edirne'de biri Silivri'de ve bu ülkede sözüm ona birileri, kendi nobran ve narsist duruşlarıyla, bu coğrafyada barışı tesis edeceğiz anlayışını ortaya koymaya çalışıyorlar. Bu ülkede, özgürlüğü ve hürriyeti ve özellikle rakiplerini hapseden anlayışın sona erdiği bir ortamda barış ve huzur tesis olunacaktır"
https://t.co/o6pla2fJGA
8 yaşındaki kızı Hifa İkra’ya 3 yaşından beri cinsel istismarda bulunan Kur’anî Hikmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler beraat ederken Fatma Nur ve Hifa İkra sahilde ölü bulunmuştu.
“Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” diyen ve birkaç hafta sonra da kızıyla birlikte ölü bulunan kadını hatırladınız mı?
Anne ve kızı öldü, baba ise beraat etmiş.
Halk TV’nin kapısına polis, yönetimine kayyım göndermekle bu ülkenin sorunları çözülmez. Gazetecilerin soruları susturulunca halkın soruları ortadan kalkmaz.
Basın özgürlüğü, iktidarın izin verdiği kadar konuşmak değildir. Halkın, iktidarın duymak istemediği gerçekleri de öğrenebilmesidir.
Bu ülkenin ihtiyacı daha fazla baskı değil; hukuk, adalet ve özgürlüktür.
Halk TV emekçilerinin yanındayız. Halkın haber alma hakkını, gazetecilerin özgürce çalışma hakkını kararlılıkla savunacağız.
Siyah karanfil, kalk ayağa büyüğün geldi: Siyah bant!
Ülkenin en çok izlenen muhalif kanalı Halk TV’ye sabahın köründe polis ile girilip yayını durdurmak ve kayyum atamak nasıl bir garabet ise, bu durumun Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ve aşağıdaki şekilde “protesto” edilmesi de aynı şey. Kimse kusura bakmasın.
Her şeye bir fikri, bir yorumu olanların bu siyah karanfil ve siyah bant gibi acayip işlere bir yorumda bulunduklarını göremezsiniz çünkü işlerine gelmez. Bu işler böyle maalesef.
97 gündür takip ettiğim davada, Ekrem İmamoğlu savunma yapacakken orada olamıyorum. Türkiye’de gazetecilik gerçeğidir bu.
meslektaşlarıma, meslek büyüğüm Zafer abiye teşekkür ederim. kolay gelsin…