Gerçek ve meşru irade; taş binalarda değil, sokakta, meydanda, parkta, halkın kalbindedir.
İradesini partililerimizden ve halkımızdan alan CHP lideri Özgür Özel, Ankara’da sizlerle bayramlaşıyor.
Bekliyoruz!
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Ankara İl Başkanlığı önü/Güvenpark
.
YOK HÜKMÜNDE BİR LİDER
Bir insan kendini nasıl bitirir?
Kendi elleriyle yıllarca biriktirdiği itibarı nasıl yerle bir eder?
İnsan, geçmişte kendisine saygı duyan insanların gözünde kendini nasıl küçültür?
***
Bunun yaşayan örneklerinden birini Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile gördük.
***
Siyasette yenilmek ayıp değildir.
Her siyasetçi kaybedebilir. Hatta bazen kaybedenler, gösterdikleri duruşla, kazananlardan daha büyük bir saygı kazanırlar.
Çünkü; insanlar yalnızca başarıyı değil, karakteri de hatırlarlar.
***
Özellikle de yenilgi anındaki karakteri…
***
13 yıl boyunca girdiği 13 seçimi kaybeden bir insanın, en azından bu kadar yenilgiden sonra, onurlu bir şekilde kaybetmeyi öğrenmiş olması beklenirdi.
Ne var ki; Sayın Kılıçdaroğlu, seçim kazanmayı beceremediği gibi, kaybetmeyi de öğrenemedi.
***
Kılıçdaroğlu, CHP’de tam 13 yıl genel başkanlık yaptı.
Bu süreçte genel seçimler, yerel seçimler, referandumlar ve cumhurbaşkanlığı seçimi dahil olmak üzere, tam 13 ayrı seçim dönemi yaşandı. Göreve ilk geldiğinde •Başarısız olursam, bırakırım!
demişti.
Fakat; 13 seçimin 13’ünde de başarısız oldu ve buna rağmen bırakmadı.
***
Bir siyasetçinin, birkaç yenilgiye rağmen, mücadeleye devam etmesi, elbette, anlaşılabilir bir durumdur.
Hatta; kimi zaman bu ısrar, seçmen nezdinde direnç ve kararlılık olarak da görülebilir. Ancak; yenilgiler arttıkça, mesele artık siyasi mücadeleden çıkar, karakter sınavına dönüşür.
İşte; tam da o noktada, insan kaybettiği seçimlerle değil, kaybettikten sonraki tutum ve davranışlarıyla küçülür.
***
Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyaseten olgunlaşamadığını, son kaybedişinde, yakından gördük.
Kaybettiği kurultayda, kazanan rakibinin elini kaldıracak olgunluğu bile gösteremedi.
Oysa; istese, farklı bir yol seçebilirdi.
Bütün yenilgilerine rağmen; kendisine saygı duyan milyonların hafızasında vakar sahibi bir siyasetçi olarak kalmayı tercih edebilirdi. Fakat; o, siyasetin doğal akışına saygı duyan bir eski lider olmayı değil, kişisel kırgınlıklarını büyüterek iktidarın elini güçlendiren bir aparata dönüşmeyi seçti.
***
Çünkü; gerçek yenilgi, sandıkta alınan sonuç değildir.
Asıl yenilgi; insanın kendi hikâyesine yakışan bir son yazamamasıdır.
***
Bazı insanlar seçim kaybeder ama; itibar kazanır.
Bazıları ise; yıllarca, koltuğunu korumaya çalışırken, geride bıraktığı bütün siyasi sermayeyi tüketir ve hayatın en acı ironilerinden biri şudur:
İnsan; bazen, kazanamadığı için değil, çekilmeyi bilmediği için kaybeder.
Prof.Dr.Ersin KALAYCIOĞLU - Siyaset Bilimci