Kürşat bey, çok çok üzgünüm.
Programlarınızı, ama özellikle yabancı entellektüellerle yaptığınız röportajlarınızı kaçırmamaya dikkat ederdim… ekranı durdurur, bazı cümleleri tekrar başa sarar, izlerdim.
Hatta benim için önemli olan cümlelerin pek çoğu da aklımdadır…
Ufuk açıcı/ilham verici, dünyaya farklı gözle bakabilmemizi sağlayan, düşündüren röportajlardı.
Sizi en kısa zamanda yeniden ekranlarda görebilme ümidiyle…
Geçecek elbet… bugünler de geçecek.🌿🕊️
Baskın günü kayyıma kendileriyle çalışmayacağımı açıkça söylemiştim. Size söylemediğimi farkettim. Halk TV’deki tüm görevlerimden ayrıldım. Üç yıl özgürce çalıştım; bunu sağlayanların hakkını ödeyemem. Darısı gelecek güzel günlere. Üç yıl öncesinden bir de anı kalsın burada.
🔴 Şaban Sevinç: “Cumhurbaşkanı’nın AK Parti’nin siyasi ikbalini düşünen zamanlamasını mı bekleyecek kamuoyu? Böyle bir şey olabilir mi?”
📌 “Cumhurbaşkanı Erdoğan neden Ömer Çelik, Hayati Yazıcı, Nihat Zeybekçi ve diğer üst düzey isimler hakkında işlem yapmıyor? Fatma Betül Sayan Kaya’ya yaptığı gibi onları da görevden almıyor?”
📌 “AK Partililerin söylediği şu: ‘Hepsini birden görevden alırsa AK Parti bu olayın altında kalır.’ ‘Reise güvenin, zamana yayar ve cezalarını tek tek verir’ diyorlar.”
📌 “Burada 455 bin insanın mağdur edilmesinden, 1 milyondan fazla yatırımcının büyük zarar etmesinden söz ediyoruz. AK Parti zedelenir diye kamuoyu bekleyecek mi?”
📌 “CHP’li belediyelere karşı savcılar nasıl çalışıyorsa, AK Parti Genel Merkezi’nde bu hırsızlığa bulaştığı söylenen kişiler için de aynı şekilde çalışmalı.”
📌 “Özgür Özel de Erdoğan’a süre verdi: ‘İçindeki bu hırsızlığa bulaşanları açıkla, yoksa biz açıklayacağız.’ Erdoğan’ın bu isimleri süreç içinde siyaseten tasfiye edeceği söyleniyor. Peki işin adli boyutu ne olacak? O yok.”
Sen nasıl yabancı olabilirsin tatlı kızım?
Sen sadece kanda değil; yaradılışta, insanlıkta, canda, arzda ve vatandaşlıkta bizim öz be öz kızımızsın.
Benim kızım; Bilge ablan da senin gibi.
Gözleri çekik çekik, aynı babaannesi gibi.
O da Peçenek Türk’ü.
Büke kolu.
O çok çalıştı. Doktor oldu.
Sen de çok çalış.
Sen de insanlığa yararlı bir Türk ol.
Çünkü Türk’e çok çalışmak yakışır.
“Ne mutlu Türk’üm diyene!”
“Ne mutlu bütün insanlığı kardeş bilene!”
Özgür Özel:
"Bu hafta Adalet Bakanlığı çevrelerinden her tarafa yayılan listenin içinde Mahinur Özdemir Göktaş'ın babasının adı vardı. Bu sefer o mağdur olmuş.
Bağırıyorlar, 'Efendim on dakikada öğrenmiş, babamın TC'si bu, esas olanınki bu.' Mahinur Hanım kontrol etmek için listeyi görüyorsa bu millet hesap sormak için niye görmüyor?
Ben şunu da ifade ettim, Mahinur Hanım'ın babasının ellerinden öperim. Bu iş, listeyi gizli tutanlar yüzünden ve sızdıranlar, hatta operasyonu sulandırmak isteyen Adalet Bakanlığı yüzünden oluyor.
Buna el koysunlar kardeşim. Listeyi açıklasınlar, bu iş bitsin."
Cüneyt Akman ile konuşurken insan soramadan edemiyor: Normal bir demokraside böyle bir tablo yaşanabilir mi?
Eski bir bürokratın 20 milyar lirayla yurt dışına gittiği söyleniyor.
Aynı isimle Bodrum'da tatil yapıp yapmadığı AKP Sözcüsü Ömer Çelik’e sorulacakken, kürsüdeki gazetecilerden tek bir soru gelemiyor.
Sorusunu soran gazeteci ya "özel hayatın gizliliği" gerekçesiyle gözaltına alınıyor ya da darma duman ediliyor.
Kamusal gücü elinde tutanların soru sorulamaz hale getirildiği bu korku iklimini konuştuk.
https://t.co/FeKKs1uw7V
#ÖmerÇelik #CüneytAkman #BasınÖzgürlüğü #AnkaraKulisleri #GündemÖzel #SiyasiAnaliz #SonDakika #AKP
BU ARKADAŞLAR ÇOK TEHLİKELİ!
Suçları belli: Gazeteci olmak!
Öyle sıradan gazeteciler de değiller. Vatandaşın parasını kimlerin iç ettiğini, kimlerin bu düzeni koruyup kolladığını araştırıyor, yazıyor, soruyorlar.
Olacak iş mi?
Oysa bu ülkede herkesin hakkı var!
Mesela vatandaşın parasını tokatladığı iddia edilen foncuların, namıdiğer “fonzilerin”, lekelenmeme hakkı var. İsimleri açıklanamaz, haklarında yayın yapılamaz. Aman itibarları zedelenmesin!
Ama gazeteciler öyle mi?
Onların lekelenmeme hakkı mı olurmuş!
İsimlerini açıklayın, fotoğraflarını yayımlayın, hedef gösterin, itibarsızlaştırın!
Tehdit edin!
Çünkü onlar çok büyük bir suç işliyorlar:
Halkın parasını, halkın hakkını, halkın geleceğini savunuyorlar!
Üstelik bir de bu paraların hesabını soruyor, işin ucunun dokunduğu siyasileri rahatsız ediyorlar.
Ne büyük küstahlık!
Parayı iç edenin itibarı korunacak, paranın hesabını soranın itibarı yerle bir edilecek!
Parayı götürene masumiyet, gerçeği yazana mahkûmiyet!
İşte adalet dediğin böyle olur!
Yemişim vatandaşın hakkını savunan gazeteciyi!
Yaşasın adalet! Yaşasın lekelenmeme hakkı!
Vay be!
👉Bu soygun, Saray çevrelerinden ya da siyasi güç odaklarından destek alınmadan yapılamaz.
👉Bu soygun, ilgili kurumlarda ya da devlet kademelerinde görev yapan bürokratlar alan açmadan, göz yummadan yapılamaz.
📍Bu soygun, organize suç şebekeleri tarafından her aşaması en ince ayrıntısına kadar planlanarak gerçekleştirilmiştir.
➖İlk aşamada: hedef şirketlerin hisselerinin çoğu ele geçirilmiş,
➖İkinci aşamada: bu şirketlerin hisse değerleri organize bir şekilde yükseltilmiş.
➖Son aşamada ise şişirilen hisseler, organize edilmiş fonlar aracılığıyla elden çıkarılarak vurgun gerçekleştirilmiştir.
📍Soygunun tüm ayrıntıları ortaya çıkarılmaz, soyguncular cezalandırılmaz, sorumlularla arkalarındaki güç odaklarından hesap sorulmaz ve mağduriyetler hakkaniyetli bir şekilde giderilmezse,
👉Bunun bedelini sadece parasını kaptıranlar değil, bütün Türkiye öder!
Özgür Çelik'ten belediyelerin el değiştirmesi tartışmalarına yanıt:
"'Bu seçimler neden kaybediliyor?' Bütün Türkiye kamuoyu şunu çok iyi biliyor aslında, bir kez daha tekrar etmek lazım. Biz İstanbul'da girdiğimiz belediye başkan vekilliği seçimlerinin hiçbirisini kaybetmedik.
Bakın, Üsküdar'da belediye başkanı tutuklandıktan sonra başkan vekilliği seçimi gerçekleşti. Uydur kaydır gerekçelerle seçimi iptal ettiler. Tekliflerle, tehditlerle iki tane belediye meclis üyesini gözaltına alıp tutukladılar. Onlar tutukluyken seçim yaptılar ve o şekilde Üsküdar Belediyesi el değiştirdi.
Dolayısıyla bugün Ataşehir'de gerçekleşen bir seçim değil"
Daha önce birkaç hesabım erişime engellendi. Şimdi bu yeni hesabımdan iktidar ile sosyal medyada mücadele etmeye devam ediyorum.
Sizlerden de destek rica ediyorum, takip ederek destek olmanız beni çok sevindirir. Gücüme güç katar.
👉 @dailyimamoglu
Fatih Altaylı:
"Cemil Tugay'ın şan, şeref ve onurla AK Parti'ye katılım töreni Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şovuna sahne oldu.
Biliyorsunuz Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılacağını söylediğimiz zaman Tugay "Söz konusu değil, karım beni boşar" diyerek ailece AK Parti'ye ne kadar karşı olduklarını, kendisinin böyle bir davranışta bulması halinde eşinin böyle bir duruş sergilemeyeceğini söylemişti.
Erdoğan bu cümleyi unutmamış ve bir kenara yazmış.
Katılım töreninde büyük bir siyasi ustalıkla, Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılması halinde kendisini boşayacak eşini sahneye davet etti.
Ve Bayan Tugay da bu katılım töreninin bir parçası haline geldi.
Erdoğan'ın bu mesajı çok güçlüydü.
Sanki "Hadi boşasana" der gibi karşısına getirdi çifti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetle ve zayıf siyasetçilerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor.
"Titrek Cemil'in" katılım töreninden aklımda kalan tek sahne budur.
Zaten Erdoğan da bütün planını bu sahne üzerine kurmuş."
Emre Şirin’den Fatma Betül Sayan Kaya’ya: Nokta Atışı Sözler
"Parayı iade ettin, o zaman suçu kabul ettin! Suç varsa, ceza da olmalı!
Peynir çalana takılıyorsa kelepçe, Fatma Betül Sayan'ın farkı ne?"
Fransa, 1936’da Suriye’ye bağımsızlık verdi. Suriye: “İskenderun Sancağı (Hatay) Suriye’ye bağlanmalıdır” dedi. M. Kemal Paşa sert tepki gösterdi: “Bana çizmelerimi giydirmeyin.
-Türkiye, 9 Ekim 1936’da Fransa’ya nota verdi ve İskenderun Sancağı’na bağımsızlık verilmesini istedi.
-Türk askeri 5 Temmuz 1938’de Hatay’a girdi.
Hatay Atatürk’ün emanetidir ve Atatürk Hatay şehididir.
#hatay