@beyzipsg Kesinlikle öyle. Kişinin yaptıkları yapacaklarının teminatıdır. "karıya kıza doymak" diye bir şey yoktur. Kadın gibi erkek de kendini evliliğe kadar korumakla mesuldür ve geçmişi kabarık erkekten ne koca ne baba olur.
Görüyoruz orada burada yok babam giydiklerime karışıyor yok gece geç saatte eve gelmeme laf ediyor vs diye adamı sosyal medyada linç ettiren beş para etmez, rahat kaşarlık yapamadığı için çıldıran tipleri. Eminim o kızlar da aynı bu profildir, hiç şaşmaz.
Aydın'da yaşayan Bayram Ali Koç, evine gelen kızının arkadaşlarının hakkında kötü konuştuğunu duyduktan sonra boynuna taş bağlayıp denize atlayarak intihar etti.
Öfff bıktık artık şu sıradan düğünlerini dünyanın en önemli olayı gibi görüp milleti geren tiplerden. Hiçbiriniz özel değilsiniz, düğünleriniz de bi halta benzemiyor bu kadar kendinizi parçalamanız komik.
Düğünde çarpıcı anlar.
Gelin ve damat aylar öncesinden hazırlandıkları düğün dansını sergilerken, akrabalardan biri gelip üzerlerine para attı.
Paraları gören çocuklar sahneye koşunca gelinin sinirleri bozularak dansı sonlandırdı.
@elmuhezzeb Eşari ve maturidiler konusunda bir şey söyleyecek konumda değilim ama tekfir edenler bir selef kitabı okumamıştır demeniz insaf dışı bir söylem. O insanların tüm kitaplığı selef eserlerinden oluşuyor hatta müteahhir alim nadiren okuyorlar. Eleştirirken biraz insaf edin.
@Muttebi3 Şu söylemi her yerde görür olduk, kim Buharî ye tan ediyor söyler misiniz? Bir sürü eser ehli grup tanıdım bırak tekfiri Buharî rahimehullâh en sevilen alimlerdendi. Ebu Hanifeyi bile tekfir etmiyor birçok grup. Sürekli bunları yazarak eser ehlini zan altında bırakıyorsunuz.
Eşimle 2018'de evlenirken çok az eşya ile evlendik, çeyizim falan da yoktu ama birbirimizi bulduğumuz ve zinaya düşmek istemediğimiz için uzatmadık. Zamanla her istediğimizi de aldık, birbirimize olan sevgimiz de huzurumuz da hiç eksik olmadı elhamdulillah.
Herkes düğün masraflarından şikayet etmiş haklı olarak.
Doğrusu bu devirde en az 700-800 Bin TL'yi bir araya getirip de evlenmek çoğu genç için imkansız. Ve bu durumun yakın zamanda düzeleceğini de düşünmüyorum.
Şu durumda yapılacak tek şey var; öğrenci evi kurar gibi mütevazi bir ev kurup, sade bir nikahla evlenmek.
Mevcut durum zaten normal olan değildi; düğünler gösteriş ve görgüsüzlüğün vitrini haline gelmişti. Ne var ki herkes az çok güç yetirebildiği için kimse bu durumu sorgulamıyor, ayak uydurmaya çalışıyordu. Şimdi ise sorgulamak mümkün hale geldi.
Burada belki şöyle bir itiraz gelecek; "Bir kere evleniyoruz, düğünümüz herkes gibi olmasın mı?"
"Düğün de aldık aldık sonradan daha bir şey alınmıyor"
Arkadaşlar tam teşekküllü yapılan düğünlerin havası bir iki ayda sönüyor, eşyaların cazibesi kalmıyor, her şey kısa sürede sıradanlaşıyor. Siz ise belki 40-50 sene beraber yaşayacaksınız. Anlık ve geçici fotoğraflar sizin için tek geçer akçe ise bir şey diyemem. Ama uzun süreli heyecanı bitmeyen bir evlilik istiyorsanız, benim dediğim model bu açıdan da makul olandır.
Siz evlendiğiniz zaman sizin ilk sevinç ve heyecan kaynağınız birbiriniz olacaksınız, hayata yeniden doğmuş gibi kıpır kıpır günler geçireceksiniz, o yerini rutine bırakacağı sırada bebeğiniz olacak ve tekrar bir heyecan katacak, sonra biraz daha durumu toparlayıp daha iyi bir eve çıkacaksınız, biraz daha sonra belki koltuk takımı alacaksınız, onun taksiti bitecek, yatak odası alacaksınız vs... Bunlar hayatı monotonluktan çıkaran basit ama çok önemli değişikliklerdir. "Tebdîl-i mekanda ferahlık vardır" deyişi boşuna değildir... Basit bir kargoyu beklemek bile insana heyecan katmıyor mu?
Benim hatta erkeklerin pek ilgisini çeken şeyler değildir bunlar ama insanız evdeki küçük bir değişiklik ister istemez ruh halimizi etkiliyor. Hayata bir teneffüs arası veriyor.
Hayatı yaşanabilir kılan; bir şeylerin hayalini kurmak, arzulamak, yolunu gözlemektir... Sıfır borçla masal gibi bir düğünle kral dairesi gibi bir eve yerleşerek de evlenebilirsiniz ama iki ay sonra babanızın evi gibi bayağı bir hale gelir... Bir müddet de koltukların yerini değişerek idare edersiniz, sonrası yok... Sürekli daha yukarıları izler, hiçbir şeyle tatmin olmamaya başlarsınız...
Onun için gençler; yer sofrasına bağdaş kurarak yemek yediğiniz mütevazi bir hayatla bu evlilik yolculuğuna başlamanızı tavsiye ederim... Mutluluk en yüksekte olmak değildir; bulunduğumuz noktadan bir yükseğe çıkmaktır. Öyleyse ne kadar aşağı seviyelerden başlarsak o kadar avantajlıyız; her yükseldikçe biraz daha mutlu oluruz. Ama yüksektekilere bakın; onları mutlu edecek pek bir şey kalmamış bu hayatta. Trilyonluk adam gitmiş uyduruk bi "bilmem ne derneği"ne başkan olmaya çalışıyor, neden? Çünkü maddiyatla elde ettiği hiçbir şey onu mutlu etmeye yetmiyor artık, her şey sıradan. O, basit bir başkanlığın hazzına talip. Halbuki ondaki para bizde olsa neler yapmayız. Niye? Mutluluk levelimiz düşük...
Sözlerime bir hadis-i şerif ile son vermek istiyorum; Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
“Şu üç sınıf insana Allah'ın yardım etmesi haktır:
Allah yolunda cihad edene, hürriyetini kazanmak için belirlenmiş parayı ödemeye çalışan köleye, iffetli olabilmek için evlenene.���
(Tirmizî, Fedâilü"l-cihâd 20, nr:1655)
@MuslimP0ST 18 yaşından beri ailemden çok daha dindar bir hayat sürüyorum. 10 yıl oldu, hala bu şekilde. Allah dilediğine hidayet eder dilediğini saptırır.
İslama göre bu rezilliği yapanların 18 yaşını doldurmasına gerek yok, buluğ çağına erdikleri için eşek gibi çekerlerdi cezalarını. İslamın hakim olmadığı her yer dünya ve ahirette dibe batmaya mahkumdur.
ikisi 12, biri 13 yaşında olan üç erkek parkta oynayan 8 yaşındaki kızı tenha alana götürüp tecavüz etmiş, kız ailesine söyler korkusuyla da kızı öldürüp kanala atmışlar. bu çocuklar reşit olmadığı için birkaç yıl yatıp, çıkacaklar. oysa topluma kazandıramazsın bu canavarları
@ezamedim@Dai_94_mekan Görüyoruz gayet. Görmemek için küfrün kör edici bir boyuta ulaşması lazım. Kimler insan? Sokakta et pazarındaki mamüller gibi gezenler mi? Asıl onlar insan olmaktan uzak görünüyor, olsa olsa şarküteri reyonu.
Biz sizden para istemiyoruz, Çinle savaşında demiyoruz! Doğu Türkistan’da tecavüze uğrayan oyuncak olan kızlarımız sizin de kardeşleriniz!
Bizim de sizden başka kimsemiz de yok!
Biz sizden sadece bu zulme sessiz kalmamanızı istiyoruz!
Ne rezil bir topluluk içinde yaşadığımızı yüze çarpan bir tweet olmuş. Allahım, bu beyinsizler (islam hükümlerini reddeden sözde Müslümanlar) yüzünden bizi helak etme!
kadınlar tek başına (izinsiz) evden çıkma, mahremsiz yolculuk ve tek başına spora dışarıya çıkma muhabbetini çok hafife alıyorlar gelen alıntılardan gördüğüm kadarıyla. bu cesaretleri şüphesiz modern dünyanın kadına sunduğu özgürlükten kaynaklanıyor. artık kadın kocasını veya
bu yeşil üstlü kadın amire bir işlem yapılmayacak mı? 5-6 polisin tuttuğu elleri ters kelepçeli bi kızın suratına tokat atmak ne ya? #israilleticaretedurde
Müslümanlara bu durumu reva görenleri ve bu yaşanan zulme sessiz kalanları Allah'a havale ediyoruz.
Filistinli bir kadın, hasta oğluna bakmak için hastanede kalan kocasına ait olduğunu bildiği kıyafetleri bulmuş, El Şifa Hastanesi'nin yıkıntıları arasında acı bir şekilde kocasının izlerini arıyor.
Bir zulmü engelleyemiyorsanız onu mutlaka DUYURUN.
Vah vah ya, işkenceye bak (!)
Resmen Allahın dinine düşmanlık etmek için nereden saldıracaklarını şaşırıyorlar. İslamın en ufak şiarını tahammülleri yok.
Allah, düşmanlarını paramparça etsin.
Tesettür emirleri, karşı cinse bakmama emirleri ve kadın erkek karışık ortamlarda bulunmanın yasaklanmasının hikmetlerini bilim doğrulamasa da biliyorduk zaten. Kendi yarattığını en iyi bilen Allah'a hamd olsun.