Aysel Serap Gez <<Yazmış..
CUMHURBAŞKANI’NA MEKTUP!
Sayın Cumhurbaşkanım!
"Karınlarını biz doyuruyoruz, oy vermiyorlar" diyorsunuz da; siz kaç yıldır elektrik faturası ödemiyorsunuz?
Doğalgaz mesela, hiç böyle bir fatura gördünüz mü?
Peki, hiç arabanızı benzin istasyonuna çekip, kendi benzininizi aldınız mı? Hem de kendi paranızla ama...
Mesela siz, çocuğun bu sene yurt masrafı ne olacak diye düşündünüz mü? Sınava giriş ücretini ödeyemediğiniz için, sınava sokamadığınız evladınız oldu mu?
Doğru söyleyin lütfen, Emine hanım, pazarda peynirin kilosunun kaç tl olduğunu bilmeyeli kaç sene oldu?
İlk evinizi nasıl aldınız?
Kaç senedir kira ödemiyorsunuz?
Sıfırdan gelip, kaç mülkünüz oldu?
O milyonluk araçlara sahip olmadan önce, onları ilk ve ancak rüyada görebiliyor olmanızın üstünden kaç sene geçti?
Adına kesilmiş tek bir fatura görmeden 30 yılı aşkın bir zaman yaşamak nasıl bir duygu?
Tatile ya da doğduğun yerlere giderken bütçe planlaması yapmak zorunda olmadan kaç yıl geçirdiniz?
"Elbette ki en lüks uçak bana ait olmalı" diyecek ruh haline ve imkânlara sahip olalı kaç sene oldu?
Bunların hiç biri artık sizin sorununuz değil, neden mi? Çünkü o faturaların hepsini biz ödüyoruz.
Boğazınızdan geçen her bir lokmanın ücretini biz ödüyoruz. Size saraylar yaptırıyoruz. Dünyanın en pahalı makam uçaklarını alıyoruz size. Dünyanın en pahalı arabalarını alıyoruz size ve çocuklarınıza. Çocuklarınızın hepsini yurtdışında, en pahalı okullarda okuttuk mesela, hem de bizimkiler sınava girecek parayı bulamazken. Siz her gün bu milletin çocuklarının geleceğini tehlikeye sokarken, biz sizin çocuklarınızın hepsinin geleceğini garantiye aldık. Başka devletlere itibarınız olsun diye, eşiniz hanımefendi alışverişini rahat yapsın diye, Belçika gavur ellerinde cadde kapattık. Sizin yedikleriniz içtiklerinizin adını bile bilmediğimiz, telaffuz edemediğimiz halde hepsinin bi tamam paralarını biz ödedik. Siz son otuz senede hiç fatura görmeyip, herhangi bir ödeme yapmadığınız için hepsini biz ödedik. Ee, bunları birileri ödeyecekti elbet, biz ödedik. Hatta siz alınmayın diye birçok şeyi de "örtülü ödenek" den ödedik.
Biz kim miyiz?
Mesela aramızda yerin 500 m altında asgari ücretle çalışan madenciler de var. Berber, kasap, mobilyacı, mimar, doktor da var. Artık ürün ekemeyen çiftçiler, hayvan yetiştiremeyen köylüler de var, iş adamları da var aramızda.
Meselâ iş çıkışı biraz gezeyim derken tecavüze uğrayan, sonra da size yakın kişiler tarafından "o saatte sokakta ne işi vardı" denilen kadın var ya, o da çok faturanızı ödedi sizin.
Şehit aileleri bile, içtiğiniz o ejderha meyvesi suyunun parasını ödedi. Millet yani yahu, millet. Yani bizler. 30 senedir biz bakıyoruz size. Yemedik yedirdik, giymedik giydirdik. O iş öyle sizin dediğiniz gibi değil, siz bizim karnımızı doyurmadınız, biz sizin karnınızı doyurduk. Hatta görülüyor ki başka bir insan olmanızı da sağlamışız. Sizin bu söyleminiz dünya siyasi tarihi için yabancı değil, 'sizi ben yarattım' deme noktasına gelmenize sanırım az kaldı.
Murat Bekici..
Polis Memuru Mehmet Erbil intihar etti.
İstanbul Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’nde görevli, evli ve biri otizm tanılı 2 çocuk babası...
İddiaya göre; polis memuru Mehmet Erbil, görevi başındayken “ehliyetsiz araç kullanan” bir şahsa kanun uyarınca trafik cezası yazdı.
Trafik cezasını yazdığı şahıs, polis memurumuz Mehmet Erbil’i “Ben Başakşehir Kaymakamının yakınıyım” diyerek ceza yazmaması konusunda “uyardı”; polis memurumuz cezayı yazdı.
İddiaya göre; Başakşehir Kaymakamı İlçe Emniyet Müdürünü aradı, cezai işlem uygulanan kişinin cezayı yazan polis memuruna “Kendisinin kim olduğunu söylemesine rağmen" ceza yazıldığını söyledi ve bundan sonra polis memuru Mehmet Erbil mobbing görmeye başladı.
"Seninle çalışmak istemiyoruz" dendi...
Arkadaşlarıyla bir kafede otururken amiri geldi, kendisini uyardı, arkadaşlarına GBT yaptı...
Amirlerinin mobbingine maruz kaldı...
Jet hızıyla görev yerinin Bağcılar olarak değiştirilmesi "uygun bulundu."
Her şey birkaç gün içinde oldu.
İddialar sarsıcı, soruşturulmaya muhtaç...
Tüm iddiaları Meclis'e taşıdım, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye sordum:
1. Başakşehir Kaymakamı, “ehliyetsiz araç kullanan” bir şahsa kanun uyarınca yazılan bir trafik cezası için İlçe Emniyet Müdürünü aramış mıdır? Kaymakam cezai işlem uygulanan kişinin cezayı yazan polis memuruna “Kendisinin kim olduğunu söylemesine rağmen ceza yazıldığını” söyleyerek polis memurunu müdürüne şikayet etmiş midir? Bu iddialar araştırılacak mıdır?
2. Kaymakam tarafından aranan İlçe Emniyet Müdürü, görevini yapan polis memuruna mobbing uygulamış mıdır? Polis memuru Mehmet Erbil’e görevli olduğu müdürlükte “Seninle çalışmayacağız, seni istemiyoruz” gibi beyanlarda bulunulduğu doğru mudur?
3. Mehmet Erbil’in izinli olduğu bir günde arkadaşlarıyla bir kafede otururken bir başkomiserin mekana gelip Erbil’i uyardığı, birlikte oturduğu arkadaşlarına GBT yapt��ğı ve tayininin çıkacağını söylediği iddiaları doğru mudur?
4. Ceza işleminin uygulandığı gün ve saatten, polis memuru Mehmet Erbil’in intihar girişiminde bulunduğu ana kadar; iddiaların odağındaki Başakşehir Kaymakamı, Başakşehir İlçe Emniyet Müdürü ve ilgili Trafik Denetleme Büro Amiri arasında gerçekleşen telefon görüşmelerine ait HTS (arama/mesaj) kayıtları geriye dönük incelenecek midir?
5. Polis memuru Mehmet Erbil’in izinli gününde arkadaşlarıyla oturduğu kafeye giderek GBT sorgulaması yaptığı iddia edilen başkomiserin, bu işlemi hangi yasal gerekçe, emir veya ihbara dayanarak yaptığı resmi kayıtlarda mevcut mudur? Söz konusu kafenin güvenlik kamerası görüntüleri ve o esnada sistem üzerinden yapılan GBT sorgulama kayıtları güvence altına alınmış mıdır?
6. Polis memuru Mehmet Erbil’i intihara sürüklediği iddia edilen tüm bu olaylar zincirinin ve iddiaların araştırılarak gerçeğin ortaya çıkması amacıyla; Başakşehir Kaymakamı, İlçe Emniyet Müdürü ve söz konusu başkomiser ile ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmış mıdır? Konuyla ilgili Bakanlığın ilgili teftiş kurulları harekete geçirilmiş midir?
7. Polis memuru Mehmet Erbil’in İstanbul Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’nden Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amirliği’ne görevlendirilmesinin gerekçesi nedir?
AKP’li vekil “Siyasette gençlere koltuğunuzu devretmiyorsunuz” diyor ama bizim Genel Başkanımız 50 yaşında, kendi Genel Başkanı 80’e doğru gidiyor!
AKP’li vekil “Gençler aktördür, başroldür” diyor ama tweet attığı için tutuklanan, mülakatta hakkı yenen, iş bulamayan, umudunu yurt dışında arayan gençlerden bahsetmiyor!
🤔15-27 Aralık olayları araştırılsın 👉Red
🤔Çocuk tecavüzleri araştırılsın. 👉Red
🤔Terör olayları araştırılsın. 👉Red
🤔İşçi ölümleri araştırılsın. 👉Red
🤔Uyuşturucu araştırılsın👉Red
🤔Fetö araştırılsın 👉Red
🤔15 temmuz araştırılsın. 👉Red
🤔128.milyar dolar nerede
RED🫣
🙉• Vatandaşı yoksulluğa sürükleyen sebepler
RED
🤥
• Ekonomideki olumsuz tablonun nedenleri
RED🥸
• Dar ve sabit gelirli vatandaşların zamlardan ne kadar etkilendiği, ekonomik kayıpları ve yaşanacak mağduriyetler
RED🤫
• Döviz kurunda yaşanan artışlar
RED
• Kur garantili mevduat sisteminin getireceği borç yükü
RED
• Türkiye-Katar ilişkilerinin maliyetleri
RED
• Sözlü sınavlar, mülakatlar,şaibeler, yanlış uygulamalar
RED
• İlaç ve tıbbi cihaz sektöründe faaliyet gösteren yerli üreticilerin sorunları
RED
• Sağlık emekçilerinin yaşadığı sorunlar
RED
• Bandrol basım ihalesinde Hazine'nin uğradığı zarar
RED
• Fırıncıların sorunlarını araştırılması
RED
• Tarikat ve cemaat yurtlarında yaşanan sorunlar
RED
• Taşımalı eğitimde servis işletmelerinin sorunları
RED
• Limon üreticilerinin sorunları
RED
• Elektriğe yapılan zamlar
RED
• İş cinayetlerinde yaşanan artışlar
RED
• Türk Telekom özelleştirmesinde devletin uğradığı zarar
RED
• Temel mal ve hizmetlere yapılan zamların geri alınması
RED
• Motor kuryelerin sorunları
RE
• Tütün üreticilerinin sorunları
RED
• Hekimlerin istifası ve yurtdışında çalışmayı tercih etmelerinin arastırılması
RED
👉CHP tarafından verilen bütün bu önergeler görüşmeye bile gereksiz görülüp AKP ve MHP mille tvekillerinin oylarıyla Red edildi.🙉
Bu arada,
✍️
Tecavüze uğrayan 15 yaş ve üstü kız çocuklarının tecavüzcüleriyle evlenmeleri halinde tecavüzcünün affı ile ilgili AKP. nin verdiği kanun teklifi AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi.🤫
İyi uykular Türkiye...
Gülistan Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar,
Bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar,
Başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor!
Bir de normalmiş gibi yok bu değil,bu da değil falan diye devam etmişler!!
Adamlar için su kaynaklarının dibin de kadın cesedi bulmak normalleşmiş!!!!!
İyi ki kadınları bu da değil diye suya geri atmamıslar'!!
O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan;
bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma!
Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz!
Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......,
#GülistanDoku
Gülistan Doku soruşturmasında eski başhekim Çağdaş Özdemir tutuklandı, an itibariyle cezaevine gönderiliyor! Düşünün bu herif “yılın doktoru” ödülü aldı! Gülistan Doku’ya yapılan cinsel tacize yönelik verileri hastane kayıtlarından yok etmekle suçlanıyor! Bre vicdansız, bre ahlaksız herif! Her zaman söyledim yine söylüyorum:
Bu şahıs doktorluk yeminine ihanet etmiştir!
— Tutuklanması yetmez, doktorluk diploması da iptal edilmeli!
CİMER DUYURDU !
3. 000.000.000.000 $
( ÜÇ TRİLYON DOLAR)
CİMER, bir vatandaşın sorusunu yanıtlayarak 18 yılda satılan kurumlar, yerler ve fabrikaların listesini açığa çıkardı...
*SATILAN TERMİK SANTRALLER
1. Seyitömer Termik Santrali
2. Kangal Termik Santrali
3. Yatağan Termik Santrali
4. Çatalağzı Termik Santrali
5. Yeniköy Termik Santrali
6. Orhaneli Termik Santrali
7. Tunçbilek Termik Santrali
8. Soma Termik Santrali
*SATILAN HİDROELEKTRİK SANTRALLERİ
1. Ataköy Hidroelektrik
2. Beyköy Hidroelektrik
3. Çıldır Hidroelektrik
4. İkizdere Hidroelektrik
6. Kuzgun Hidroelektrik
6. Mercan Hidroelektrik
7. Tercan Hidroelektrik
8. Murgul Hidroelektrik
9. Denizli Jeotermal Santrali
*SATILAN ŞEKER FABRİKALARI
1. Kırşehir Şeker Fabrikası
2. Turhal Şeker Fabrikası
3. Çorum Şeker Fabrikası
4. Elbistan Şeker Fabrikası
5. Muş Şeker Fabrikası
6. Erzincan Şeker Fabrikası
7. Erzurum Şeker Fabrikası
8. Afyon Şeker Fabrikası
9. Bor Şeker Fabrikası
10. Alpullu Şeker
*SATILAN TEKEL BİNALARI
1. Adana
2. Ballıca
3. Bitlis
4. İstanbul Sigara
5. Malatya.
6.Tokat
7.Yavşan Tuzlası
8. Ayvalık Tuzlası
9. Çamaltı Tuzlası
10. Çankırı K Tuzlası
11. Tuzluca Tuzlası
12. Sekili Tuzlası
13. Kağızman Tuzlası
14. Kaldırım Tuzlası
15. Kayacık Tuzlası
*SÜMER HOLDİNG'E BAĞLI ŞİRKETLER*
1. Mazıdağ Fosfat Tesisleri
2. Adıyaman İşletmesi
3. Malatya İşletmesi
4. TÜMOSAN İşletmesi
5.Bakırköy Konfeksiyon San.
6. Çanakkale Sentetik Deri İşletmesi
7. Diyarbakır İşletmesi
8. Beykoz Deri Kundura İşletmesi
9. Sarıkamış Ayakkabı İşletmesi
*SATILAN LİMANLAR
1. Mersin Limanı
2. İskenderun Limanı
3. Samsun Limanı
4. Bandırma Limanı
5. Derince Limanı
6. Salıpazarı Limanı (Galataport)
7. Tekirdağ Limanı
8. Çeşme Limanı
9. Kuşadası Limanı
10. Dikili Limanı
11. Trabzon Limanı
*DİĞER SATILAN ŞİRKETLER
1. Seyitömer Linyitleri
2. Güney Ege Linyitleri
3. Murgul Bakır İşletmesi
4. Samsun Bakır İşletmesi
5. Yeniköy Linyitleri İşletmesi
6. Bursa Linyitleri İşletmesi
7. Sakarya Traktör Sanayi
8. Ereğli Demir ve Çelik
9. Eti Alüminyum
10. Eti Bakır
11. Eti Elektrometalurji
12. Eti Gümüş
13. Eti Krom
14. Gübre Fabrikaları
15. PETKİM
16. TÜRK TELEKOM
18. TÜPRAŞ
19. SEKA Kâğıt Fabrikası
AKP iktidara geldiğinden bugüne dek
toplanan toplam vergi tutarı
2 trilyon 700 milyar $’dır.
Yurt dışından alınan kredi 454 milyar $’dır.
Özelleştirmeden elde edilen gelir
71 milyar $’dır.
Hazine ise 60 milyar $ eksi bakiyededir..!
Bu demektir AKP döneminde toplam
3 trilyon 285 milyar $ para harcanmıştır.
Bu parayı 20 yıla bölersek yılda 164 milyar 250 milyon $ harcanmış demektir.
Bu rakamla yılda
96 Osman Gazi köprüsü yapılır,
41 Keban barajı yapılır,
23 adet şehir hastanesi yapılır,
320 adet Tokat havalimanı yapılır..!
Hükümetin hizmet diye dayattığı tüm yatırımlar hazineden beş kuruş çıkmadan,
vatandaşı 10-20 yıl arası borçlandırarak üstelikte fahiş fiyatlarla yapılan
rant yatırımlarıdır.
Öyleyse kasada olması gereken
3 trilyon 285 milyar $ nerededir ?.
Şimdi anladınız mı 2002’den bu güne
%120 artmış hiper enflasyonun,
12 kat artmış dövizin, %100-200 arası zamlanmış zorunlu tüketim malzemelerinin, %66’sı yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşayan toplumsal çöküntünün nedenini..
Bir öğretim üyesi olarak “TÜRKİYE EKONOMİSİ NASIL BATIRILIR” başlıklı bir kitap
yazmam gerekseydi,
Hiç endişe etmeden AKP’nin 20 yıllık iktidarını kaleme alırdım ve kitabın son cümlesini de;
“Aldıkça al, çaldıkça çal,
istersen ver yüz arzuhal,
ne sorgu var, ne sual” olarak bağlardım..!
Şu asla unutulmasın ki;
Prof.Dr.RONA TURANLI dan alıntıdır
Not:Bilgi için;
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel:
"Ben devletin valisiyim, emniyette ifade vermem."
Mealen: "Ben devletin kendisiyim. Ben o sefil halktan değilim, benim bir ayrıcalığım olmalı. Anayasanın bana farklı çalışması lazım. "
Bu Tunceli valisinin kendi düşüncesi mi zannediyorsunuz?
Bu düşünceye bir o mu sahip zannediyorsun?
Bürokrasideki herkes neredeyse böyle.
Bu kişi sadece kirli ve korkunç işlerin ucu ona çıkınca gerçeği dile getirmiş.
Çünkü şimdiye kadar bu ayrıcalıktan sonuna kadar istifade etmiş.
Ve bu ayrıcalıktan istifade etmeye devam eden yığınla kişi var.
Onlar da tam olarak böyle düşünüyor.
Düşüncelerinden de vazgeçmiş değiller.
Onların görevlerini güya kötüye kullanmamış olmaları bir şey değiştirmez.
Bu düşüncenin kendisi görevi kötüye kullanmak zaten.
Bu zihniyetteki biri önce gücü arkasına alarak kendini kayırır.
Ve halkın önemli bir kısmı bu zihniyeti destekliyor bunu unutma.
"Hayır desteklemiyoruz" deseler bile doğru söylemiyorlar.
Bu laflarına sakın inanma.
Devletin gücünü makamın gücünü paranın gücünü arkasına alan insanlara halkın önemli bir kısmının nasıl baktığını gözlemle.
Kendi haklarını savunan ama makam ve parası olmayan kişileri halkın önemli bir kısmının nasıl küçümsediğini, terk ettiğini gözlemle.
Göreceksin ki halkın o önemli kısmının istediği ile yaptığı arasında 180 derece fark var.
Ve bu zihniyettekiler bu yüzden hala makamlarındalar.
İşte böyle yönetiliyorsun Türk halkı!
Sen şimdi eski Tunceli valisine kızabilirsin...
Doğru, kız kızabildiğin kadar.
Ama mevzu Tunceli Valisi değil.
ZİHNİYET.
Ve bu zihniyeti yaşatmaya sen devam ediyorsun!
Seçimlerin, tepkisizliğin hepsi bu zihniyeti besliyor.
Bu karabasanın sonuçlarını yaşamaya devam edeceğiz.
Salonda Mustafa Kemal Atatürk'ün ismini haykırarak söyleyen, Dünya Artistik Buz Pateni Şampiyonası'nda 7. kez Dünya şampiyonu olan Milli sporcumuz @naz_arici_
Kendisi aslında elektirik ve elektronik mühendisi, bir şirkette çalışırken, Çok sevdiği arkadaşı ölünce depresyona giriyor .
Unutmak için 29 yaşında buz patenine başlıyor.
Hızla yükseliyor, 32 yaşında ilk Dünya şampiyonu olup, devamı 2023 Dünya şampiyonluğu. Şu an 41 yaşında.
Mustafa Kemal'in kızları her spor dalında harika ve azimli ..
Seni canı gönülden kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz tüm alkışlar ve kalpler sana gelsin ...
🇹🇷🇹🇷❣️❣️👏👏👏🙏
Hiç Sordunuz mu,
Neden bir tane bile ev, bir tane bile saray yapmadı da, 48 tane fabrika yaptı diye ?
Sormadınız.
Siz onun Devrimciliğini nerden bileceksiniz ?
Hiç Sordunuz mu,
Neden kendine teklif edilen makam ve mevkileri kabul etmedi de, bütün rütbelerini söküp, Samsun'a çıkarak her şeye sıfırdan başladı diye ?
Sormadınız
Siz onun Cumhuriyetçiligini nerden bileceksiniz ?
Hiç Sordunuz mu,
Neden Paşalar gibi, Saraydan boğazı seyretmek yerine, yıllarca Cephe cephe gezdi, ömrünü savaş meydanlarında tüketti diye ?
Sormadınız.
Siz onun Milliyetçiliğini nerden bileceksiniz ?
Hiç sordunuz mu,
Neden Beyoğlu diye diye, Konak diye diye değil de, Selanik diye diye yandığını, ağladığını ?
Sormadınız.
Siz onun Vatanseverliğini nerden bileceksiniz ?
Hiç Sordunuz mu,
Bir ömrün Vatan ve Özgürlük uğruna neden ve nasıl seve seve feda edildigini ?
Sormadınız.
Siz onun kıymetini nerden bileceksiniz ?
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
🔴 Ayser Çalık Ortaokulu’nda çocuğu olan bir baba:
— Bırakın okula silahlı güvenlik göndermeyi, bir temizlik görevlisi bile göndermekten acizler.
(🎥 🎤 HatayPlus)
📢Mansur Yavaş:
📌"Ben belediyeye hiçbir uçuşumun parasını ödetmiyorum. Kendi paramla uçtuğum zaman da ekonomide uçuyorum.
📌Ben onlar gibi şatafatlı yaşam istemiyorum. Buna hakkımız da yok.
📌Kendilerine de halkın içinde uçmalarını tavsiye ediyorum.”
Çünkü polisler memurlar gibi ayda 160 saat değil 260 saat çalışıyorlar.
Çünkü resmi tatil dini bayramları yok.
Çünkü mesai ücreti almıyorlar.
Çünkü izinleri yok
Çünkü kendilerini değersiz hissediyorlar.
Çünkü kendilerini savunacak sendikaları yok
#PolisDarBoğazda
Zaten şu an İçişleri bk.lığı 2023-3 Genelgesine göre Polisimiz 4 gruplu 12/36 çal. Sis. ile çalışıyor.
❌Ama GENELGEYE Em. Müdürleri UYMUYOR‼️
✅Bu yüzden Haftada 40 saat üzeri Fazla MESAİ Ücreti Verilmeli
❌Çal. Sistemi NET olmalı, VALİ KEYFİNE bırakılmamalı
#PolisDarBoğazda
▶️ Bitmek bilmeyen ÜCRETSİZ EK GÖREVLER,
▶️ Ucu açık MESAİLER,
▶️ İnsan Haklarına Aykırı 12/12 ve 12/24(çakma 12/36) Çalışma sistemi,
▶️ Sürekli tayinler,
▶️ Amir Mobingi,
▶️ MESAİ ÜCRETİ ve gece çalışma tazminatı verilmemesi,
▶️ DÜŞÜK Maaşlar,
Yeter‼️
#PolisDarBoğazda