@TanselCiftcii Mağaza başına 33 milyon TL değerleme. Çiftlikçinin mağazalarını düşündüğümde bunlardan bir tanesini alıp oğlanları başına koysam deseler 50 milyon harcardım...
@onestoploss Büyük dil modellerini on-prem barındırmak çok pahalı, açık kaynak olsa bile sürekli güncel tutmak falan iş. Modelin istenirse on prem kalması yerine, açık kaynak audit için açık olduğunu gösteriyor gibi...
Amasya’da görev yaptığım süre boyunca çocukluğumdan beri merak ettiğim bu konuya çok kafa yormuştum. Gezmediğim antik kent, gitmediğim müze kalmadı diyebilirim. Hititler, Luviler ve Pontus Krallığı (Rum olan değil, Helenistik dönemdeki) üzerine var olan literatür üzerine çok çalıştım. Hatta mantığı anlamak için biraz Hititçe de çalışmıştım.
Neyse, şöyle ki Ankara, İzmir ve Anadolu’daki birçok şehrin adı Yunancadan değil esas olarak Luvice, Hattice veya Hititçeden geliyor. Bizim bildiğimiz dönüşüm özellikle İskender sonrası yaşanıyor. Misal eski Anadolu dillerinde Ankuwas / Ankuwa olan şehir Helenistik dönemde Ankyra diye anılmaya başlanmış sonra da Ankara olmuştur. Helenistik dönemden öncesini okursanız şayet Anadolu’nun Yunan göçlerinden önce de var olduğunu; Yunancayla yaratılmadığını, öncesinde de halklar olduğunu ve onların bu mirasının küçük de olsa hala nasıl bazı yerlerde yaşadığını siz de görebilirsiniz.
Herkesin Yunanca sandığı Efes, Milet, Perge, Tlos, Patara, Pinara gibi şehirlerin hepsinin adı ve ilk yerleşimcileri kaynaklı ve kanıtlı şekilde eski Hitit/Luvi/Lukka-Likya bağlantısı vardır. Mesela Avusturya Arkeoloji Enstitüsü, Efes bölgesinde MÖ ikinci bin yılda Hitit kaynaklarında muhtemelen Apaša diye geçen bir merkezden ve Yunan grupların bölgeye MÖ 1000 civarından itibaren geldiğinden söz ediyor.
Keza sonu -ssos / -ndos bitişli birçok ad ise “Yunanca değil, eski Anadolu dilleri mirası” diye kabul edilir. Misal Sagalassos. Sagalassos, Yunanca biçimiyle bize ulaşmış eski bir Anadolu adıdır. Kökü Luvi-Pisidyadır.
Bu durum Anadolu üzerindeki Helenistik mirası reddetmez. Elbette Helenizm de bu coğrafyanın güçlü katmanlarından biridir. Ama sadece bir katmandır. 19. yüzyıl ulusçuluk masallarını bırakalım da gelecek inşa etmeye bakalım derim. Zira tarihin bir bölümünü cımbızlayıp anlatı yaratmak pek sağlıklı değil. Mesela bu mantığa göre Helenistik dünyada Yunanca konuşan herkes “Yunan” ise Osmanlı döneminde Türkçe konuşan herkes Türktür diyebilir miyiz?
Son olarak Yunan aydınları da uzunca bir süre “Helen” adının paganizmi çağrıştırmasıyla, “Rum/Romios” adının ise Bizans ve kilise mirasıyla kurduğu ilişki arasında gidip gelmiştir. Bir kısmı Fransızlar gibi kendilerine Grek demeyi teklif etmişlerse de Helen ismini daha kapsayıcı bulmuşlar ve ülkelerine Ellada demişler sonunda. Bu isim konusunda 1700’lerin sonunda çok canlı bir kavga var. Fransızlar sağ olsunlar bizzat fiziki ve maddi destekleriyle bu anlatı inşasında büyük rol oynamışlar. 19. yüzyılın ortasında Bizans, Yunan aydınları tarafından yeniden keşfedilip ulusal tarihe eklemlenmiştir. Öncesinde Fransa’daki seküler rüzgarla hep lanetlenen bu miras birden hatırlanmıştır mesela.
Keza “Hangi Yunanca konuşulacak; Dimotiki mi Katharevousa mı?” kavgası ise 1970’lere kadar bitmemiştir. Özetle Yunan ulusunun inşa süreci sancılı geçtiği için bu anlatılara çok sıkı sarılmaları anlaşılır. 19. yüzyıl boyunca Avrupa’dan da destek gördüğü için bizim cenahta da bu anlatılar bir ölçüde karşılık bulmuştur. “Fransız, ansiklopedisine öyle yazmışsa doğrudur” diyen bir anlayış hep olmuş çünkü.
Oysa bizzat kendimiz Hititolojiye, ki burada kastım Hitit göçleri öncesi dönemi de kapsayan eski Anadolu tarihidir, hak ettiği değeri versek neler dökülecek ortaya.
Hakan Fidan :
(İsrail’in Suriye’ye olası saldırısı hakkında)
“Suriye bizim için hayati bir çıkar alanı, güvenlik alanı.”
“Burada her türlü senaryoya hazırlıklı olmamız gerekiyor.”
🌧️ Susuzluk da fazla su da büyük sorun… çözüm üretmek şart
📍 Manisa Şehzadeler’de Gediz Nehri ve Nif Çayı taştı
🌊 Tarım arazileri, bağ evleri ve hayvan damlarını su bastı
🙏 Çiftçilerimize geçmiş olsun
List of industries that will produce the most valuable SaaS companies of the next decade:
• HVAC
• Roofing
• Painting
• Recycling
• Plumbing
• Electrical
• Warehousing
• Laundromats
• Car washes
• Construction
• Pest control
• Landscaping
• Property services
• Cleaning services
• Handyman services
• Waste management
• 3PL / cross-docking
• Maritime operations
• Facilities maintenance
• Freight (trucking, SMB fleets)
• Garment care (dry cleaning)
• Middle market back-office and ops software
• Ports, drayage, and container logistics
• Field services (dispatch, scheduling, quoting, fleet, compliance)
@senolbabuscu 5 Firmanın tedarikçilerini de düşünün, onlar direkt ihracatçı değil ama malları ve hizmetleri ihraç ediliyor. TUSAŞ vb kurumların 2000 - 5000 arası yerli tedarikçisi var.