Stratejiyle gelecek erkekle işimiz yok, kaçan kovalanır bilmem ne, bin yılda bir gibi bi olay olmuş ve hoşlanmışım, tabii ki sevgi kusacağım, mutlu etmek için çaba göstereceğim vs. Ben buyum, hislerimi belli ederim, karşı tarafın buna tavrı da turnusolu olur, hiç tanımamış gibi yaşamaya dönüşümüz de 3 dakikadır.
aşkın merak içermesi konusunu o kadar onaylıyorum ki renk falan değil de doğum lekesi merak etmek yara izi merak etmek ben merak etmek ne biliyim birinin ilkokuldaki en büyük başarısını öğretmeninin ismini merak etmek öyle herkesin herkese duyacağı türden bi merak değil gerçekten
Her şey yeterince duygusal ve ağırken çok bir şey söylemek doğru gelmiyor ama bir şehrin, çocukluğumuzun, komşularımızın, arkadaşlarımızın, anılarımızın, geçtiğimiz sokakların yasını tutmak ağır biraz, bu hayata fazlasıyla kırgınım
Küçükken şehirdışında çalışacağımı düşünürdüm hep. Antakya; birçoğumuz için okurken,çalışırken hayat koşuşturmacasından dönüp sevdiklerimize kavuşacağımız güvenli alanımız, evimiz gibiydi.Şimdi burada çalışıyorum ama sanki memleketimden çok uzaktayım çok uzun zamandır dönemiyorum
Çocukken, gençken her gün geçtiğim o sesli, kalabalık, tanıdık görmekten yürüyemediğim sokaktan şimdi her sabah işe giderken geçiyorum ve o yolda denk geldiğim bir yazı var; düşünmekten, yüzleşmekten kaçtığım, her şeyi hatırlatıyor
“Yıkıldı, yolumuzu gözleyen şehir”