Kıtanın en ucuz tavuğunu yiyoruz. 15.000 üretim kümesiyle tam bir serbest piyasa var, piyasada yüzlerce üretici birbiriyle rekabet halinde. Dünyada ilk ondayız. Ekosistem sağlıklı, yeterli yem var, hijyenik üretim var, ihracat var. Ve tavuk üreticilerine operasyon yapıyoruz.
Türkiyede pedagoji diye bir bölüm yok mesela, yani çocuğun öğrenme, gelişim ve toplumsallaşma süreçlerinin amaç, içerik, yöntem ve ilişkiler bağlamında incelenmesi ve düzenlenmesini toplum olarak sallamıyoruz, insanın nasıl bir özne olarak şekilleneceğini ve bu sürecin hangi toplumsal bağlamlarda gerçekleşeceğini bilimsel olarak ele almıyoruz….bunun bir önemi yok…milli eğitim bakanlığını ele geçiren kendi ajandasını dayatıyor çocuk işçilik devlet eliyle dayatılmış yoksul çocuk çete ile atölye arasına sıkıştırılmış onlar sorun değil…bu toplumsallık ve geleceksizlik etkilemiyor ama anaların okumuş olması misal üniversite bitirmesi büyük sorun..OOOOLDU….şarlatanlığı bi bırakın önce…insan okuduğu okulların adından utanır…
Bu ifadeler ne bilimsel olarak savunulabilir ne de etik olarak. Bir anekdotu veri gibi anlatırsanız mesleki etik ihlali yaparsınız. Ebeveynliği sloganlar yerine, araştırmaların ve insan çeşitliliğinin ışığında konuşmak o kadar da zor olmasa gerek. Aaa ama aile yılıydı değil mi? Lazım olur tabii…
Danışanlarına verdiği zarar için o kadar üzgünm ki. Hele kadın danışanlarına. Toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi olmayan kadın düşmanı insanlardan terapi almayın. Hatta hiç bir sağlık hizmeti almayın.
Bundan bir ay önce falan burada, kadınlar kariyer yapmak için evlenmiyor evlenenler çocuklarıyla ilgilenmiyor diye ağlayanlar şimdi nafaka meselesi olunca çalışın kardeşim size bakmak zorunda mıyız diyorlar. İkisini de diyen aynı erkek tipi, aynı kişiler. İlginç
Mevcut halimle değil boşanınca, hiçbir zaman kimsenin parasında gözüm olmaz. Ama köyde, ekonomik özgürlüğü olmayan, erkeğin hizmetçisi olmuş bir kadın olsaydım elbette o paraya ihtiyacım olurdu. Çünkü yaşamaya fırsat verilmemiş.
Çok güzel. Harika bir noktaya değindiniz Mustafa. Şimdi o ülkelerdeki "kadının istihdama katılım oranları"nı (tercihen eğitim düzeyleriyle birlikte) ve "kadın - erkek arasındaki kazanç makası"nı araştırıp yazın bize lütfen.
O sırada Türk tivıtır ahalisine error verdirten yoksulluk nafakası düzenlemesi:
1. Boşanmada kusuru olan tarafın
2. Boşanmadan sonra yoksulluğa düşen eşe ödediği
3.çalışmaya başlarsa kesilen
4.evlenirse kesilen
kusurlu tarafın geliri ölçüsünde belirlenen bir miktar.
Zaten o kadın da siz değilsiniz. Adıyaman'da Muş'ta üç ay evli kalıp dayak şiddet hatta tecavüze uğrayan kadınların sonra hayatlarını nasıl sürdüreceği konusunda fikriniz var mı? Herkes kendi pembe götlü hayatını örnek verene dek dünya da bambaşka yaşamlar olduğunu görse keşke.
Kadın mehir istemesin,kadın evlenince çalışmasın çocuklarına baksın,kadın boşanırsa sen mi kazandın de mal paylaşımı yapma,çocuklar da kadında kalsın,nafaka da istemesin.Bunun adı ne,kadın bu şartlarda neden evlensin ?
Ömür boyu ücretsiz emek vermek için yetiştirilip sıfır malk mülk ve güvenceyle evden atılan, sonra kucağında çocuklarıyla aç kalmak, can güvenliği ve eziyet arasında tercih yapmak zorunda kalan bütün kadınların ahı soyunuzu kurutacak.
Ölmeyi göze alarak boşanan kadınları açlıkla terbiye edeceğinizi düşünüyorsunuz, yanılıyorsunuz. Alın başınıza çalın aylık bağladığınız ve erkeklerin ödememek için bin takla attığı 3binliranızı.
Adaletsizlik yarattığı için değil, boşanma oranını düşürmek, çocuğu ve aile baskısı için kariyerinden vazgeçen kadını ekonomik kaygılar yüzünden boşanamayıp erkeğe mahkum etmek için iptal ettiler.
Nafaka hakkının gaspı, erkeğin sorumluluğunun reddi beyanı aynı zamanda. Evlenmişsin, sen dışarıda çalışırken karın evde çalışmış veya dışarıda senden az kazanmış. Ama evli olduğunuz süre boyunca eşitsiz de olsa bir ortak yaşam sürmüşsünüz. Şimdi boşanınca, o yıllar yokmuş gibi davranma arzusu. E bi düşün bakalım ilişkilerde yoksul olan ve yoksulluk nafakası alanlar neden hep kadınlar? Donunu yıkayan kadına don yıkama parası ver o zaman. Hesabı böyle dökersek, nafakanın devede kulak olduğu açığa çıkar.
Bu da demek oluyor ki sevgili kızlar, öyle "trade wife" akımı falan yalan. Saçma sapan şeylere özenmeyip çatır çatır kendi ayaklarınızın üzerinde duracaksınız ki hem "kadın çalışma hayatına atıldı ayle bitti" diye şikayet edip hem de nafakadan kaçan erkolara muhtaç kalmayasınız.
Nafakadan kaçıyor çünkü karısını bezdirdiğinde gidemeyecek kadar yoksul olsun istiyor. Ailesi ona sahip çıkmasın istiyor.
Elbette her sistemin istismar edeni var. Muhakkak nafaka hikayesinde de vardır ama buradaki trollerin niyeti dümdüz bu.