Milli irademizin doğrudan hedef alındığı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizin kahramanca direnişiyle bertaraf edilen hain darbe teşebbüsü olan 15 Temmuz’un 10. Yılında , 27. Meclis Başkanı Sayın İsmail Kahraman’ın ve Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Necdet Ünüvar’ın açış konuşmaları ile “15 Temmuz'un 10. Yılında: İrade Bizim, Zafer Bizim” başlıklı panelimizi gerçekleştirdik.
Darbelerin kültür ve toplumsal yapı üzerindeki etkileri değerlendirilirken hafızalarda bıraktığı izleri değerli katılımcılarımız Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Zengin ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğr. Üyesi Dr. Lemi Atalay moderatörlüğünde ele aldık.
15 Temmuz'u unutmamak, unutturmamak ve o gece yazılan demokrasi destanını gelecek nesillere aktarmak, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, 15 Temmuz hafızasını diri tutmayı, gelecek nesillere doğru aktarmayı en öncelikli görevlerimizden biri sayarak İletişim Başkanımız Prof. Dr. Sayın Burhanettin Duran’ın öncülüğünde 15 Temmuz ruhunu yansıtan miras niteliğinde kitaplarımızı kamuoyu ile buluşturduk, unutturmamaya devam edeceğiz.
📍 İrade Bizim Zafer Bizim
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilecek #15Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü 10. Yıl Özel Programında; şehitlerimizin aziz hatırasını yâd edecek, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunacak ve milletimizin yazdığı destansı direnişi hep birlikte yeniden hatırlayacağız.
#ZaferBizim 🇹🇷
📍 Başkent Millet Bahçesi
🗓️ 15 Temmuz 2026 Çarşamba
🕓 17.00
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız tarafından yürütülen kapsamlı dijital izleme, analiz ve koordinasyon faaliyetleri, ilgili tüm kurumlarımızla tam bir eş güdüm içerisinde kesintisiz şekilde sürdürülmektedir.
Dijital mecralar üzerinden yürütülen terör propagandası, dezenformasyon faaliyetleri ve psikolojik harekât girişimlerine karşı devletimizin bütün imkânlarıyla yürüttüğü mücadele kararlılıkla devam etmektedir.
Bu kapsamda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda; Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuzun (BTK) ortak çalışmaları neticesinde, son bir ay içerisinde FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilen 2.702 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır.
Bunun yanı sıra, son iki ay içerisinde gerçekleştirilen detaylı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleri sonucunda; terörizmi öven, teşvik eden, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekât faaliyetlerinde bulunduğu belirlenen 1.652 sosyal medya hesabı hakkında da Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımız başta olmak üzere ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla gerekli hukuki ve idari işlemler tesis edilmiş, bu hesaplara yönelik erişim engeli kararları uygulanmıştır.
Yürütülen analizler, terör örgütlerinin yalnızca fiziki alanda değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik yöntemlerle propaganda faaliyetleri yürüttüğünü; manipülasyon, algı yönetimi ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, millî birliğimizi ve kamu düzenini hedef aldığını açıkça ortaya koymaktadır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye; terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital mecralarda aynı kararlılık, aynı hukuki meşruiyet anlayışı ve aynı devlet ciddiyetiyle sürdürmektedir. Dijital alan, millî güvenliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekât amacıyla kullanmalarına hiçbir şekilde müsaade edilmeyecektir.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi sürekli takip etmeye, millî güvenliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin almaya ve vatandaşlarımızı dezenformasyona karşı doğru bilgiyle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Bu yıl, #15Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Aziz milletimizin iradesine kasteden FETÖ, o gece Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, milletimizin destansı direnişi ve devletimizin kararlı mücadelesiyle hüsrana uğratılmıştır. Aradan geçen on yılda da devletimiz, FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı mücadelesini aynı azim ve kararlılıkla sürdürmektedir.
Vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti, millî birlik ve beraberliğine kasteden hiçbir yapıya, hiçbir terör örgütüne ve hiçbir dijital tehdide asla geçit vermeyecektir.
Bugün, 86 yıllık özlemi sona erdiren Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılışına ilişkin tarihî kararın 6. yıl dönümü.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu irade ile yeniden ezanla buluşan Ayasofya; tarihle yeniden kurulan güçlü bağın, medeniyet şuurunun ve millet iradesinin tecellisi oldu.
Ayasofya’dan yükselen ezanlar, inşallah ilelebet semalarımızda yankılanmaya devam edecektir.
Bugün Ankara’da, NATO Liderler Zirvesi (#NATOsummit) vesilesiyle ulusal ve uluslararası basın mensuplarıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın ev sahipliğinde bir araya geldik.
Türkiye; jeopolitik konumuyla, imkân ve kabiliyetleriyle NATO’nun sarsılmaz ve güçlü bir üyesidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vurguladığı üzere; “Türkiye, kriz bölgeleriyle bin sekiz yüz kilometreyi aşan sınırı, güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir İttifak’ın güvenliğine en büyük katkıyı sağlayan müttefiklerin başında gelmektedir.”
Aynı şekilde NATO da Türkiye’nin güvenlik mimarisinin ve caydırıcılığının mütemmim bir cüzüdür.
Böylesine kritik bir Zirvenin dünya kamuoyuna doğru, şeffaf ve eksiksiz aktarılmasında değerli basın mensuplarının rolü hayati önem taşımaktadır. Çünkü biliyoruz ki ülkeler arasındaki ilişkiler resmî metinlerle, zirvelerle ve diplomatik temaslarla şekillenir. Toplumlar arasındaki yakınlık ise çoğu zaman çok daha insani ve çok daha kalıcı tecrübelerle kurulur.
Katılımlarından dolayı tüm basın mensuplarına teşekkür ediyor, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi çerçevesinde yapacakları çalışmalarda başarılar diliyorum.
Denizlerimiz üzerindeki egemenlik haklarımızın en önemli kazanımlarından biri olan Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, bağımsızlığımızın, millî irademizin ve denizcilik vizyonumuzun güçlü bir nişanesidir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonuyla; Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerimizi kararlılıkla korurken, deniz ticaretinden limancılığa, gemi inşasından enerji ve lojistiğe kadar her alanda ülkemizi daha ileriye taşıyacak adımlar atmayı sürdürüyoruz. Güçlü denizcilik, güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye hedefimizin vazgeçilmez unsurlarından biridir.
Bu anlamlı günde, denizlerimizin güvenliği ve denizcilik sektörümüzün gelişimi için emek veren tüm denizcilerimizin Denizcilik ve Kabotaj Bayramı‘nı kutluyorum.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız tarafından düzenlenen "Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras" programının üçüncüsü Afyonkarahisar'da başladı.
https://t.co/GHiNy2tLpP
Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan, "NATO Zirvesi nedeniyle Ankara'da iki gün sokağa çıkma yasağı uygulanacağı" yönündeki iddialar doğru değildir.
Ülkemizin başkenti Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında herhangi bir sokağa çıkma yasağı kararı bulunmamaktadır.
Zirve öncesinde kamuoyunda panik ve belirsizlik oluşturmayı amaçlayan asılsız iddialara karşı gerekli tüm hukuki süreçler ayrıca yürütülmektedir. Vatandaşlarımızın güncel ve doğru bilgiler için yalnızca ilgili resmi kurumların açıklamalarını takip etmesi önemle rica olunur.
Sosyal medyada ve çeşitli haberleşme gruplarında, NATO Zirvesi kapsamında alınan tedbirlere ilişkin Ankara Valiliği’ne ait olduğu iddia edilen bazı belgelerin dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu paylaşımlar ve belgeler tamamen asılsız olup, resmi format ve nitelikten uzak sahte içeriklerden oluşmaktadır.
Toplumsal güvenliği ve huzuru hedef alan bu tür dezenformasyon faaliyetlerine karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir.
Kamuoyunu yanıltma amacı taşıyan asılsız iddialara ve sahte belgelere itibar edilmemeli; doğruluğu resmi bir kaynağa dayanmayan paylaşımlardan kaçınılmalıdır.
Paylaşmanın berekete, dayanışmanın kardeşliğe dönüştüğü müstesna zamanlardan biri olan Aşure Günü; birlik, beraberlik ve muhabbet ikliminin en güzel tezahürlerinden biridir.
Aşure Günü’nün ülkemiz, aziz milletimiz, İslâm âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Hazreti Hüseyin Efendimizi ve yol arkadaşlarını şehadetlerinin yıl dönümünde rahmetle ve hürmetle yâd ediyorum.
Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan, “NATO Zirvesi kapsamında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un sabah yürüyüşü için Ankara'daki Dikmen Vadisi ve Botanik Parkı’nın halka kapatılacağı” yönündeki iddialar tamamen asılsızdır.
Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi doğrultusunda alınan güvenlik tedbirleri arasında, söz konusu parkların Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yürüyüşü gerekçesiyle halka kapatılmasına yönelik hiçbir karar ya da uygulama bulunmamaktadır.
Zirve öncesinde kamuoyunu yanıltmayı, günlük hayatın akışını aksatacak asılsız korkular yaymayı ve manipülatif bir algı oluşturmayı amaçlayan bu tür kasıtlı paylaşımlara itibar edilmemesi önemle rica olunur.
Türkiye, Ankara'da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi kapsamında, İttifak üyesi 32 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra, çok sayıda davetli lidere, 100'e yakın bakana, birçok üst düzey diplomata, uluslararası kuruluş temsilcilerine ve binlerce yabancı misafire ev sahipliği yapacak.
https://t.co/3njBgcvKxj
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, İran-ABD mutabakatının memnuniyet verici olduğunu, Türkiye'nin sürecin barışla sonuçlanması için elinden gelen desteği sağlayacağını belirtti
Bir evladın ilk kahramanı ve en güvenli limanı olan babalar; duruşlarıyla, öğütleriyle ve fedakârlıklarıyla nesillerin yetişmesinde en büyük pay sahiplerindendir.
Hayatın yükünü omuzlarında taşıyıp ailesinin huzuru için gece gündüz demeden çalışan, sevgisini çoğu zaman sözlerle değil emeğiyle gösteren tüm babalarımızın Babalar Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum.
Başta evlat hasretini yüreğinde taşıyan şehit babalarımız olmak üzere, tüm babalarımıza sağlık ve huzur diliyor; ebediyete irtihal etmiş babalarımızı rahmetle ve duayla yâd ediyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı (Halkalı-Arnavutköy Kesimi) Açılış Töreni’nde İstanbul’a duydukları sevdayla şehrin ihtiyaç duyduğu yatırımları hayata geçirmeye devam ettiklerini belirtti. Milyonlarca insanın yaşadığı bu kadim şehrin ulaşım yükünü hafifletmek ve vatandaşlarımızın günlük hayatını kolaylaştırmak için raylı sistemlere büyük önem verdiklerini dile getirdi.
Toplam 69 kilometre uzunluğundaki Halkalı-İstanbul Havalimanı-Gayrettepe Metro Hattı Projesi’nin tamamlanmasıyla İstanbul’un ulaşım ağına çok önemli bir halka daha eklendi. Halkalı-Arnavutköy kesiminin devreye girmesiyle birlikte İstanbulluların metro, Marmaray ve yüksek hızlı tren hatları arasında daha hızlı ve kesintisiz ulaşım imkânına kavuşacağını belirten Cumhurbaşkanımız, bu hattın milyonlarca vatandaşımızın hayatına doğrudan dokunacağını ifade etti.
Yeni metro hattıyla birlikte seyahat sürelerinin önemli ölçüde azalacağını söyleyen Cumhurbaşkanımız, zamandan tasarruf sağlayan, konforu artıran ve şehir içi trafiği rahatlatan bu tür yatırımların İstanbul’un geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Yapımı devam eden diğer raylı sistem projeleriyle birlikte İstanbul’un ulaşım altyapısının daha da güçleneceğini dile getirdi.
İstanbul’a hizmet etmenin kendileri için bir sorumluluğun ötesinde gönül meselesi olduğunu belirten Sayın Cumhurbaşkanımız, eser ve hizmet siyasetini aynı kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.
İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardıyla buluşturmak için gece gündüz koşturuyoruz.
16 milyon nüfusu ve yıllık 20 milyona yaklaşan ziyaretçisiyle dünyanın en büyük metropollerinden biri olan İstanbul’umuzu demir ağlarla ilmek ilmek örüyoruz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Singapur Başbakanı Lawrence Wong’u Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde kabul etti.
Kabulde Türkiye-Singapur ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Singapur’un iş birliğini derinleştirmesinin önemli olduğunu, savunma, lojistik, havacılık, denizcilik ve finans başta olmak üzere birçok alanda ilişkileri geliştirmeye gayret göstereceğimizi ifade etti.
Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin, İran ile ABD arasında kalıcı barışın sağlanması için yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü, Hürmüz’de seyrüsefer serbestisinin sağlanmasına önem verdiğimizi, kardeş ülkelerle birlikte sürece elimizden gelen katkıyı sağlamaya devam edeceğimizi belirtti.
Bizler, köklü bir geçmişten aydınlık bir geleceğe uzanan büyük bir hikâyenin neferleriyiz.
Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Türkiye’yiz. Çünkü, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın "Güçlü Türkiye" vizyonuyla; şehirlerimiz ve renklerimiz ne kadar farklı olursa olsun, aynı hedef doğrultusunda tek yürek oluyoruz.
Millî Teknoloji Hamlemizden savunma sanayiimize, depremde sergilediğimiz eşsiz dayanışmadan uluslararası başarılarımızdaki coşkumuza kadar her adımda, liderimizin rehberliğinde daha kararlı ve daha cesuruz. Kardeşliğimiz en aşılmaz kalemiz; birliğimiz ise en büyük gücümüzdür.🇹🇷
İzmirlilerin gündeminde Sayın Tugay’ın hangi partiye üye olduğu meselesi yoktur.
Daha birkaç gün önce “CHP bizim çatımızdır, istifa etmeyi düşünmüyorum” diyen; birkaç hafta önce ise İzmir’in ulaşım sorunlarına ilişkin bir projeyi neden hayata geçirmediği sorulduğunda “Onu CHP iktidarında yapacağım” cevabını veren Sayın Tugay, bugün CHP’nin artık çözüm adresi olmadığını söyleyerek partisinden ayrılmıştır.
Bu kadar kısa süre içerisinde birbirine tamamen zıt açıklamalar yapan bir anlayışın İzmir’e istikamet çizmesi zaten mümkün değildir.
Nitekim görevde bulunduğu yaklaşık iki buçuk yıllık süre boyunca İzmir’e kalıcı bir eser kazandırılamamış, kronik sorunlara çözüm üretilememiş, aksine mevcut sorunlara yenileri eklenmiştir. Ulaşımdan altyapıya, şehircilikten belediyeciliğin temel hizmetlerine kadar pek çok alanda İzmir geriye gitmiş; vatandaşlarımız her geçen gün büyüyen sorunlarla baş başa bırakılmıştır.
İzmir yalnızca geride kalan iki buçuk yılını kaybetmemiştir. Daha da önemlisi, İzmirliler kalan iki buçuk yılın da farklı olmayacağını artık çok net görmektedir.
Bu nedenle bugün İzmirlilerin beklentisi, Sayın Tugay’ın CHP üyeliğinden istifa etmesi değil; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden istifa etmesidir.