Bir gece kulübünde direk dansçısı olarak çalışan kadın, başına gelen olayı anlattı:
• Taksim'de bir kulüpte pole dancer olarak çalışıyorum.
• Patronum bir gün beni arayarak Arap bir kadın grubunun geldiğini ve onlar için dans etmem gerektiğini söyledi.
• Direkte dans etmeye başladım ve bu grup çok eğlendi.
• Ben dönerken ve ters dururken her yerime paralar taktılar.
• Eğlence bittikten sonra evime gittim; ben bu işi gönül işi olduğu için yapıyorum.
• Aynı günün sabahı patronum tekrar aradı ve aynı grubun geleceğini, benimle çok eğlendikleri için beni kesinlikle görmek istediklerini belirtti.
• Tekrar gidip dans ettiğimde bu kadınlar yine paraları savurarak çok eğlendiler.
• Bence hayatlarında ilk defa bir pole dancer gördüler ve televizyondan izledikleri şeyi dünya gözüyle görmüş oldular.
• Dört beş kadın bütün paraları üstüme attı, deste deste verdikten sonra gittiler ve o günü bu şekilde kapattık.
Türk erkekleriyle birlikte olmak istemeyen kadın, İskoçyalı sevgilisinin aldığı hediyeden sonra fikrinin nasıl değiştiğini paylaştı:
• Ben eskiden ne derdim biliyor musunuz? "Ben asla ama asla bir Türkle beraber olmayacağım.
• Afrikalı olsun, İskoçyalı olsun, Amerikalı olsun, İngiliz olsun, Norveç'te olsun ama Türk olmasın. Çünkü ben Türk'üm” diyordum.
• Farklı bir kültürden biriyle birlikte olmak istiyordum. Sonra ne oldu? Ben farklı bir kült��rden biriyle birlikte oldum, tamam mı?
• Böyle bir sevgilim oldu. Erkek arkadaşım İskoçyalıydı, ve biz bununla birlikteyken birbirimize hediyeler aldık.
• Mesela benim ailem o kişiyle ciddi ciddi düşündüğümü gördüğü anda ona 2 bin euro'luk bir saat aldı.
• Her neyse onun ailesi uzaktaydı. Ben de “O yüzden bir şey almıyorlardır, göndermiyorlardır” diyordum.
• Ve benim annem de ona valizlerce hediyeler getiriyordu. Sonra onun ailesi geldi. Annesi bana ne getirdi biliyor musunuz?
• Hiçbir şey, hiçbir şey yok. Ve ben bunu hala atlatmaya çalışıyorum. Ya sizce bu, normal mi?