Gazze’ye yardım girişleri hamdolsun hızlandı. Bizim insani yardım tırlarımız da Gazze’ye ulaşmaya başladı. Bunlar umut veren gelişmeler.
Ama ateşkes anlaşmasıyla elbette her şey bitmiş değil. Şimdi çok daha büyük bir imtihan, İslam dünyasını ve insanlığı bekliyor.
Öncelikle İsrail’in, attığı imzanın arkasında durması temin edilmelidir.
Daha evvel defalarca yaptığı gibi İsrail’in bir bahane bulup anlaşmadan çark etmesine izin verilmemelidir.
İkincisi Gazze’nin yeniden süratle ayağa kaldırılmasıdır.
İsrail, Gazze’nin %85’ini yaşanmaz hale getirdi.
Suları kirletti, bahçeleri yok etti, binaları yıktı; okulları, hastaneleri, camileri bombaladı; altyapı namına Gazze’de bir şey bırakmadı.
Kış bastırmadan mutlaka bu konuda adım atılmalı, Gazzeli kardeşlerimiz derme çatma barınaklardan kurtarılmalıdır.
Türkiye olarak burada da ne gerekiyorsa elimizden geleni yapacağız.
Biz bölgemizde istikrar istiyoruz, herkes için güvenlik istiyoruz.
Kendimiz için neyi murat ediyorsak Filistin’deki, Suriye’deki, Sudan’daki, Yemen’deki mazlumlar için de aynısını murat ediyoruz.
İnşallah bu anlayışla çabalamaya devam edeceğiz.
Bir ara ülkemize gelen Batılı basın kuruluşlarına “sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz” diyorlardı.
Şimdi işi biraz daha ileri götürdüler.
Artık onların gelmesini beklemiyorlar, ayaklarına bizzat kendileri gidiyor. Avrupa’ya Türkiye’yi şikâyet turları düzenliyorlar.
CHP Genel Başkanı ezkaza bir yabancı mikrofon bulsa onu da ülkesini şikâyet için kullanıyor.
Hakkında milyarlarca liralık yolsuzluk, rüşvet, haraç, irtikâp iddiası olan haramileri yargıdan kaçırmak için Batılı ülkelere âdeta yalvarıyor.
Dün çıkmış, yine şikâyet için gittiği Avrupa’da kendi hükûmeti için “Gazze için kılını bile kıpırdatmadı” iftirası atıyor.
Son iki yılda Gazze’ye 102 bin tondan fazla yardım göndermiş, İsrail’e ticareti 1,5 yıl önce kesmiş, uluslararası tüm zirvelerde Gazzeli mazlumların hakkını cesaretle savunmuş, Gazze’nin tüm dünyada sesi, nefesi olmuş ülkesini kötülemekten hicap duymuyor.
Türkiye’nin Filistin davasına verdiği güçlü desteği anlatmak yerine sırf muhalefet yapmak adına kendi ülkesi hakkında açıkça yalan söylüyor.
CHP Genel Başkanı’na sormak lazım:
Taşıdığın “Türkiye’nin ana muhalefet partisi kimliğine” de mi saygın yok?
Hadi kendi itibarını umursamıyorsun, bari bu milletin gururunu ayağa düşürme, başkalarına çiğnetme!
Hep söylüyorum; bunlar değişmez, bunlar düzelmez…
Onlar ne yaparsa yapsın, biz milletimizin hakkını, hukukunu, iradesini namusumuz, şerefemiz bilerek savunmayı sürdüreceğiz.
Her yerde Türkiye’yi ve Türk milletini iftiharla temsil edeceğiz.
Bu ülke ve bu aziz millet tarihin hiçbir döneminde “bana ne” dememiştir, gönül coğrafyasına sırtını dönmemiştir, dünyanın neresinden gelirse gelsin yardım çağrılarına kulaklarını tıkamamıştır.
Uzak-yakın demeden, Müslim-gayrimüslim demeden, kimsenin inancına, mezhebine bakmadan imdat diyenin yardımına koşmuştur.
Bu dün böyleydi, bugün de böyle.
Herkes kayıtsız kalsa dahi biz coğrafyamızdaki acılara, zulümlere, sonu gelmeyen çatışmalara duyarsız kalamayız.
Çözüm üretmek, çözüme liderlik etmek bizim görevimiz, tarihî ve vicdani sorumluluğumuz.
Gazze’nin, Yemen’in, Suriye’nin, Sudan’ın, Somali’nin sokaklarında yere düşen her can, bizim canımızdan can koparıyor.
Açlıkla mücadele eden yavruların dramını kalbimizin derinliklerinde biz de hissediyoruz.
Yüreğimizi yakan bu manzara karşısında sadece elimizi değil, çoğu zaman tüm gövdemizi ortaya koyuyoruz.
Binlerce yıldır süzülüp gelen devlet aklıyla, beş yüz seneyi geride bırakan hariciye geleneğimizle; büyüyen ekonomimiz, köklü kurumlarımız ve ilkeli dış politikamızla coğrafyamızdaki yangınları söndürmeye gayret ediyoruz.
Dış politikayı asla sıfır toplamlı bir oyun olarak görmüyor; barış, refah ve istikrarın paylaştıkça çoğaldığına yürekten inanıyoruz.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan her zaman olduğu gibi bu sefer de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda vicdanın, insanlığın sesi olmuştur. Mazlum Filistin halkının maruz kaldığı vahşeti tüm dünyanın gözleri önüne sermiştir.
#PalestinesVoiceErdogan
İsrail’in güçlü bir tepki ve yaptırımla muhatap olmadan kısa vadede durmayacağını, işgal ve istikrarsızlık politikalarına hız vereceğini biliyoruz.
Bunu engelleyecek imkânlarımızın olduğunun farkındayız.
Artık bazı alanlarda kendi kendine yeter seviyeye ulaşmamız şarttır.
Bunların başında caydırıcı bir savunma sanayisi ve kalkınma geliyor.
Yeteneklerimizi ve tecrübelerimizi dost ve kardeş ülkelerle paylaşmaya hazırız.
Gelecek on yılları kazanmak için şimdiden bu alanlarda iş birliğimizi yoğunlaştırmalıyız.
Şimdi daha gür sesle RECEP TAYYİP ERDOĞAN!
Davetimize icabet edip, hanemizi şenlendiren, 8. Dönemde birlikte yol yürüdüğümüz kıymetli İlçe Yönetim Kurulu üyelerimize, dostlarımıza teşekkür ediyoruz.
Allah birlik ve beraberliğimizi daim etsin.
📚 Yeni eğitim-öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize hayırlı olmasını diliyorum.
Geleceğimizin teminatı evlatlarımızın ilim ve hikmet yolunda gayretlerini artıran, öğretmenlerimizin emeğini bereketlendiren, ülkemizin yarınlarını daha güçlü kılacak bir yıl olsun.
Allah zihin açıklığı, sağlık ve başarı nasip etsin. ✨
İnsan hayret ediyor‼️
“Satılmış Gürsel”
“Onursuz Gürsel”
Daha kendi içlerinde bile birlik olmayı beceremeyen bir parti ülkeyi yönetmeye talip oluyor nasıl bir akıl tutulması?
#chpilbaskanlığı