New #chapter from Yildirim: Kahramanmaraş Earthquakes: Vulnerability and Coping Capacity of Community
TL;DR: successful management that encompasses all stages—from risk reduction to preparedness, response and recovery
https://t.co/aSYqz3w3Ye
Giderek önemi artan afetlerin derinlemesine araştırmaya ihtiyaç olduğu ve dünya üzerindeki diğer üniversiteler de olduğu gibi ayrı bir bilim alanı olması gerektiği açıktır #DoçentlikteAfetYönetimineYerVer@erolozvar@YuksekogretimK
#AfetYönetimi anabilim dalı doktora mezunu doçent adayları, başvurularını farklı temel alanlar altında yer alan afetle ilişkili anahtar kelimeler aracılığıyla yapabilmektedirler #DoçentlikteAfetYönetimineYerVer
#AfetYönetimi doktora mezunu ve üniversitelerde görev yapan akademik personellerin, UAK tarafından belirlenmiş olan bilim alanları arasında doğrudan doçentlik başvurusunda bulunabilecekleri bir bilim alanı bulunmamaktadır #DoçentlikteAfetYönetimineYerVer@UAKKurumsal@KapuHusnu
“Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk
2’nci İnönü Zaferi’nin 105’inci yıl dönümü kutlu olsun.
Türk milletinin bağımsızlık yolunda sarsılmaz bir inançla kenetlendiği bu zafer, kurtuluş umutlarını yeşerten, azim ve kararlılıkla tarihe altın harflerle yazılan bir destandır.
Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere İnönü Muharebelerini zaferle sonuçlandıran İsmet İnönü ile Millî Mücadelemizin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. 🇹🇷
#İkinciİnönüZaferi
#MillîSavunmaBakanlığı
🔹 Akademisyenden dünya standartlarında yayın bekleniyor ama maaşı işçiden düşük seviyede.
🔹 Profesörlüğü, doçentliği geliyor ama unvan alamıyor.
🔹 Eş durumu tayin hakkı yok; aileler yıllarca ayrı şehirlerde yaşıyor.
🔹 İnsanlar artık akademisyen olmak istemiyor.
🔹 Üniversitelerde ise teori var ama pratik yok.
🔹 İşsiz mezun üreten fabrikalara dönüştü üniversiteler.
#akademikzam
“Orada bulamayız” diyerek omuzlarında direklerle uçağa binmişlerdi.
Televizyonda “Zonguldaklı madenciler” diye duyduğumuzda, girilemez denilen yerlerde bile birilerine ulaşmış olabileceklerini düşündüğümüz kahramanlardı onlar.
“Kömür için değil, ömür için geldik” diyenlere saygı ve sevgiyle…
Bu ülkede NEREDEYSE TÜM MESLEKLERDE inanılmaz bir maaş boşluğu oluştu.
Kesinlikle bir ortası kalmadı işin.
Aynı mesleğe mensup kişilerin bir kısmı olabildiğince kötü maaş alırken, bir diğeri olabildiğince iyi maaş alıyor.
Bu kamuda da öyle, özel sektörde de öyle.
Aşağıda bir örnek var, iki akademisyen, biri Hakkari'de, 122.000TL maaş alıoyr, diğeri (lokasyon belli değil) 93.000 alıyor. Bir başkası bu verilerin paylaşıldığı tweete yorum yazmış, 85.200 alıyormuş.
Üçü de araştırma görevlisi.
Tabanı 85.200tl, tavanı 122.000tl olan bir meslek olabilir mi? İkisi de aynı işi yapıyor. Doğu tazminatı mıdır nedir, çözebilmek mümkün değil.
Geçen eski şirketimden bir satış yöneticisi arkadaşımla oturdum, primler dahil 120.000tl'ye gelmiş maaşı, 15 yıl tecrübesi var hemen hemen.
Çalıştığı şirket yeni bir satış müdürü almış, rakipten, adamın 5 yıllık tecrübesi olmasına rağmen 165.000 maaş teklif etmişler.
120.000TL neree, 165.000TL nere?
Belediyelere bakıyorsun, çaycılar 90.000tl alıyor, zabıta 85.000.
Çöpçüler 100.000tl alıyor, profesörler 105.000.
Bu ülkenin hem özel sektördeki, hem kamudaki maaş skalasına komple bir format atılmalı, yoksa bu iş çok büyük mantıksızlıklar içeriyor ve millet de yavaştan rahatsız olmaya başladı.
Türk bayrağını indirmek; bu milletin onuruna, tarihine ve şehidine alçakça meydan okumaktır! O bayrak, uğruna can verilmiş kutsal bir emanettir! Buna cüret edenlere Türk milletinin tavrı ve tepkisi hep en ağır şekilde olmuştur! Bu yapılan affedilemez, mazur görülemez, geçiştirilemez! Türk bayrağına saygısızlık eden, karşısında bu milletin durduğunu aklına yazmalı! 🇹🇷 #terörülanetliyoruz
Ölen her çocukla beraber ailesi de ölüyor. Bir ülkenin huzuru ölüyor. Sokakta rahatça yürüme, kafede keyifle kahve içme özgürlüğü ölüyor.
Çocuk ölümleri bir milli güvenlik meselesi haline geldi. Ben şahsen geleceğimiz hakkında çok endişeliyim.