Git demiyor.
Kal da demiyor.
Asıl işkence burada başlıyor.
Seni belirsizliğin ortasına, yarım bırakılmışlığın en karanlık yerine tek başına fırlatıyor. Ne gidecek cesareti var, ne de kalacak sorumluluğu. Ama seni de tamamen bırakmıyor. Çünkü bir yere ihtiyacı var. Kullanılacak bir yere.
Ve sen… O kırıntılara “sevgi” diyorsun.
Bahanelerini masumlaştırıyorsun.
Yalanlara sarılıyorsun: “Belki değişir… belki seçer… belki bu sefer sever…”
Boynuna doladığı görünmez zincirlerle seni yerinden kıpırdatmıyor.
Sen boğulurken, o rahatça “Ben bir şey yapmadım. Ben böyleyim.” diyebiliyor.
Sen nefes alamıyorsun. O ise hiç yorulmadan nefes almaya devam ediyor
Başka kadınları arzulamayan bir adamla evleneceğim. Öfkeli olduğunda ondan korkmadığım bir adamla evleneceğim. Beni yüksek sesle seven bir adamla evleneceğim. Düşünceli ve ilgili bir adamla evleneceğim. Sadık ve değerli ilkeleri olan bir adamla evleneceğim..Ya da evlenmeyeceğim
El narcisista nunca puede estar solo xq no soporta encontrarse con su propio vacio. Siempre tiene un plan B, una ex q todavía manipula, o una nueva víctima a la que le está contando q vos sos la loca q le arruinaste la vida. Es un parásito que necesita un huésped para sobrevivir
İlber ortaylının en sevdiğim sözü "sizi güldürücek adamla değil, aklınca size bilgi öğreticek adamla değil, size huzur veren ve sİzi dünyaya baktırmayı sevdiricek adamlarla bir ömür geçirin" demesidir
İlahi adalete inanın. Çünkü bazı insanların özrünü duyamazsınız, pişmanlığını göremezsiniz ama hayatın onlara verdiği cevabı mutlaka izlersiniz. Bugün sizi görmezden gelenin yarın görülmek için çırpındığını, kıymetinizi bilmeyenin bir gün yokluğunuzla sınandığını görürsünüz. O yüzden bırakın herkes yaptığının ağırlığını kendi omzunda taşısın. Bazı hesapları siz sorarsanız eksik kalır, zaman sorarsa herkes payına düşeni alır.