Soldaki, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş.
Hakkında somut bir delil bulunmamasına rağmen, ''iskan süreçlerinde usulsüzlük yaptığı'' gerekçesiyle şafak operasyonuyla gözaltına alındı ve cezaevine gönderildi.
Sağdaki ise AKP'li Fatma Betül Sayan Kaya.
500 bin kişinin mağdur olduğu fon skandalında, kaynağı belirsiz 160 milyon liralık yatırımla 2 milyar lira gelir elde ettiği ortaya çıktı. Buna rağmen hakkında herhangi bir gözaltı veya tutuklama kararı çıkarılmadı.
AKP Yüzyılı.
@nuraylatarot Ahhh ne güzel bende dün akşam niyet ettim vallahi ufak ufak atmaya başladım siz hep yazın başak olarak mutluluk kaynağım ilan ediyorum sizi😅🧡
@ulanburki Şu adamı Tarkan’la aynı kefeye nasıl koyarsınız ya vizyonsuz adamda ne ses var ne görüntü sahneye bile yakışmıyor çok sinirleniyorum şöyle yorumlara
@AstroAhtapot Hayatımın en berbat Ağustos ayı oldu eşimle boşanma noktasına geldiğimiz sinir krizleri kaos offf güneş başak yükselen aslan yüzümüz gülmeyecek bi türlü 🤦♀️
ŞİDDETİ DEĞİL, DEĞERLERİ BÜYÜTELİM.
Son zamanlarda gündüz kuşağı programlarında, dizilerde, sosyal medyada…
Popüler kültürün neredeyse her alanında şiddetin sıradanlaştığını, suçluların “kahraman” gibi anlatıldığını görüyoruz. Bu sadece bir kurgu meselesi değil. Bu, doğrudan bir etki meselesi.
Okullarda yaşanan acı olaylar bize bir gerçeği hatırlatıyor: İzlediğimiz her şey, özellikle çocuklarımızın dünyasında bir iz bırakıyor.
Bir zamanlar diziler; aileyi anlatırdı, komşuluğu anlatırdı, dayanışmayı anlatırdı. İnsan olmanın kıymetini hatırlatırdı.Şimdi ise o sorumluluğu yeniden hatırlama zamanı.
Televizyon yöneticilerine, Yapımcılara, senaristlere, oyunculara çağrımızdır:
Şiddeti özendiren, suçu cazip gösteren içeriklere karşı daha dikkatli olun. Topluma, özellikle çocuklara örnek olacak hikâyeler üretin.
Bu bir sansür çağrısı değil. Bu bir sorumluluk çağrısı.
Bizler de izleyici olarak sessiz kalmak istemiyoruz. Bu yüzden bu farkındalık çağrısını başlatıyoruz.
Sen de paylaş. Sen de ses ver.
Çünkü mesele sadece ekran değil, geleceğimiz!
#ŞiddetiDeğilDeğeriBüyüt
Yıllardır süregelen atama bekleyen öğretmenlerimizin durumu, bence eğitim sistemimizin en önemli başlıklarından biri. Emek verip mesleğine kavuşmayı bekleyen binlerce öğretmenin umutlarının karşılık bulması ve mesleklerini huzurla icra edebilmeleri, hepimizin geleceği için büyük bir önem taşıyor.
Öğretmenlerimiz, gelecek nesilleri yetiştirerek aslında ülkemizin yarınlarını inşa ediyor. Bu yüzden onların şartlarının iyileştirilmesi, yalnızca bireysel değil, toplumsal bir kazanım anlamına geliyor.
Bununla birlikte, görevde olan öğretmenlerimizin zorunlu hizmet süreçleriyle ilgili dile getirdiği sorunlar da son dönemde sosyal medyada dikkatimi çekiyor. Bu konudaki beklenti ve geri bildirimlerin yapıcı bir diyalogla ele alınmasının kıymetli olduğuna inanıyorum.
Daha dengeli ve sürdürülebilir çözümlerle, hem atama bekleyen hem de görevde olan tüm eğitimcilerimizin şartlarının iyileştirilmesi en büyük temennim.
Tüm öğretmenlerimize emekleri için teşekkür ediyorum.
#MEBdeÖmürBoyuŞarkGöreviVar