Şule Gürbüz diyor ya, “Hayata sığmak kolay değil, elin kolun sığsa tuttukların sığmıyor, ayakların girse hayallerin girmiyor, belin dönse gözün arkada bıraktıklarında kalıyor…” diye, Allahım bu ne sıkışmışlık diyorum bazen. Sen bizi geniş bir salona al, öyle işte.
Bu pes etmek değil; kabullenmek de değil. Sadece olanı olduğu gibi görmek. Gücümün yetmeyeceği şeyleri geride bırakıyorum. Büyümek, olgunlaşmak değil; bazen fazlalıklardan arınmak. Hissizleşmek değil; kendi huzurunu seçmek. Bunu anlayan bazı insanlar çoğu şeyleri aşmıştır.
anlaşılmak. o büyülü kelime. onca kalp arasından bir kalbin,dünyaya senin gözünden de bakabilmesi. gözlerindeki bulutun ardındaki yaşları görmesi. ses tonundan işlerin yolunda gitmediğini anlaması. tüm bunlarla senin dünya sahneni daha güzel kılması. evet,anlaşılmak da bir nimet.
sanki asırlar boyu yaşayacakmışız gibi ne kadar gereksiz telâşları, ne kadar lüzumsuz yükleri sırtlanıyoruz. ruhuma, kalbime, aklıma, efkârıma, omzuma not; “mülkü, sahibine teslim et!”
Ülkemin geleceği önceliğimdir.
Gençlerin geleceği önceliğimdir.
Ülkemin çağının ötesinde olması önceliğimdir.
Tüm bunlar için ek atama şarttır.
@memetsimsek#MaliyeEğitimeEkAtama
Yıllardır hayalini kurduğun mesleği yapıp öğrencilerine kavuşmak "güzel şey, ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey.
Fakat artık ümit yetmiyor bize
biz artık şarkı dinlemek değil
sınıflarımızda şarkı söylemek istiyoruz"
#MaliyeEğitimeEkAtama
2024 KPSS’de yüksek puan ve sıralama yapan öğretmenler olarak kadrolu ek atama talep ediyoruz. Uzun yıllardır atanmayı bekleyen öğretmenlerin hakkı göz ardı edilmemeli. Hakkaniyet için ek atama şart! ✊📚
@RTErdogan@tcbestepe@iletisim@memetsimsek#MaliyeEğitimeEkAtama
Sizin Hiç Umutlarınız Öldü mü?
Bizim öldü.
Ama kendi kendine değil…
Siz öldürdünüz.
Sabahın köründe kütüphane kapılarında sıra bekledik.
Bayramları, doğum günlerini “çalışmam lazım” diyerek erteledik.
Kıyafet almadık, kitap aldık.
Uykusuz geceler, sessiz sabahlar yaşadık.
KPSS kitaplarına ömür yatırdık.
Ailemizin harçlıklarıyla deneme sınavları aldık.
Dershanelere para yetmediğinde internetten ücretsiz kaynak aradık.
Sosyal hayatımızı, gençliğimizi bir sınav takvimine adadık.
Derece yaptık.
Alnımızın teriyle başarı kazandık.
Ama siz ne plan yaptınız ne emeğimizi gördünüz.
Her yıl “belki bu yıl” diyerek bizi beklettiniz.
Ve umutlarımızı kendi ellerinizle öldürdünüz.
Bizi rakamlara hapsettiniz.
Bizi yok saydınız.
Bizi mevsimlik işçi gibi gördünüz.
Şimdi de sabır bekliyorsunuz.
Artık kandıracak sabrımız da, sessizliğimiz de kalmadı.
Bu sadece bir atama talebi değil…
Bu, gasp edilen haklarımızın, çalınan gençliğimizin ve öldürülen umutlarımızın çığlığıdır.
#KPSS2024EkAtamaBekliyor
Beklemek, beklemek, beklemek ve sonra hiçbir şey olmamış gibi kaldığın yerden devam etmek zorunda kalmak; umut etmek ve her seferinde incinmek, yaralanmak, yaramı sarmak, sarıp sarmalamak, saklamak, saklanmak, sarsılmak, ölesiye sarsılmak kalbimi yoruyor..
Madem öğretmen ataması bu kadar düşük sayılarda yapılacaksa, neden hâlâ eğitim fakültelerinden her yıl binlerce öğretmen mezun ediliyor?
Tarih, edebiyat, biyoloji, coğrafya… Kontenjanlar 20’li, 30’lu sayılara düşmüş durumda. Oysa her yıl bu bölümlerden yüzlerce genç mezun oluyor. Hayalleri olan, yıllarını eğitimine vermiş, KPSS’ye çalışan binlerce genç…
Peki madem atama yapılamıyor, o zaman neden formasyon verilmeyen binlerce kişi bu sınava girebiliyor? Neye göre, kimin için planlama yapılıyor?
Bu sistemde bir yanlışlık yok mu? Öğretmen ihtiyacını belirleyemeyen, kontenjanları adil dağıtamayan, on binlerce genci hayal kırıklığına uğratan bir yapıdan söz ediyoruz. Planlama yok, liyakat yok, istihdam yaratma kaygısı yok…
Bu sadece bir sınav meselesi değil. Bu, gençliğin geleceğini gasp etme meselesi. Umudu erteleme değil, umutla birlikte hayalleri yok etme meselesi.
Eğer bu tablo değişmeyecekse, kimse kalkıp da “öğretmen olun, ülkeyi aydınlatın” demesin. Önce o öğretmene hakkıyla yer açın, sonra konuşalım.
#MEBöğretmenAtamıyor