!! Bütün öğrencilerimden özür dilerim. !!
İstanbul Üniversitesi Anayasa Hukuku dersinde size yıllarca yasa tasarılarının TBMM'de tartışılıp kabul edildiğini ve Cumhurbaşkanının onayıyla Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girdiğini anlatmıştım.
Doğrusu "bazı kanun teklıfleri Abdullah Öcalan'ın onayından sonra Meclisde müzakere edilmeksizin tasdikleneceğiymiş".!!!!!! @TBMMresmi@NumanKurtulmus
📌Muğla Akyaka Akbük koyu. İşgalciler denizin sıfır noktasına kadar şezlong ve şemsiye yerleştirmişler vatandaşa havlu serip denize girebilecekleri 1 m2 alan bırakmamışlar. Belediyeler, valilikler siz ne işe yarıyorsunuz? Neden görevinizi yapmıyorsunuz? Bu işgalcilere ortak mısınız?
Kıyılar halkındır, kimse bu şekilde işgal edip halkın malını gasp edemez.
olmalıdır.
#Muğla #Marmaris #kıyılarhalkındır #plajlarhalkındır #salı #Akyaka #hırtsorununuçözün #hırtişgali #hırttehciri #HerkeseEşitAdalet #çözümüyokmu
AKP'li Mehmet Metiner "Öcalan'ın onayından geçen kanun teklifi meclise gelecek" demiş.
Bu, Atatürk'ün kurduğu TBMM'ne, Türk Milletine, aziz şehitlerimize ve gazilerimize hakarettir.
Antalya, Muğla ve Çeşme’de bazı işletmeler halen plaja giriş ücreti istemeye devam ettiğine dair ihbarlar var.
Şikayetinizi bu haberin altına yazabilirsiniz.
"Karaman'da 45 çocuğa istismar olayında hakkında soruşturma açılan Asım Sultanoğlu’nun Şanlıurfa’ya il milli eğitim müdürü olarak atanmasına tepki gösteren Emine Gizem Çetiner, yaklaşık üç yıldır Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde sürdürdüğü eylemini Sultanoğlu’nun görevden alınmasıyla sonlandırdı!.."
Zamanımızda kahraman mı arıyorsunuz?!..
İşte size kahraman: Emine Gizem Çetiner...
Melih Aşık
Müdürenin hangi üniversite mezunu olduğunu, ataması ne zaman yapıldı, formasyon aldı mı? Öğrenemedik. Bir şekilde konu hızla gündemden düştü.
Paylaşın dostlar lütfen
“Pkk üyesi bir teröristi topluma kazandıramazsınız.”
En son PKK üyeliğinden cezaevinde yatarken "topluma kazandırma yasası" ile serbest bırakılan bir doktor, hastanede Türk bebeklerini öldürüyordu.
Demek bir yasa tasarısı TBMM’ye gelmeden Öcalan tarafından onaylanıyor. Bu tasarıyı onaylamak için TBMM Genel Kuruluna girecek olan bütün milletvekilleri bu durumu bir daha düşünmelidir. @zaferpartisi
Ankara Güvenpark’ta eylem yapan gazilerimiz hakkındaki acı bir bilgiyi paylaşıyoruz:
Kahraman gazilerimiz, hak arama eylemlerine katıldıkları takdirde protez süreçleri için gerekli sağlık hizmetlerini alamamakla tehdit edildiği söyleniyor.
Vatan uğruna bedenini feda eden gazilerimizin en temel sağlık hakkı üzerinden baskı altına alınması kabul edilemez. Bu hukuksuzluğa karşı tüm kamuoyunu duyarlılığa davet ediyoruz.
Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun geçen haftadan itibaren yıllardır görülmeyen ölçüde ışıklandırılması ve etrafındaki ağaçların adanın her yerinden görünecek şekilde budanmasının zamanlaması çok dikkat çekicidir.
Lozan’ın 103., Montrö’nün 90., Kabotaj Kanununun 100., Hatay’ın anavatana katılışının 87., ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52., yıldönümlerinin bulunduğu temmuz ayında, Heybeliada gibi 1773’ten bu yana Türk denizciliğinin ve Deniz Harp Okulu geleneğinin simge mekânlarından birinde böylesine gösterişli bir görüntü verilmesi kamuoyunda doğal olarak soru işaretleri doğurmaktadır.
Türkiye’deki Rum Ortodoks nüfusunun bugün geldiği seviye de dikkate alındığında, bu tür sembolik adımların yalnızca estetik bir tercih olarak değil, siyasi ve jeopolitik bağlamıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Son dönemde Doğu Akdeniz’den Ege’ye, AB kurumlarından ABD-Yunanistan-GKRY eksenine kadar Türkiye üzerinde artan diplomatik baskılar yaşanırken, bu görüntünün zamanlamasını sorgulamak meşru bir haktır.
Daha da öte ABD baskıları ile Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasının yoğun şekilde tartışıldığı bir dönemde, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın yıllardır dile getirdiği temel hak ihlalleri devam ediyor.
Son haftalarda azınlık temsilcileri ve Türk kurumları Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan eğitim ve din özgürlüğü haklarının tam olarak uygulanmadığını vurgulayarak, Türk okullarının giderek azalmasını, iki dilli Türk anaokulu taleplerinin karşılanmamasını ve Batı Trakya Müslüman Türklerinin kendi müftülerini özgür iradeleriyle seçememesini adeta haykırıyor.
Devletimizin ilgili kurumlarının bu tür gelişmeleri dikkatle değerlendirmesi ve kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmesi önem taşımaktadır.
Tarihi ve egemenlik hassasiyetleri bulunan bu tip tartışmalı dini binalar sadece bina değildir. Buralardan verilen her mesaj, yalnızca mimari değil aynı zamanda jeopolitik anlam da taşır.
Yeni partinin her kuruşunu sorgulayanlar;
Mesela YSS Köprüsünde Hazine garantili müteahhide fazladan yılda en az 1 milyar dolar olmak üzere toplamda 6 milyar dolar (Bugünkü değerle 282 MİLYAR TL) kıyak çekildi....
Tek kuruşunu soruyor musunuz?
Soramazsınız!