Rica ediyorum,herkes sadece benim hassasiyetlerime göre yaşasın ve dünyadaki her şeyi benim hassasiyetlerime göre yeniden organize edelim lütfen (çalıntı tweet)
Barış Terkoğlu "TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Talip Akarsu: 'Ben artık bir yüksek lisans öğrencisiyim. Teğmen olmasam da bu akademik toplantıyı izlemek istiyorum' deyip NATO Genel Merkezi'ne akreditasyon başvurusu yapıyor.
Ankara'da NATO toplantısına katılıyor. Çok enteresan bir şey oluyor. Toplantı sırasında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin. üyelik delegasyonunda bulunan isim ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olup olamayacağı, Türkiye'nin Avrupa yoluna gidip gidilemeyeceği sorusu soruluyor.
AB delegasyonundaki üye diyor ki: 'Hayır. Türkiye, insan hakları ihlalleri, demokratik kriterler nedeniyle Avrupa Birliği'nden tamamen ayrı bir çizgide.'
Ve orada salonda kim el kaldırıyor? İzzet Talip Akarsu: 'Sayın diplomat, madem diplomasinizi insan haklarına, demokrasiye dayandırıyorsunuz; İsrail Gazze'de bu katliamları yaparken, İsrail ile kurduğunuz ilişkide aynı kriterleri uyguluyor musunuz?'
Siz bir teğmenin üzerinden üniformasını sökersiniz. Ama o gider, üzerinde takım elbise olduğu halde, kimseyi karalamadan, yalan da söylemeden, sorulması gereken bir soruyu sorar."
Ahh be Denizcim...O alaturka tuvalet var ya...Yaşlılar, hamileler, engelliler için öyle bir dert ki...Benim üç ayım alaturka tuvalet mücadelesiyle geçti.Sonunda çözüm olarak bana ortası delinmiş bir plastik koltuk verdiler. Bu çözümünde delik hizalama ve stabiliteyi sağlama sorunları vardı... Dilekçelerimden bıkmış olacaklar ki sonunda klozet olan bir hücreye geçtik...Bu arada o koltuk kuyruk sokumu kırığım için çok kullanışlı oldu...Sağolsunlar...
İyi olmana çok sevindim...
Nedendir bilmem içerde günler geçmek bilmiyor da haftalar aylar çok çabuk geçiyor...Geçiyor yani...Geçecek...Kitaplar, defterler, kalemler (bize renkli kalem yasaktı teröristiz diye) ve de boncuklar en iyi dostlar...Bu arada dışarıda o güzel annen babandan gayrı bir sürü anan, baban, kardeşin, teyzen, amcan, arkadaşın, yoldaşın oldu...Hepimiz seni çok seviyoruz...Sayende herkes biraz dilini yumuşattı...Toplumun mizah duygusu geri geldi sanki...Toplu terapi etkisi yaptın...Umudu,gülerek direnmeyi, cesareti hatırlattın...
Sırf bunun için bile sağolasın Deniz'im...💜💜💜 @idgoktas
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Trump:
"Biliyorsunuz bir Rahip Brunson olayı vardı. Travmatik bir olaydı. Uzun bir hapis cezası ile karşı karşıyaydı. Masum olduğunu düşünüyordum.
Birçok kişi aradı, hiçbir ilerleme olmadı. Ben Cumhurbaşkanı'nı aradım ve derhal serbest bıraktı."
🚨Periodista al cineasta Nikolaj Arcel: "¿Por qué su nueva película "La tierra prometida" es 100% nórdica? ... sin gente negra, sin diversidad.
Mads Mikkelsen: "Hmmm, bueno, la película se desarrolla en Dinamarca en 1750."
@mansuriscel Evet, partiye yapılan büyük ihanet yüzünden sinir krizi geçiriyoruz. Partinin seçilme ihtimalini yok ettiniz ve anlaşılan hiç bir zaman kazanma gündeminiz olmamış. Unutmayacağız, unutturmayacağız.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uzun zamandır hazırlık yaptığı DOA yani depozitosu olan ambalajlar projesi kapsamında üzerinde DOA logosu bulunan plastik ve cam ambalajların iade süreci önceki günlerde resmi olarak başlamıştı. Buna göre çeşitli yerlerde konumlanan DOA iade makinelerine bu ambalajları iade eden tüketicilere ambalaj başına 1 lira iade verileceği duyurulmuştu. Hem çevresel hem de maddi yönüyle büyük rağbet gören uygulama günlerdir konuşuluyordu.
Fakat vatandaşın 1 lira iade aldığını duyan ve adeta cebine göz diken üç harfli market zincirleri boş durmadı ve 3 Temmuz itibariyle tamamının organize bir şekilde bu ürünlere zam yaptığı ortaya çıktı. İzmir’deki bir tüketici de bu skandala dikkat çekmek için üç farklı zincir markete giderek suların aynı oranda zamlandığını ortaya koydu. İlk olarak Yıldız Holding’e ait Şok marketlere giden tüketici, önceki gün 5,25₺’ye aldığı suyun iade sürecinin başlamasının ardından zamlanacak 7,25₺ olduğunu böyle duyurdu. Tüketici daha sonra sırasıyla Bim ve A101 marketlere giderek benzer şekilde buralarda da suların zamlandığını ve birbirleriyle anlaşmışlar gibi aynı fiyata yükseltildiğini açıkladı.
Şimdi Ticaret Bakanlığı yetkililerini göreve çağırıyoruz! Rekabet kurallarına aykırı şekilde organize zam yapıp vatandaşın cebindeki 1 liraya bile göz diken bu marketlere gereğini yapmalısınız!
@ticaret
Turkey’s state broadcaster TRT altered the live translation of a question posed to NATO Secretary General Mark Rutte during coverage of the summit in Ankara.
📌The original question was: “You extensively praised the host nation. But we have seen in the past few days weeks, crackdown again on dissidents, on journalists, a comedian. Is Ankara still the best place to have a summit for liberal democracies and do you think it is a good occasion for leaders to address these issues with President Erdoğan.”
📌TRT broadcast this version instead: “You started your speech with nice words about the host country. At this point, there are criticisms regarding the judiciary in Turkey. What do you think about democracy in Turkey? And what do you think about Mr. Erdoğan’s administration?”
The discrepancy has drawn attention to questions of media accuracy and the framing of sensitive political issues on Turkey’s public broadcaster.
Mavi Marmara aktivisti Fevziye Şenoğlu ve aktivist Sabiha Baturay, NATO Zirvesi önlemleri kapsamında gece saat 04.00'te evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.
Doğu Demirkol’un apolitik bir tarzı var ve kendisi dindar biri. Haliyle ekteki şakası yüzünden tutuklanmıyor. Ama eğer Erdoğan’a eleştirel yaklaşıyorsanız Doğu Demirkol’a gösterilen müsamaha size gösterilmiyor.
O halde hukuk adamına göre işliyor.