15.196 maaş, ev kiram ise 15.000. 196 TL ile zengin bir yaşam umut ediyorum. #kırmızıkart'mış, tepkisizliğiniz iktidara gizli ortaklıktır @herkesicinCHP 😑
♈️Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir konuyu yazayım.
Çok uzun zamandır öncelikle kanser özelinde olmak üzere tonlarca makale, podcast, kapalı oturumlar vs. okuyorum, katılıyorum ve izliyorum.
Sürekli düşündüğüm bir konu vardı ve artık bundan eminim.
Dünyanın tüm sağlık
(1)
ardahan'da köle gibi kullanılan atlar kış geldiği için sırf biraz ot yemesin diye sokaklara bırakıldı. anadolu irfanı budur. kötüdür, bencildir, aşağılıktır. çünkü insanımız sadece birbirine değil, hayvanlara da cehennemdir...
Cengiz Holding Kazdağlarında katliama başladı❗Paylaşılan bu alanın tamamı kesilecek❗Köylüler topraklarını, elleriyle diktikleri çamlarının maden belasına katledilmesine karşı❗ Bilirkişi raporu bu madenin açılmasında herhangi bir 'kamu yararı yoktur' demişken bu neyin ısrarı❗
Bugün, CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ile görüştük. Sayın Özel’e, ziyareti nedeniyle teşekkürlerimi sunuyorum. Toplumsal birliğe, güçlü beraberliğe, adalete ve barışa susamış, ekonomik krizin yol açtığı yoksullukla boğuşan halkımızın yararına olduğuna inandığımız tüm konuları samimiyetle tartışma fırsatımız oldu.
Türkiye’de siyaset kanalları uzun yıllardır tıkalı durumdadır. Devlet işleyişi oldu bittilerle, Anayasa’ya aykırı uygulamalarla keyfi şekilde sürdürülmektedir. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “normalleşme, yumuşama” diye ifade ettiği sürecin ayaklarının yere basması, ete kemiğe bürünmesi isteniyorsa yapılması gereken ilk şey, hukukun üstünlüğüne her alanda saygı duymaktır. Bu olmadan siyaset kanalları da açılmaz, normalleşme zemini de oluşmaz.
Türkiye’deki sorunların çözüm yolu siyaset, çözüm kurumu da TBMM’dir. Sayın Özel’in ziyareti vesilesiyle bu konularda görüş alışverişinde bulunma fırsatını yakalamış olduk. Gelir adaletsizliğinden demokrasiye, dış politikadan Kürt sorununa, doğa haklarından emeklilerin, gençlerin, çocukların ve özellikle kadınların sorunlarına kadar birçok konuda verimli bir tartışma yürüttük, son günlerde açığa çıkan bebek katliamını ve sağlık sistemini ele aldık.
Ayrıca Türkiye’nin temel sorunlarının çözümünde siyasetin rol üstlenmesinin, diyaloğun ve iş birliğinin öneminin altını çizerek el sıkışma seremonisinin devamının gelmesi için siyasete şans tanınması gerektiğini ifade ettim. Bu aşamada, seçim hesaplarına girmeden, ittifak yarışlarıyla tartışmanın önünü kesmeden, barış için herkesin katkısının önemine değindim.
Sayın Özgür Özel ile yaptığımız bu anlamlı ve değerli görüşmenin absürt bir yönü vardı, o da görüşmeyi cezaevinde yapmış olmamızdı. Umarım Kobani ve Gezi kumpas davaları rehineleri başta olmak üzere, Sayın Selçuk Mızraklı ve Sayın Bekir Kaya dahil tüm siyasi tutsakların hakları bir an önce iade edilir ve özgürlüklerine kavuşurlar, bu zalimce adaletsizlik son bulur. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın İmamoğlu’na yönelik siyasi yasak girişimleri gibi yargısal operasyonlardan da artık vazgeçilir.
Bizler her şart ve koşulda demokratik siyasette ısrarcı olacağız ve demokrasinin, toplumsal barışımızın sağlanması için üzerimize düşen sorumluluğun gereklerini yerine getireceğiz.
Ayrıca, kurumsal işleyişimize uygun bir şekilde, görüşmenin içeriğini avukatlarım aracılığıyla DEM Parti Genel Merkezine aktaracağım.
Sayın Özel’e bu anlamlı ziyareti nedeniyle bir kez daha teşekkürlerimi sunarken kendisine başarılar diliyor, şahsında tüm Cumhuriyet Halk Partililere içten selam, sevgilerimi gönderiyorum.
Saygılarımla…
Selahattin Demirtaş
21 Ekim 2024
🔴 Eski MHP ilçe başkanı, cinayet soruşturmasında tutuklandı
✅ Godfather filminin hastane sahnesi Edremit’te gerçek oldu
✅ Aralarındaki alacak verecek meselesi nedeniyle Tugay Görmen, Emrah İmamoğlu’nu vurdu
✅ Edremit Devlet Hastanesi’nin ortopedi servisinde tedavi gören Emrah İmamoğlu, silahıyla hastaneye girip odasına kadar gelen Efe Acar tarafından öldürüldü
✅ İmamoğlu’nu yaraladığı iddiasıyla aranan Tugay Görmen aranırken, ağabeyi Halil Görmen tutuklandı.
✅ Halil Görmen, MHP’nin önceki Edremit İlçe Başkanı çıktı
✅ AKP MYK’da polis merkezlerinden şikâyet var!
✅ Vali’nin dikkat çeken özgeçmişi
BÜYÜTEÇ’te cuma yazısı
@DoguErgildogu@alptug46_ Doğu bey hocam, bizim ülkemizde "okumak" üniversiteye gitmek midir. Doktora yapmış, şeyhlere biat edenler, ırkçılık yapanlar vb. Artık aydın kültür ( entelektüellik) profesör olmakla alakalı değil. Umarım 'kaça kadar okudun' sorusunu geri çekersiniz. Saygılar.
İsrail'e yakıt ve endüstriyel ürün hammaddesi gönderiyorduk. Bu ortaya çıkınca güya ticareti kestik ve göndermemeye başladık.. mı acaba? Bakın, nasıl bir dümenle gönderiyoruz?
Bizim gümrükten çıkışta Filistin olarak kaydediliyor. Yolda İsrail olarak değiştiriliyor. Gemi İsrail limanına varıyor ve malzeme İsrailli alıcıya teslim ediliyor. Filistin'de bu iş için kurulu şirkete komisyon ödeniyor. Komisyoncu şirketler ya İsrail işbirlikçisi ya da zaten İsraillilerin.
Türkiye'den İsrail'e ihracat miktarı resmi kayıtlarımızda tamamen kesilmiş görünüyor ama İsrail'in Türkiye'den ithalatı resmi kayıtlarda kesilmiş görünmüyor. Bu tutarsızlık da aynı dümenden kaynaklanıyor. Çünkü gemi Türkiye'den çıkarken alıcı Filistin diye kaydediliyor ama yolda İsrail olarak değiştiriliyor. Türkiye ve İsrail danışıklı olarak ticareti bu şekilde sürdürüyor. Yakılan yıklan katliama uğrayan Filistin ise bu ticarette bir araç olarak kullanılıyor.
Filistin'e gıda ve ilaç göndermemiz bile İsrail tarafından engellenirken/kısıtlanırken yakıt ve endüstriyel hammadde ihracatımızın kağıt üzerinde %1214,47 artmış ve yaklaşık 13,14 katına çıkmış olmasının sebebi işte bu.
Aşağıdaki ürün grubu, örneklerden sadece bir tanesi. Diğerlerini de belgeleriyle yayınlayacağım.
Raporu TÜİK sayfasında kendiniz de görebilirsiniz: https://t.co/VZ3QhqBTLw
İsrail'e yakıt ve endüstriyel ürün hammaddesi gönderiyorduk. Bu ortaya çıkınca güya ticareti kestik ve göndermemeye başladık.. mı acaba? Bakın, nasıl bir dümenle gönderiyoruz?
Bizim gümrükten çıkışta Filistin olarak kaydediliyor. Yolda İsrail olarak değiştiriliyor. Gemi İsrail limanına varıyor ve malzeme İsrailli alıcıya teslim ediliyor. Filistin'de bu iş için kurulu şirkete komisyon ödeniyor. Komisyoncu şirketler ya İsrail işbirlikçisi ya da zaten İsraillilerin.
Türkiye'den İsrail'e ihracat miktarı resmi kayıtlarımızda tamamen kesilmiş görünüyor ama İsrail'in Türkiye'den ithalatı resmi kayıtlarda kesilmiş görünmüyor. Bu tutarsızlık da aynı dümenden kaynaklanıyor. Çünkü gemi Türkiye'den çıkarken alıcı Filistin diye kaydediliyor ama yolda İsrail olarak değiştiriliyor. Türkiye ve İsrail danışıklı olarak ticareti bu şekilde sürdürüyor. Yakılan yıklan katliama uğrayan Filistin ise bu ticarette bir araç olarak kullanılıyor.
Filistin'e gıda ve ilaç göndermemiz bile İsrail tarafından engellenirken/kısıtlanırken yakıt ve endüstriyel hammadde ihracatımızın kağıt üzerinde %1214,47 artmış ve yaklaşık 13,14 katına çıkmış olmasının sebebi işte bu.
Aşağıdaki ürün grubu, örneklerden sadece bir tanesi. Diğerlerini de belgeleriyle yayınlayacağım.
Raporu TÜİK sayfasında kendiniz de görebilirsiniz: https://t.co/VZ3QhqBTLw
İsrail ile ticaret nasıl devam ediyor?
Sadece son bir ayda İsrail'e 88 gemi yollamışız (ilk görsel). Ayrıca tam şu anda 4 gemi İsrail'e doğru seyir halinde (ikinci görsel). Bu bilgileri, uluslararası gemi trafiğini takip edebildiğimiz marinetraffic'ten az önce indirdim.
Peki nasıl oluyor da İsrail ile ticareti resmi olarak durduğumuz halde bu gemiler İsrail'e gidebiliyor?
Hem Erdoğan hem Netanyahu için yegane kutsal ticaret olunca zor olmuyor. Danışıklı dövüş ile hallediliyor. Anlatayım.
Bildiğiniz gibi, İsrail'in Gazze'ye saldırıları başladıktan Ticaret Bakanımız başta olmak üzere yetkililer ve onların güdümlü gazetecileri İsrail ile ticareti reddettiler ya da kılıf uydurmaya çalıştılar. 6 ay bu böyle devam etti. Bu süre boyunca katliamlarını sürdüren İsrail ordusunun her tür ihtiyacını karşıladık. Seçim yenilgisinin ardından bu ticaret yetkililer tarafından nihayet itiraf edildi ve durdurulduğu açıklandı.
Durduruldu mu? Hayır. Hem Türkiye hem İsrail hükümetleri karşılıklı olarak sert açıklamalar yaparken bir yandan da bu ticaretin nasıl devam edebileceğini planlıyorlardı.
Bir İsrail gazetesinden bir haberin linkini vererek başlayayım.
https://t.co/SorhQhvsdz
Türkiye'nin ticareti durdurma kararına İsrail de aynı şekilde karşılık vermişti. Ama ticaret bir şekilde devam etmeliydi çünkü İsrail'in çelik, çimento, hammade, yiyecek, giyecek ve diğer birçok ihtiyacı tarafımızdan karşılanıyordu. Bunu tamamen kesmek orada ciddi sıkıntılara yol açacaktı. Yakıp yıkıp onbinlerce insanını katlettikleri Filistin üzerinden halletmeye karar verdiler. İsrail, Türkiye'den ithalatı yasakladı ancak Filistin ile yapılıyormuş gibi devam etmesine izin verdi. Gazete haberine göre Türkiye'den yola çıkan geminin belgeleri Filistin olarak düzenleniyor. Gemi İsrail limanına yanaşıyor ve mallar İsrail'e teslim ediliyor. Bu yöntem için Filistin'de kurulu olan ve Türkiye'den yola çıkarken malın alıcısı olarak görünen şirkete %3-5 arası bir komisyon ödeniyor. Hepsi bu.
Bunu bir yerden daha doğrulayabiliriz. Birkaç gün önce @inanmutlu1
Ticaret Bakanlığı verilerini esas alan dış ticaret istatistiklerinde olağanüstü saçma bir şey fark etmişti. Katledilen, aç kalan, bombalanan, hayatta kalmaya çalışan Filistinlilerin bizden aldığı çelik, çimento vb ürünlerde astronomik artışlar vardı. İşte onun da sebebi bu. Ticaret Bakanlığı İsrail ordusuna gönderilen malzemeyi bile Filistin'e gidiyormuş gibi gösteren bir düzenleme yapmıştı. İsrail ile anlaşarak böyle bir yöntem seçilmişti. link: https://t.co/FJjNOCwbIa
Başka yöntemler de var. Örneğin Yunanistan, Romanya, İtalya gibi ülkelerde kurulu şirketler üzerinden İsrail'e sevkiyatları gerçekleştiriyorlar. Bu üç ülkeye bazı ürünlerin ihracatında kağıt üstünde görünen yüksek artışın kaynağı da bu.
Bir de İsrail'in petrol ve yakıt sevkiyatını yapıyor olduğumuz gerçeği var. İsrail kendi petrolü olmayan bir ülke. Tamamen dışa bağımlı. Bu ihtiyacını Azerbaycan'dan karşılıyor. Petrolün sevkiyatını yapmak da bize düşüyor. Karşılığında varil başına 80 sent (0.8$) alıyoruz. Bu konuda şu ana kadar 0 yaptırım uygulandı. Göstermelik bir yaptırım bile uygulanmadı. Çünkü biz İsrail'i zora sokacak hiçbir şey yapmadık. Sadece lafta atıp tutuyoruz, kınıyoruz, lanetliyoruz. Ne ihtiyaçları varsa karşılamaya devam ediyoruz. Filistin halkı için ise onların işine yarayacak hiçbir şey yapmadık. Sadece dua falan ediyoruz.
Mahkeme, 35 kişinin ölümünden sorumlu tutulan, 876'şar yıla kadar hapisleri istenen iki iş insanının yerini sordu
Hem emniyet hem jandarma yerlerini bilmiyoruz diye yazı gönderdi. Özetle bile isteye yakalamıyorlar. Haberdeki fotoğraflara bakarsanız nedenini anlarsınız👇