Elbette konuşacağım ey jurnalci! Sen bir haftada hazırladığın videona bir saatte cevap verilsin mi istiyorsun? Bu konuda da mı terazin bozuk? Şer'i muhakemeye davet ettim, icabet etmedin. Kurân’a göre bu münafıkların en bariz özelliğidir. Mübahaleye davet ettim, icabet etmedin. Kurân'a göre bu, hüccet karşısında delili olmayanların özelliğidir. Ben konuşacağım da jurnalci hoca, reis kulağınızı çektikten sonra sen konuşabilecek misin, onu göreceğiz!
Hayatım boyunca düşmanın mert olanına saygı gösterdim. Senin dünkü “İsrail Türkiye’ye girerse bunları dinleyenler İsrail’in yanında yer alır” ifadeni görünce, jurnalcilikten öte ahlaksız bir adam olduğuna ve aşağılanmayı hak ettiğine kanaat ettim. Bu ülkede dar ağaçları kurulduğunda sizin efendi babalarınız sistemin yanında, İskilipli Atıf’ın karşısında durmuştu. Senin de meyvesi olduğun ağaçtan farksız olduğunu tüm toplum görene kadar konuşacağım. Ayrıca İslam ümmeti içinde senin gibi sufi meşreplerin ihanetini anlatma fırsatı verdiğin için onu da sonuna kadar kullanacağım. Ama az sabır! Bak bakalım kimin tarihi bu ümmete ihanetle doluymuş.
Bu arada önden bilgi vereyim; benim demokrasi ve demokratları karşı tutumum bellidir, değişmez. Ancak toprağını müdafaa eden herkes şereflidir, ben de şerefli insanları desteklerim. Ben o konuşmayı yaptığımda rüzgâr Hamas'ın aleyhine değildi. Tam aksine aynı bugün olduğu gibi sevilip sayılıyordu. Ama sen, sistem Taliban’a öcü deyince Taliban’dan beri olan, sistem Taliban’a cici deyince Talibancı olan bir adam olduğundan, herkesi kendin gibi zannediyorsun. Merak etme jurnalci, bizim sana cevap veremeyeceğimiz hiçbir soru yok. Çünkü kapanmasından korktuğumuz vakıflarımız, milletvekili adayı olmaz diye endişe ettiğimiz yakınlarımız, tenzili rütbe alınca istifa ettiğimiz ama onu da Allah’ın ayetlerini okumaya bağladığımız bürokrasi dalaverelerimiz yok, ha birde mezun olunca işe sokulacak memur kadrolarımız yok... Biz rahatız, bakalım sen de rahat olacak mısın? Daha çok konuşacağız. Allah senin elinle tevhid davetini yayıyor ve burnunuz sürtse de tekfir, tevhidin bir cüzüdür...
Fatih Bey! Nereden başlasam düzeltmeye bilemedim. Ama çalışayım:
▪️ İsmim Salih değil Halis.
▪️ Babam Gaffar Okan cinayetinden mahkum değil.
▪️ El-Ezher kabul etmemiş iddianız doğru değil, El-Ezher'i sevmesem de orada öğrenciydim.
▪️ Tam aksine devletin bütün raporları benim El-Kaide ve IŞİD olamadığım yönünde; belgeleri Akit Tv'de paylaştım. İsterseniz şu dosyaya da bakabilirsiniz:
(https://t.co/3nbjB4DGk5)
(https://t.co/LxhkJKLief)
▪️ Verdiğiniz yanlış bilgiyi esas alalım: Ben 16 yıl ceza almışsam bunun dörtte üçünü yatmam gerekir. Bu da 12 yıl yapar. Son bir yıl şartlı tahliye, yani 11 yıl. Ben de yaklaşık 11 yıl yattım. Yanlış bilgileri esas aldığımızda dahi çıkmam gerekir. Ne istiyorsunuz yani, şeriatçıyız diye içeride çürüyelim mi?
▪️ Nasuh Mahruki’ye yapılmış bir zulüm varsa, onun mağduriyetini dillendirin. Bir başkası için, 'neden falanca da mağdur edilmiyor' safsatasına başvurup mızıkçılık diyebileceğimiz yollara tevessül etmeyin.
▪️ Siz dini değerlere hakaret eden bir insansınız, haliyle benim düşmanımsınız. Buna ek olarak gazetecilik ilke ve ahlakından uzak bir insansınız. Faydası olur mu bilmem; ahlaki ilkeleri Kurân’dan alan biz muvahhidler, kim olursa olsun zulme ses çıkarır, mağdur kim olursa olsun adil şahitlerden olmaya gayret ederiz. Tüm insanlığa rehber olarak gönderilmiş bu kitabın adalet ilkesini ilke edinin, mümin olmazsınız fakat ahlak öğrenirsiniz. Yakın zamanda, bizim mahalleden olup da sizinle aynı hastalıktan muzdarip birilerine şifa niyetine bu ilkeden yola çıkarak demişim ki:
''İslâm’da zulme verilen tepki, imanidir. Zulme, zulüm olduğu için tepki verilir, mazlumun kimliğine bakılmaz ve zulme tepki için kimseden onay alınmaz...” Bizim mahalleden olmayan Osman Kavala, Can Dündar, Ömer Faruk Gergerlioğlu’na zulmedilirken, Filistin için eylem yapan solcu gençler ters kelepçeyle göz altına alınırken neden izleyici durumundayız? (https://t.co/Wb3a2I8HXw)
▪️ Akit Tv'de anlattığım yargılama süreci dahi bu dosyanın nasıl siyasi bir dosya olduğunu, sizin gibi adaletten uzak, kulaktan dolma bilgilerle gazetecilik yapanların oluşturduğu algılarla bugünlere geldiğini anlardınız. Ancak zannımca benim anti laik, anti demokrat, anti kemalist; tevhidi ve şeriatçı kimliğim, bunları görmenize engel oluyor. Bu ülke sadece iktidar nedeniyle değil; sizin gibi baskıcı, kemalist ve önyargılarla yaşamaya mahkum kalem ve ekran sahipleri nedeniyle de bu halde...
Yanlış biliyor ya da yalan söylüyorsunuz. Konunun iki Türk askerinin yakılması ile alakası yok. Ürdünlü pilotun yakılması olayı üzerine Halis Hocaya soru soruluyor. Halis Hoca da bunun İslam tarihinde tartışıldığını, bir görüşe göre kısas olarak (yani yakılarak öldürülen birisinin katilinin yakılarak öldürülmesi) caiz olduğunun ileri sürüldüğünü anlatıyor. Fakat bu görüşü doğru bulmadığını caiz değildir diyen görüşü tercih ettiğini söylüyor. Tabi siz videoyu caizdir diyenlerin görüşünün anlatıldığı ve özetlendiği yerde kestiğiniz için ortaya böyle bir mana çıkıyor.
Hakimiyet meselesini de yanlış yorumluyorsunuz. Yeter ki şer’i bir düzen olsun. Başta kimin olduğunun bir önemi olmaz. Başta kimin olduğunun önemli olduğu sistem demokrasidir. Son cumhurbaşkanlığı seçiminde kimin aday olarak destekleneceği ve bu mesele ile ilgili arka planda yapılanları hatırlatmama gerek yok sanırım.
Yazınızda @Halis_Bayancuk Hoca ile ilgili birçok yanlış bilgi mevcut. Hepsini düzeltmek biraz uzun olur. Ancak bir tanesi var ki ona muhakkak değinmek gerekir:
Halis Hoca 2008 yılından beri ağır ceza mahkemelerinde 6 ayrı yargılama ile karşılaştı. Bunların hepsi terör örgütü yöneticiliği ya da üyeliği ile iddiası.
Bununla birlikte yargılamaların konusu herhangi bir eylem, eyleme hazırlık ya da eylemi övme değildir. Demokrasi karşıtlığı ve şeriat savunuculuğu olarak özetleyebileceğimiz inançların yazılı veya görsel olarak paylaşılmasıdır.
Altı ayrı yargılama bu süre zarfında üçe düştü. Çünkü mahkemeler şunu farkettiler ki aynı konuşmalar ya da yazılar farklı mahkemelerde ayrı suçlarmış gibi yargılama yapılmış.
Tabi olması gereken bu yargılamaların hepsinin tek dosya üzerinden yapılması idi. Ancak mahkemeler bunu yapmadılar ve üç mahkemede ayrı ayrı 12,6 yıl ceza verdi.
Fakat Yargıtay bu dosyaların hepsine baktı ve şu sonuca vardı:
Aslında ceza verilen bu dosyaların içeriği aynı. Ayrı ayrı ceza verilmesi usulen yanlış. Tek bir dosya altında toplanılmalı dedi ve dosyaları bozdu. Yargıtayın başka bir bozma gerekçesi ise ortada örgüt diyebilmemiz için gerekli kriterlerin gerektiği gibi incelenmemesi idi.
Geldiğimiz noktada ne oldu: Bütün dosyalar tek bir mahkemede birleşti. Halis Hoca hala tutuklu iken ve tutukluluğu da 11 yıla ulaşmış iken mahkeme tahliye kararı verdi. Çünkü hukuken bu mahkeme ceza vermek istese bile 12,6 yıl ceza verecek. O zaman zaten 11 yıl yatmış birisi cezasını bitirmiş sayılacak. Böyle bir kişinin hala tutuklu kalması nasıl izah edilebilir ki?
Olabildiğince kısa şekilde özetlemeye çalıştığım süreci aşağıdaki videonun 1:26:20 dakikasından itibaren dinleyebilirsiniz.
Son olarak birisinin uğradığı haksızlığı başkasının yaşadığı mağduriyet üzerinden anlatmak yaşadığımız coğrafya için çok selametli bir yol değil. Çünkü bu ülkede suçlanmak ve mahkum olmak için özel bir çaba sarfetmeye gerek yok.
https://t.co/FqPI0EVenk
Buyurun izleyin, karşılaştırın:
Yusuf (as) hakkında:
- Kral gerçekten kafir mi?
- Yusuf (as) ilkelerinden taviz vererek mi bakanlık yaptı?
- Yusuf (as) kralın hükümleriyle mi hükmediyordu?
- Yusuf (as) baskı altında mıydı? Yoksa dilediği gibi hareket eder, Allah'ın hükümleriyle mi hükmederdi?
- Yusuf'a (as) verilen temkin/iktidar tam olarak nasıldı?
- Yusuf (as) ile günümüzde bu kıssayı delil alanların yaptığı kıyas arasında bir alaka var mıdır?
@ihsanhocaresmi
Allah’a yemin olsun ki, ben Yusuf (as), Necaşi ve imanını gizleyen adama dair Hanzala'ya reddiye yaptıracaktım. Emir büyük yerden geldi, hanım 'çocuğu bulaştırma' dedi. Peki, o zaman iş başa düştü... Tevhidi sizin elinizle yayan Allah'a hamd olsun.
Herkese İhsan Hocanın videolarını dinletin; sonra yapılan reddiyeleri dinletin. İnsanlar aradaki farkı görsün. Tevhidin apaçık delilleriyle tağuti sistemi ve o sistemi ayakta tutanları meşrulaştıranların karışık, kapalı ve anlaşılmaz delillerini karşılaştırsın. Durduk yere birilerinin fikirlerini paylaşsak olmuyor; ancak madem isim verdiniz, biz de bazı görüntüler paylaşalım. Bakalım imanı izhar ile küfür izharı neymiş, hep beraber görelim.
Sizin elinizle hakimiyet tevhidini yayan Allah'a (cc) hamd olsun. Biz yüz yıl uğraşsak, hakimiyet konusunda toplumun bizimle sizi karşılaştırmasını sağlayamazdık. Sizin elinizle bunu gerçekleştiren arşına istiva eden El-Aliyy olan Allah'a hamd olsun.
@ihsanhocaresmi
Cumhuriyet’ten, başka ne yazması beklenirdi ki, yıllardır haber ahlaksızlıkları değişmedi. Haber başlığına gelince; Demokrasiden, fikir hürriyetinden bahsederler ancak icraate gelince onlar gibi düşünmediğinde, onların kabul ettiklerini kabul etmediğinde, onlar gibi giyinip onlar gibi yaşamadığında IŞİD, PKK, FETÖ vb. vatan haini, terörist olursun. Laiklik narası atan sizler laiklikle yöneten partileri eleştirmiyor musunuz? Onların laikliği ilerletmek için çıkaracağı yeni anayasayı olumsuz bulmuyor musunuz? Kendinizin kabul etmemesini fikir hürriyeti olarak adlandırıp, benimsemediğiniz insanların laikliği kabul etmemesini IŞID diye adlandırmanız başta ahlaka, vicdana, hukuka aynı zaman da sizin inandığınız laiklik anlayışana terstir. Lütfen fikir hürriyeti inancınızda samimi olun. Laikliği kabul etmek zorunda mıyız? Sizler İslam’ı kabul edip etmemede özgür olduğunuz gibi bizler de laikliği kabul etmiyoruz. Halis hocamız akit tv deki programda Laikliği kabul etmediğini, İslam ile taban tabana zıt olduğu yönde fikirlerini beyan etti. Toplum sizlerden daha adil, haber ahlakına uygun, hedef göstermeden objektif olarak haber yapmanızı bekliyor. Yalan haberlerle toplumun güvenini sarsmayın.
İhsan hocam hiç bir çağrıya cevap vermeyip sadece kendiniz söyleyip kendiniz dinliyorsunuz.
Bu şekilde spekülatif söylemler yerine;
"Oy verenler neden kafirdir?"
"Camiler neden küfür merkezleridir? sorularını ilmi bir masa da karşılıklı konuşulması daha uygun olacaktır.
Lütfen eğer hak ehli olduğunuzu düşünüyorsanız kaçak dövüşmek yerine, Halis Bayancuk Hoca'nın karşısına çıkarak "ilimle" cevabınızı veriniz.
İhsan Hocam, siz mübahele ve şer’i muhakeme konularında neye bağladınız? Attığınız iftiralar hususunda Halis Hoca sizi mübaheleye davet etti. İslam hukukuna göre -gayet iyi bildiğiniz gibi- ya evet der, iftiralarınızın arkasında olduğunu beyan edersiniz veya hayır diyerek iftiraları kabul etmiş olursunuz. İki yolun üçüncüsü yoktur.
Sonra garip olan ne; İhsan Hoca hükmüne çağrıldığı Kur’an’dan yüz çevirip muhatabını yine kurana çağırıyor. Bu kelimelerin yerini değiştirmek değil de nedir?
İhsan Hocam, umuyorum videonuz bu konulardan ibaret değildir. Çünkü bunları anlattığımız birçok ders kırpılmamış hali ile yıllardır kanallarımızda mevcut.
Asıl mesele muhakeme ve mübahele meselesine ne cevap verdiğinizdir. Bizi Kuran’a çağırıp muhakemeden kaçınmanızın bir izahı olmalı.
İhsan Hocam, umuyorum videonuz bu konulardan ibaret değildir. Çünkü bunları anlattığımız birçok ders kırpılmamış hali ile yıllardır kanallarımızda mevcut.
Asıl mesele muhakeme ve mübahele meselesine ne cevap verdiğinizdir. Bizi Kuran’a çağırıp muhakemeden kaçınmanızın bir izahı olmalı.
Hakaret etmedik.
Sadece bir hakikati hatırlattık.
Bu durumda bloklamak acizlik göstergesidir.
Siz muhaliflerinizi dinleyecek cesareti gösteremeyecek, kendiniz çalıp kendiniz oynayacaksınız öyle mi?
İhsan hoca @ihsanhocaresmi
Bu süreçte, hangi konu olursa olsun, ilmi ve usuli bir tavır sergilemek yerine, “mevcut tebayı koruma” adına Tevhid davetini ve davetçilerini karalamaya yönelik sloganik ifadeler ve demagojik tutumlar sergiliyorsunuz.
Halis hocamız özelinde bizleri Kur’an’a davet ettiğinizi söylüyorsunuz. Ancak kullandığınız üslup, ne yaşınıza ne de ilminize uygun bir üslup. Halis hocamız, sizi Kur’an ve Sünnet karşısında muhakeme olmaya ve adil bir kişinin hükmüne başvurmaya çağırmıştı. Siz ise konuyu asıl mecrasından saptırıyor, manipülatif bir tutum sergiliyor ve önceki videonuzda yaptıklarınız yetmezmiş gibi yeni ithamlarda bulunuyorsunuz.
Hocam böyle yapmayın. Aramızdaki ihtilafta Allah’ın (cc) ve Resûlü’nün (sav) hükümleri yeterlidir. Eğer kendi iddianıza gerçekten güveniyor ve tartışmayı gereksiz görüyorsanız, o halde mübahele davetine icabet edin.
İhsan Hocam, ( @ihsanhocaresmi ) çağrıldığınız mübahele ve şer'i muhakeme çağırısına icabet etmediğiniz sürece, söyledikleriniz-söyleyecekleriniz anlamsız, samimiyetten uzak ve kaynatmadır.
Önce iddialarınızın arkasında durmaya, mübahaleye çağrıldınız. Çektiğiniz cevap videosunda icabet etmek bir kenara geçiştirdiniz, topu taca attınız...
Sonra şer'i mahkemeye çağrıldınız. Son bulmayan iddialarınızın Kitap ve Sünnet'e göre noktalanması için... "İşittik ve ettik" tavrını sergilemek yerine icabet etmediniz, şu ana kadar.
Kur'an'ın bu iki hükmüne uymuyor, bizi de Kur'an'a uymaya çağırıyorsunuz.
Gelinen noktada ya bu iki çağrıya icabet etmeniz ya da iddialarınızdan dönmeniz gerekiyor.
Aksi halde cevap üstüne cevap videosu çekmeniz hiçbir şeyi değiştirmeyecek... Siz hala Kur'an'a icabet etmeyen ama bir taraftan da başkalarını Kur'an'a uymaya çağıran biri olarak zihinlere nakşedileceksiniz...
"Kitab’ı okuduğunuz hâlde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Akletmez misiniz?"
(2/Bakara, 44)
İhsan Hocam!
Mesele isim ve sıfat meselesi iken mevzuyu bambaşka noktalara çektiniz.
Her seferinde cevap aldınız ama ders çıkartamadınız.
Şimdi anladığımız kadarı ile meseleyi kökten çözecek muhakeme talebini de dikkate almayacaksınız. Bizleri Kuran’a davet ederken Kuran’anın hükümlerinden uzaklaşmak yakışmaz.
Halis Hoca sizi iddialarınız hakkında şer'i mahkemeye ve mübaheleye davet etti. Şu ana kadar icabet etmediniz.
Bir taraftan Allah'ın Kitabı'na ve Nebi'nin Sünnetine göre muhakeme olmaya icabet etmiyorsunuz.
Diğer taraftan da hükümlerine icabet etmediğiniz Kur'an-ı Kerim'e çağırıyorsunuz öyle mi?
Bu nasıl bir tutarsızlıktır?!
"İhsan Hocam, sen Kur'an'a icabet edeceksin evvela sen!"
Yüce Allah şöyle buyurur:
"Aralarında hükmetmesi için Allah’a ve Resûl’üne davet edilen müminlerin sözü: “İşittik ve itaat ettik.” demeleridir. İşte bunlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir." (24/Nûr, 51)
"Allah’a (cc) ve Ahiret Günü'ne inanmamış münafıklarla kalpten inanan müminlerin farkı ortaya konmuştur. Müminler, lehlerine veya aleyhlerine olmasına bakmaksızın, aralarında hükmetsin diye Kur’ân ve Sünnet’e çağırıldıklarında icabet ederler.
Münafıklar ise, çıkacak sonucun lehlerine olacağını düşündüklerinde çağrıya icabet eder; aleyhlerine olacağını düşündüklerinde veya emin olmadıklarında başka yollara başvurur, Allah’ın (cc) hükümlerinden yüz çevirirler."
(Tevhid Meali, Ayetin Açıklaması)
İhsan bey! @ihsanhocaresmi herhangi bir konuda davette bulunmanız için önce sizin karşı tarafın çağrısına ve davetine icabet etmeniz gerekmez mi?
Halis Hocanın kuran ve sünnet karşısında muhakeme ve mübahale çağrısına kulak vermediğiniz halde mi kurana çağırıyorsunuz?
DEMAGOJİ YAPMAYIN!
İHSAN ŞENOCAK’A BİR HATIRLATMA
Sayın @ihsanhocaresmi Duyurduğunuz üzere bir cevap videosu hazırlıyorsunuz. Ancak kanaatimce gözden kaçırdığınız bir husus var ki bunu size hatırlatmak istiyorum.
Bildiğiniz üzere @Halis_Bayancuk Hoca size cevap olarak hazırladığı ilk videosunda sizi açık bir şekilde mübadeleye davet etmişti. Ancak siz demagojik ifadelerle bundan yüz çevirdiniz. Elbette buna kimsenin diyecek bir sözü olamaz zira bizim iman ettiğimiz sizin de iman ettiğinizi iddia ettiğiniz kitap sizi bu çağrıya cevap vermekle yükümlü tutmamaktadır. (Şerî mahkeme kararı hariç) Bundan dolayı bu çağrıdan yüz çevirmenizin şerî olarak bir yükümlülüğü yoktur.
Ancak… Halis Bayancuk Hoca ikinci videosunda sizi apaçık bir şekilde Allah'ın kitabı ve Rasuülün sünneti üzere muhakemeye davet etti. Bu davete icabet etmek ise bizim iman ettiğimiz sizin de iman ettiğinizi iddia ettiğiniz kitaba göre apaçık bir şekilde vaciptir. Hatta Kuran’ı Kerim bu icabeti imanın gereği olarak isimlendirirken, bu çağrıdan yüz çevirmeyi/yan çizmeyi ise NİFAK olarak isimlendirmektedir. Allah (sb) şöyle buyurur:
“Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve Rasulüne çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü ancak 'İşittik ve itaat ettik' demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır.” (Nur Suresi: 51)
“Onlara ‘Allah'ın indirdiğine ve Rasule gelin' denildiğinde, o münafıkların senden kaçabildiklerince kaçtıklarını görürsün.” (Nisa Suresi: 61)
Sayın İhsan Şenocak… Bu bizim iman ettiğimiz sizin de iman ettiğinizi iddia ettiğiniz kitabın kesin nassıdır. Nassın bu açık hükmü, tarih boyuca ehli sünnetinden ehli bidatine, haricisinden mürciesine, eşarisinden maturidisine kadar Allah’ın kitabına iman ettiğini iddia eden hiç bir kimsenin üzerinde ihtilaf etmediği bir hükümdür. Bu yüzden sizden beklenilen, yalan, iftira ve tahriflerle dolu yeni bir cevap hazırlamak yerine üzerinde hiçbir ihtilaf olmayan apaçık hükme boyun eğmeniz ve Halis Bayancuk Hoca’nın çağrısına icabet etmenizdir.
Tüm Müslümanlar olarak bizim iman ettiğimiz sizin de iman ettiğinizi iddia ettiğiniz kitabın açık hükmüne boyun mu eğeceksiniz yoksa büsbütün O’ndan yüz mü çevireceksiniz merakla beklemekteyiz….
Halis Hoca sizi Kur’an’ın hükümlerinden olan mübahaleye çağırdı, icabet etmediniz. Daha sonra sizi Kur’an’ın hükümlerine muhakeme olmaya davet etti, yine icabet etmediniz. Şimdi de kalkmış, ‘Sizi Kur’an’a çağırıyorum’ diyorsunuz. Halis Hoca da zaten sizi buna çağırmıştı. Neden icabet etmediniz?
Bu bölümden anladığımız kadarı ile İhsan Şenocak Hoca muhakeme ve mübahale talebine cevap vermeyecek. Daha önceden yaptığı gibi toplumu kışkırtacak söylemler ile batıllarının üzerini örtmeye çalışacak.
Kuran’a davet etmesi de oldukça ilginç olmuş. Şimdiye kadar @Halis_Bayancuk Hoca Kuran ve sünnet dışında ne söyledi ki onu buna davet ediyorsunuz?!
Eğer birisi Kuran’a davet edilecek ise o siz olmalısınız. Sonuçta bize okumamızı tavsiye ettiğiniz kitapların bidat ve hurafeler ile dolu olduğunu hepimiz sayenizde öğrenmiş olduk.