Murathan Mungan’ın dediği gibi
“O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar dibe çöker. Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.
O boşluk doldu sanırsınız
Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir.”
Şaşırtıcı bir şey öğrendim: Üzüntü veya imtihan anlarında gelen uyku, acımızı hafifletmek için Allah'ın bir lütfudur.
“Sonra o kederin ardından üzerinize içinizden bir kısmını bürüyen bir güven ve uyku indirdi.”
Âl-i İmrân / 154
Öldükten sonra insanların hayatına nasıl da rutinde devam edeceğini, dünyanın nasıl herhangi bir şekilde devam edeceğini bilseydin bu kadar harap etmezdin ömrünü. Etme. Sen varsın diye var dünya. Sen yok o da yok…
büyümek ne zormuş, aniden biten arkadaşlıklar, ilişkiler, yanlış yerlere verilen fazla değerlerin yükleri, hayal kırıklıkları, düşüşler, sorumluluklar. insan olmak kolay değil, yaşamak kolay değil. bunca zorlukta güzel kalabilenler aslında kolay bir şey yapmıyorlar. tebrikler
üç dört sene önce bir şeyler yapmak kolaydı. akşam eve gelirdin bu kitabı okuyacağım derdin ve okurdun. şimdi şu basit şey bile o kadar çok çaba istiyor ki.
Gurbetin en zor yanı, annenin ve babanın yaşlandığına şahit olamamak, sevdiklerinin iyi kötü hiçbir anında yanında duramamak… Gurbet, hep bir şeylere geç kalmak…
Kalabalıklar arasında attığın kahkahanın içten içe gerçek olmadığını farkettiğin bir an var. Durup etrafı izlerken, ne oluyor diye bir düşünmeye başlıyorsun. Arkası boşluk. Eve gidip yatağa uzandığın anla uykuya daldığın an arasında büyüyen, içine seni hapseden kocaman bir boşluk