Bugün cumhuriyetimizin kuruluşunun 103’üncü yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz.
Aziz milletimizin, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan tüm vatandaşlarımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele kahramanlarımızı ve vatanımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Kendi teknolojisini geliştiren, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerini artıran, enerji arz güvenliğini güçlendiren, ulaştırma altyapısını çağın gereklerine göre yenileyen ve üretim kapasitesini sürekli büyüten ülkemiz, daha güçlü bir geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemektedir.
86 milyon olarak ortak değerlerimiz etrafında kenetlenerek Türkiye Yüzyılı hedefimizi kuvveden fiile geçirecek, gök kubbemiz olarak gördüğümüz Türkiye Cumhuriyeti’ni çok daha aydınlık yarınlara hep birlikte taşıyacağız.
Türkiye, hamdolsun bugün dünden daha güçlüdür; inşallah yarın çok daha güçlü, çok daha itibarlı, her alanda çok daha etkin olacaktır.
Allah’ın izniyle içinde bulunduğumuz asra Türk milleti mührünü vuracaktır.
https://t.co/IHtMHyXBCG
Aynı ruh ve aynı yürekle... 🇹🇷
Bir asır evvel yedi düvele karşı verilen Milli Mücadele'yi bugün gençlerimizle birlikte teknoloji geliştirerek sürdürüyoruz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve sayısız kahramanımıza rahmetle...
#29EkimCumhuriyetBayramı'mız kutlu olsun.
Cumhuriyet, her nesilde yeni eserlerle büyüyen ve Türkiye’nin geleceğine ışık tutan büyük bir mirastır.
Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümü kutlu olsun! 🇹🇷
Hiç kimsenin endişesi, tereddüdü olmasın…
Bu hareketin bahtı da yolu da inşallah açıktır.
Türkiye’nin son 25 yılına nasıl mührümüzü vurduysak gelecek çeyrek asrına da gelecek yüzyılına da biiznillah biz damga vuracağız.
AK Parti ve Cumhur İttifakı, yoluna güçlenerek devam edecek.
Allah’ın izniyle, milletimizin destek ve hayır duasıyla bu ülkeye, bu millete daha nice yıllar hizmet edeceğiz.
Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin.
Dün de ifade ettim: Biz başkalarına benzemeyiz.
Onlar baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar, belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar.
Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikâbı, her türlü kirli, pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara sahip çıktılar.
İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar.
Daha bizim söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar.
Şimdi çıkmış, kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar.
Onlara diyorum ki hadi oradan.
Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız?
Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın; şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.
İster piyasa manipülasyonuyla, borsa oyunlarıyla ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, hukukuna, malına mülküne el uzatırsa karşısında bizi ve devleti bulur.
Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın, biz onlara benzemeyiz.
Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil; işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır.
İnşallah o günler de gelecektir.
Bugün bir kez daha söylüyorum:
Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız.
Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız.
Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır.
Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum. #UNGA81
Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.
Geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a 250 bin insan hayatını kaybetti.
Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.
Yalnızca Gazze’de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz, İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu.
Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.
ABD Başkanı Sayın Trump’ın gayretleri ve bizim de dâhil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1.500’ü aşmıştır.
Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir; bu insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir.
Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı bu görevini icra edemez hale gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. #UNGA81