İspanya Başbakanı Pedro Sánchez:
"Sağcı ve aşırı sağcı kesime sesleniyorum: Dünyayı ateşe verenleri destekleyip, sonra o yangının çıkardığı dumandan şikayet edemezsiniz.
Hem pastam dursun hem karnım doysun diyemezsiniz."
"Milli Takımımız Dünya Şampiyonası Finalinde" bu cümle bile yeter be. Düzenli olarak bu ülkeyi gururlandırıyorsunuz, çabanızla emeğinizle kendinizi çoktan ispat ettiniz sağolun var olun #FileninSultanları
Bir nesle ilham, bir millete gurur. Bugün kupayı kazanamamış olsak da siz gönüllerimizin şampiyonusunuz. 🤍
Hepinize teşekkür ediyoruz Filenin Sultanları… 🇹🇷
Bursa yanıyor, Karabük yanıyor, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir yanıyor. Köyler, hayatlar yanıyor, ağaçlar, böcekler, kuşlar, hayvanlar yanıyor. Milyonlarca canlı yok oluyor. Ormanlar yok oluyor.
Gözümüzün önünde cayır cayır yanıyor memleketimiz, saray seyrediyor.
Beceriksizlik falan değil bu.
Düpedüz tercih.
Orman Genel Müdürlüğünü rezil rüsva ettiler. Yeterli personeli yok, kaynağı yok, bütçesi yok, liyakat yok, kelle koltukta çalışan personeline hakkını veren yok.
Başına kayyum atayıp çökertmek için canla başla çalıştıkları Türk Hava Kurumu’nun filosunu da darmaduman ettiler.
Koskoca! devletin 27 minik yangın uçağı, 105 tane de helikopteri var. Pardon devletin de değil, yarısı kiralık. Şirketler para kazansın diye kiralamayı seçiyorlar. Gece çalışabilen uçaklara zaten anca katalogdan bakıyoruz.
Yangın uçağı almaya neden bütçe ayırmıyorlarsa yanan ormanların şevkle maden ve turizme açılması da aynı sebepten oluyor.
Sadece çürümüşlükten ya da beceriksizlikten yaşamıyoruz bunları.
Bu memlekete bunu reva gördükleri, bunu seçtikleri için yaşıyoruz.
İçim yanıyor.
#BursaYanıyor
#KarabükYanıyor
Doğru… Ve kim yaparsa yapsın kabul edilebilir bir tarafı yok bunun…
Fakat; çoluk çocuk, genç, yaşlı 55 bin Filistinliyi katleden, faşist, ırkçı, soykırımcı bir devletin bakanısın sen! Hem alçak, hem yüzsüzsünüz. Tarih sizin kadar aşağılığını çok az gördü.
Kötü insanlar öfke kusar ya da yapış yapış yalakadırlar çıkarları gereği!
İyi insanların ise öfkesi de, sevgisi de yakışıklı ve güzeldir; çünkü sahicidir.
Özgür Özel
#FerdiZeyrek
Deniz Gezmiş ve Abdullah Gül Arasındaki İlişkiyi Biliyor Musunuz ?
Birinin adı Deniz Gezmiş‘ti Ankara’dan.
Diğerinin adı Abdullah Gül, Kayseri’den.
1960 yılı sonralarında yolları İstanbul Üniversitesi’nde kesişti.
Hukuk Fakültesinde okuyan Deniz Gezmiş sol görüşlüydü.
Öğrenci lideriydi.
Fikir Kulüplerinin önde gelen isimlerinden.
İktisad Fakültesinde okuyan Abdullah Gül ise sağ görüşlü.
Milli Türk Talebe Birliği üyesi.
İslamcı grubun Akıncılar cephesinden.
Yıl 1968 idi.
Temmuz sıcağı..
Amerikan 6. Filosu İstanbul boğazındaydı.
Savaş gemileri Dolmabahçe açıklarına demir atmıştı.
Amerikan askerleri karaya çıkmış, İstanbul genelevlerinde cirit atıyordu.
Yanki, Yüksek Kaldırım’da ve Beyoğlu Abanoz sokakta zevk alemleri yaparken, polisin dışarda onların güvenliğini alması bardağı taşırmıştı.
Tepki büyüktü.
Sol görüşlü öğrenciler “6.Filo Defol” mitingleri yapıyordu..
Sağ görüşlüler ise buna karşı çıkıyordu.
İki grup sürekli kavga ediyordu.
Gazeteler linç manşetleri atıyordu.
“Kızılları boğmanın vakti geldi”
“Ya susturacağız, ya kan kusturacağız”
Genelkurmay kışlalarda broşür dağıtıyordu.
“Amerika’yı sevmeyen komünisttir.”
İstanbul Üniversitesi barut fıçısı gibiydi.
Birgün Deniz Gezmiş ve Abdullah Gül‘ün içinde bulunduğu gruplar karşı karşıya geldi.
Bir yanda Nazım Hikmet‘in çocukları.
Diğer yanda Necip Fazıl‘ın.
Taşlar, sopalar, tekme, tokat..
Fikirler değil yumruklar konuştu.
Zaman zaman da silahlar.
Ertesi gün Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Abdullah Gül ve arkadaşlarının fotoğraflarını okulun duvarlarına astılar.
Altına da tek cümle yazdılar.
“Faşistler giremez”
Abdullah Gül o günden sonra 6 ay okula ara vermek zorunda kalmıştı.
Yıllar geçti..
Amerikan Emperyalizmine hayır diyen sol görüşlü öğrenciler bir bir yok edildi.
Fikir Kulüplerinde yetişenlerin önü kesildi.
Kimi kahpe bir pusuda öldürüldü.
Kimi işkencede son nefesini verdi.
Kimi de Denizler gibi darağacına gönderildi.
Bazıları onlarca yıl hapis yattı..
Bazıları da köşesine çekildi.
Peki sağ görüşlü, özellikle islami cepheden öğrencilere ne oldu?
Abdullah Gül devletin zirvesine, Cumhurbaşkanlığına kadar yükseldi.
Ve diğer Milli Türk Talebe Birliği üyeleri.
Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, Beşir Atalay, Abdülkadir Aksu, Hüseyin Çelik, Ahmet Davutoğlu, Numan Kurtulmuş, Fehmi Koru, Abdurrahman Dilipak, Kadir Topbaş ve daha niceleri.
Hepsi önemli yerlere geldi.
Devlet onlara teslim edildi.
44 yıl önce...
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan darağacında can verdiler.
İşlerini cellada bırakmadılar..
Sehpalarını kendileri tekmelediler..
Onların mahkeme salonunda söyledikleri bir söz, bugün bile unutulmadı...
“Türkiye’de gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunanlar varsa, bunlar ancak Amerikan emperyalizmi ile iş yapan çıkarcılardır.”
Alıntıdır
Deniz-Yusuf-Hüseyin…
ellerindeki bağımsızlık bayrağı şimdi 15-16 yaşındaki gençlerin elindedir.
Eşit-özgür bir ülke için söylenen tüm şarkılar-okunan tüm şiirler gibi…
#6mayıs