KAMUOYUNA VE DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIMIZA;
TSK’nın temel direği, ordumuzun şerefli ve fedakâr mensupları olan astsubaylarımızın, görev yaptıkları kışlalarda “üst” konumunda olanlar tarafından şiddete, hakarete ve tehdide maruz kalması asla kabul edilemez bir durumdur. Bugün, ordumuzun disiplin anlayışıyla asla bağdaşmayan, insan onurunu hiçe sayan bir olayı ve ardından yaşanan hukuksuzlukları kamuoyuyla paylaşmak zorundayım.
Doğu bölgemizdeki bir tugayımızda, araç çalıştırdığı gerekçesiyle bir astsubay üstçavuş meslektaşımız, tugay komutanı tarafından "geri zekalı", "aptal" gibi çirkin ifadelerle hakarete uğramış, boğazı sıkılmış ve tokatlanmıştır.
Üstelik bu olay, kamera kayıtlarıyla sabittir ve meslektaşımız aldığı darp raporuyla bu durumu belgelemiştir.
Sormak isteriz: Kışlalarımızda astsubaylarımızı koruması gereken komutanlık makamı, ne zamandan beri şiddetin merkezi haline gelmiştir?
İşin daha da vahim olan kısmı, meslektaşımızın hak arama yoluna girmesiyle başlayan sindirme sürecidir.
Meslektaşımız, olayı yargıya taşıyacağını ifade edince, tugay komutanı tarafından "sen savcıya gidersen, ben de seni başsavcılığa şikayet ederim" diyerek tehdit edilmiştir. Ardından, bir kolordu komutanı ve bir tugay komutanının beraberce başsavcılığa gitmesi, hukuk mekanizmasının üzerinde bir baskı unsuru oluşturulmak istendiği izlenimini vermektedir.
Daha da ibretlik olanı ise, meslektaşımızın bu durumu bir avukatla paylaşmasını "ketum davranmamak" olarak nitelendirip, avukata vekalet verdiği için ceza kesilmesidir. Kendi hakkını savunması için avukatıyla görüşen bir askeri, "yetkisiz kişiyle görüştü" diyerek cezalandırmaya kalkmak, hukukun evrensel ilkelerine ve akla aykırıdır.
Bir avukat, nasıl "yetkisiz kişi" olarak görülür? Bu zihniyet, astsubayın adalete erişimini engelleme çabasıdır.
Milli Savunma Bakanlığı, kamera kayıtları ortadayken darp konusunda soruşturma izni vermiş olsa da, hakaret ve tehdit gibi en az darp kadar ağır olan suçlar için "yeterli delil yok" bahanesiyle soruşturma izni vermemiştir.
Askeri Ceza Kanunu ve TCK hükümleri açıkken, general statüsündeki bir komutanın bu eylemlerinin soruşturulmasının önünün kesilmesini kabul etmiyoruz.
**TEMAD olarak altını çiziyoruz:**
* **Adalet, hiyerarşi ile sınırlı değildir.** Hiçbir makam ve mevki, astsubaylarımıza şiddet uygulama veya onları tehdit etme hakkını vermez.
* **Hakkını arayan astsubayımıza ceza vermek, baskıcı bir yöntemdir ve derhal bu yanlıştan dönülmelidir.**
Danıştay’ın, bu hukuksuzluğa "dur" diyeceğine ve hakaret/tehdit suçlarının da yargı önüne taşınmasının önünü açacağına inancımız tamdır.
Bizler, ordumuzun disiplinini ve hiyerarşisini en iyi bilen, hayatını bu disipline adamış insanlarız. Ancak disiplin, hiçbir zaman bir astın darp edilmesi, aşağılanması ve hak arama hürriyetinin elinden alınması değildir.
Bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Meslektaşlarımızın sahipsiz olmadığını, hukuk önünde haklarını sonuna kadar savunacağımızı tüm kamuoyunun bilgisine sunarım.
Cahit KOCA
TEMAD Genel Başkanı
@tcsavunma@TBMMGenelKurulu@Akparti@herkesicinCHP@MHP_Bilgi@iyiparti@RTErdogan@tcbestepe@iletisim@adalet_bakanlik@dbdevletbahceli@eczozgurozel@kilicdarogluk@MDervisogluTR@TSKGnkur@turkarakuvetler@anadoluajansi@ankahabera@ihacomtr@trthaber@ntv@Haberturk@nowhaber@nowtvturkiye@szctelevizyonu@gazetesozcu@nefesgazete@halktvcomtr@Haber7
📌Astsubay emeklileri haklarını istiyor….
E.Per. Kd. Bçvş. Ergün Erdoğan’dan gelen bir mesaj. Silahlı Kuvvetlerin bel kemiği Astsubayların emeklilikte yaşadığı mağduriyet duyulsun diye özetleyerek paylaşıyorum:
Bugün Yarbay, Albay, Kıdemli Albay ve general rütbelerindeki askeri şahıslar emekli olduklarında;
Kadrosuzluk tazminatı
Makam tazminatı
Temsil Tazminatı
Görev tazminatı
ve bunlara ilave yüzdelik ödeme,
adı altında çeşitli ödemeler almaktadır.
Oysa muvazzaflık döneminde hem subay hem astsubay personelin aldığı temel tazminat ödemesi Hizmet Tazminatı ödemesidir. (Rütbe bekleme süreleri 3 yıl olan personel için) Son düzenlemesi de yaklaşık 30 yıl önce 19/12/1996-KHK-568/2 md. ile yapılmıştır.
Asıl çelişki burada başlamaktadır.
Emeklilik sonrası verilen bu tazminatların isimlerine bakıldığında sistemin ne kadar tartışmalı olduğu görülmektedir.
Bando sınıfı albayın ya da askerî okulda görev yapan bir öğretmen albayın aynı görevi yapan astsubaydan, teğmenden farklı “makam tazminatı” alması hangi makamın karşılığıdır?
“Görev tazminatı”, "Temsil Tazminatı" ve “Makam tazminatı” denilen ödemeler yalnızca belirli rütbeler için midir?
Ast rütbelerde görev yapılmıyor mu?
Amir astsubayların makamı yok mu?
Üniformaları bir şey temsil etmiyor mu?
Sınırda nöbet tutan, operasyon bölgesinde görev yapan, tankın başında, gemide, uçuş hattında çalışan astsubay görev yapmıyor mu?
Tazminat isimleri dahi mevcut sistemin adalet duygusundan uzaklaştığını göstermektedir.
“Kadrosuzluk tazminatı” denilen uygulama ise ayrı bir tartışma konusudur. Sanki bu personelin kadrosu kaldırılmış gibi bir anlam taşımaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir. Bu kişiler doğal emeklilik sürecine girmiştir. Bu nedenle birçok personel tarafından bu isimlerin, belirli rütbelere ek ödeme yapılabilmesi için oluşturulmuş teknik tanımlar olduğu düşünülmektedir.
Bugün gelinen noktada en büyük sorun maaş dengeleridir.
Emekli bir Kıdemli Albay, muvazzaf bir teğmenin maaşına yakın gelir elde edebilirken; emekli bir astsubay çoğu zaman görevdeki bir astsubay çavuşun maaşının yarısına bile ulaşamamaktadır.
Adaletsizlik tam da burada başlamaktadır.
1. Yıllarca SGK'ya ödediği primlerin karşılığı değildir.
Örneğin; 30 yıl 9 aydan emekli bir Asb.II.Kad.Kd.Bçvş bir aynı süreden emekli bir Kd.Albaydan yalnızca %10 az prim ödemesine rağmen emeklilikte ödediği prime göre %71 daha az emekli maaşı almaktadır
2. 2026 yılı itibarı ile 36 yıl üzerinden emekli olan Kd.Albay %66,44 , Asb.II.Kad.Kd.Bçvş %47,96 , Uzman Çavuş %59,58 son maaşlarına oranla emekli maaşı almaktadır. Bu durum adalete, hiyerarşiye hatta matematiğe bile uymamaktadır.
3. Görev sırasında bir Kd.Albay ile Asb.II.Kad.Kd.Bçvş. Maaş oranı 1980'li yıllarda 1,10 civarı iken artık 1,37 farka ulaşması, emeklilikte bu farkın 1,80'nin üzerine çıkmasının da adalet, hukuk, hizmet, hiyerarşi ve matematikle ilgisi yoktur.
Emeklilik ikinci hayattır. Hukukun üstünlüğü mü, üstlerin hukuku mu sorusu burada anlam kazanmaktadır.
Adalet isim olarak vardır; ancak uygulamada tek taraflıdır.
Geç gelen adalet adalet değildir.
Tek taraflı adalet de adalet değildir.
Birçok meslektaşımız kredi borç batağında, evini geçindiremiyor, çocuğunu evlendiremiyor, kirasını ödeyemiyor. Aile düzenleri bozulmuş, yuvalar dağılmış örnekler mevcuttur. Bunları söylerken dahi insan üzülmektedir.
Buradan ilgililere, yetkililere ve etkililere soruyorum:
Bu adil olmayan uygulama ne zaman son bulacaktır?
“Çalışmalar devam ediyor” denilerek sorunların ötelenmesi artık kabul edilebilir değildir.
Astsubayın imzası olmadan uçak uçamaz, helikopter kalkamaz, tank ve silah sistemleri görev yapamaz.
Ordunun tamamı, trilyonluk malzemenin zimmet sorumluluğu ondadır. Mehmetçiğin eğitimi, disiplini, atışı ve her branştaki sorumluluğu onun omuzlarındadır.
Ancak bu önemli statü özlük hakları bakımından unutulmuş, görevi ile uyumlu statüsel hakları tam olarak tanımlanmamış, ekonomik kazanımı kısıtlanmış durumdadır.
KAMUOYU DUYURUSU
11 Mayıs 2026 tarihinde yapmış olduğumuz Basın Açıklamasında belirttiğimiz gibi ; Ordu Yardımlaşma Kurumu tarafından açıklanan 2025 yılı nema oranı %37.1 kabul edilebilir bir nema oranı değildir.
Tüzüğümüzün derneğimize yüklediği sorumluluğun gereği olarak üyelerimizin haklarını korumak maksadıyla TESUD, TEMUD, EMUJAD , DMS ve OYAD’a “Açıklanan düşük nema" konusunu görüşmek ve birlikte harekat tarzı belirlemek için toplantı talebimiz iletilmiştir.
Tüm bileşenlerin olumlu cevap vermeleri üzerine 22 Mayıs 2026 Cuma günü TEMAD Genel Merkezinde toplantı icra edilmiştir.
Toplantıya TESUD, TEMUD, EMUJAD fiilen katılmış olup DMS il dışında olmaları sebebiyle telekonferans ile uzaktan katılmışlardır. OYAD derneği ise toplantıya iştirak edeceğini beyan etmesine rağmen katılmamıştır.
Yapılan toplantıda bileşenler olarak ;
- OYAK tarafından açıklanan nema oranı ile ilgili haziran ayında bilgilendirme toplantısı talep edilmesi,
- OYAK tarafından yapılacak bilgilendirme toplantısı neticesinde yeni yol haritasının belirlenmesi için bileşenlerimizle yeniden değerlendirme yapılması,
- OYAK tarafından yapılacak düşük nema açıklaması ile ilgili makul bir sonuca ulaşılamaması , toplantı talebimizin karşılanmaması halinde demokratik haklarımızın kullanılması konularında mutabakat sağlanmıştır.
- Bilgilendirme toplantısı talebimiz 22 Mayıs 2026 tarihinde yazılı olarak OYAK Genel Müdürlüğüne iletilmiştir.
Toplantıya katılan tüm bileşenler tarafından mevcut konuda birlik ve beraberlik içerisinde hareket edilmesi kararlaştırılmıştır.
Gelişmelerden tüm meslektaşlarımızın haberdar edileceğini silah arkadaşlarımıza saygıyla duyururuz.
@TesudMerkez@TEMUD_2024@EMUJAD06@dmssendikasi@oyak_kurumsal@OYADDernegi@Akparti@herkesicinCHP@MHP_Bilgi@iyiparti@zaferpartisi@SaadetPartisi@anahtarparti@kutlupartiresmi@devapartisi@bbpgenelmerkez@GelecekPartiTR@rprefahpartisi@tipgenelmerkez@_DemokratParti@BTP_Parti@TECPARorg@DSPGenelMerkez@Vatan_Partisi@tcbestepe@TC_icisleri@tcsavunma@TSKGnkur
Şimdi bak;
Muayeneye gittin. Ampülü eksik dediler. E satın alayım...
Burada yok, çık git tekrar randevu al gel...
Ekonomik kayba bak.
Yetkili servislere veya teşekküllü tamircilere bu iş verilirse, eksiklik hemen orada da tammalanır.
Bu nedir yahu Komünist sistem gibi, bugün git yarın gel...
Üstüne bir de vatandaş dayak yiyor, kötü muameleye tabi tutuluyor. Bak bunun kanayan bir yara olduğunu elim olay vesilesiyle gördük.
Düzenleme şart.
#TÜVTÜRK
tekrar Karayolları Genel Müdürlüğüne bağlanmalıdır Devletin kadrolu Mühendisleri , Teknisyenleri eliyle Araç muayene işlemleri yapılmalıdır
#AnkaradaPoliseAdalet
Değerli meslektaşlarım, kıymetli kardeşlerim...
TÜVTÜRK muayene istasyonunda yaşanan ve hepimizin yüreğini yakan vahşetle ilgili olarak, Allah izin verirse yarın KOLLUKDER olarak Ankara’da olacağız...
Öncelikle merhum meslektaşımızın kıymetli eşiyle bir araya gelerek başsağlığı dileklerimizi iletecek, kendilerine her türlü desteği sunduğumuzu bizzat ifade edeceğiz. Ardından merhum meslektaşımızın kabrini ziyaret ederek dualarımızı edeceğiz.
Herhangi bir aksilik olmazsai kabir ziyaretimizin akabinde, bu vahşetin yaşandığı TÜVTÜRK istasyonuna giderek meslektaşımızın katledildiği yere karanfil bırakacak, olay yerinden canlı yayın yaparak kamuoyuna sesleneceğiz...
Bu konuda ilgili makamların zorluk değil kolaylık gçstermesini beklediğimizi özellikle ifade etmek isteriz...
Bu süreçte emekli polis ve asker meslektaşlarımızı da yanımızda görmek istiyoruz...
Bu çağrı bir gösteri değil, bir vicdan ve adalet çağrısıdır...
Bu işin peşini asla bırakmayacağımızı özellikle ifade etmek isteriz... Kim sorumluysa, kim ihmaliyle ya da fiiliyle bu vahşetin parçası olduysa; en ince ayrıntısına kadar kamuoyunun gündemine taşıyacak, gerekli tüm merciler nezdinde suç duyurularında bulunacağız...
Merhum meslektaşımızın mekanı cennet olsun rabbim ailesine sabırlar versin inşallah..,
KOLLUKDER
Kolluk Kuvvetleri Personeli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
@EmniyetAnkara@AnkaraValiligi
@KollukDer @YalcinDoganVHP@turan3400@Asli3616 @turkish_vari @CryptooSeneR
Eski arabaya binmekten utanıyorsun.
Sefer tasıyla işe evden yemek götürmekten utanıyorsun.
İndirim var mı? diye sormaktan utanıyorsun.
Ama;
❌ Bankaya gereksiz faiz ödemekten utanmıyorsun.
❌ Ay sonunu getirememekten utanmıyorsun.
❌ Geleceğini gereksiz yaptığın borçla ipotek altına almaktan utanmıyorsun.
Utanılacak şey tasarruf etmek değil, Yönetememektir.
Tasarruf eden, geleceğini güvence altına alandır.
#tasarruf @MertBasaran_inv #banka
Ufak bir bar’ın sahibiyim.
Geçen akşamüstü bir müşteri geldi, kelli felli birine benziyordu.
Hafızamı biraz zorlayınca tanıdım.
Buyurun dedim,
-“Bugün çok gergindim, rahatlatıcı bir şey istiyorum,
ne tavsiye edersiniz” dedi.
Tam yerine geldiniz dedim. Ülkede en ucuz viskiyi biz satarız dedim.
18 yıllık viskimiz var.
-“Öylemi, ne kadar dedi” ?
-Bir shotu 200 TL dedim.
-O gerçekten çok ucuzmuş, duble olsun” dedi.
Hay, hay dedim.
Bardağınız var mı ? diye sordum. “Kim yanında bardak taşır tabii ki yok” dedi.
-Bizim bardaklar var efendim, 100 TL.
Şaşırdı ama tamam dedi.
İçkisini aldı bardan masaya geçip oturdu.
Efendim internet den 10 TL rezervasyonuz yoksa masa ücreti 100 tl dedim,” hayda” dedi ama verdi.
Oturduğu sandalye ufaktı, sığmıyordu.
-“Daha büyük sandalye yok mu “ dedi ?
Var tabi dedim ama internetten 10 TL koltuk seçmediğiniz için, 100 TL.
Sinirlendiği belli oluyordu.
“Yeter ama bu ne saçmalık, bu ne biçim işletme, sahibinizle görüşmek istiyorum” dedi.
Elbette dedim, burada değil ama her Pazartesi ve Salı sabah 9.00 ile 9.10 arasında bu numaradan kendisine ulaşabilirsiniz. Aramalar ücretsiz bağlanabilir ancak saniyede 10 Tl tutar.
" iyice sinirlendi, bağırmaya başladı”
-Bu resmen soygunculuk sizi şikâyet edeceğim.
-Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz.” ??!!
Sakince cevap verdim,
Elbette biliyorum.
Ali Sabancı’sınız.
Bende bir Pegasus müşterisiyim. Bu fikirlerin ilhamını sizden aldık. Unutmayın, en ucuz viskiyi biz satıyoruz.
Suna İnan'dan
"Mavi vatan"ın hayat kurtaran elleri 7 gün 24 saat görev başında
Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı DEGAK timleri, deniz kazaları, boğulmalar ve doğal afetlerde 7 gün 24 saat arama kurtarma görevi yürütüyor
🌊 DEGAK-8 Timi, Antalya Gazipaşa’dan Muğla Eşen Çayı’na kadar uzanan 649 kilometrelik sahil şeridinde aktif görev yapıyor
🤿 Timler, ileri seviye dalış, yüzme ve kondisyon eğitimleriyle donatılmış personeliyle ölümle yaşam arasındaki kritik anlarda kazazedelere ulaşıyor
https://t.co/T5WVramMGA