“Teraziyi Kim Tuttu?”
Güzel bir ülkede, kimsenin çok konuşmadığı ama herkesin sırtına yük bindiren bir meslek grubu vardı.
Onlar sayıları saymaz, sayılmayanları bulurdu.
Gece ışıklar kapandığında çalışır, gündüz herkes uyanıkken hesap verirdi.
Uzun zamandır bir beklentileri vardı:
Yaptıkları işin ağırlığıyla orantılı bir karşılık.
Ne fazlası, ne eksiği.
Sadece hak edilen.
Bu beklenti konuşulmaya başlandığında, iki farklı ses yükseldi.
Birincisi sakindi.
“Elbette herkes değerlidir,” diyordu,
“ama emeğin değeri, yapılan işin sorumluluğuyla ölçülür.
Eşitlik, herkese aynı vermek değil;
hak edene hakkını vermektir.”
Bu ses teraziyi tutuyordu.
Bir kefede liyakat,
diğer kefede adalet vardı.
İkinci ses ise daha gürdü.
Kalabalıkların arasından konuşuyor,
mikrofonu elinden bırakmıyordu.
“Durun!” diyordu,
“Birine fazla verirsek düzen bozulur.
Herkes aynı olmalı.
Fark oluşursa adalet zedelenir.”
Bu sözler,
normalde hakkı savunması beklenen bir yerden gelince
herkes bir an durup düşündü.
Çünkü garip bir mantık vardı ortada:
Çok çalışanla az çalışan arasındaki farkı yok etmek,
adalet sayılıyordu.
Kalabalıktan biri fısıldadı:
“Demek ki bu ülkede adalet,
kimsenin rahatsız olmamasıymış.
Rahatsız olanlar zaten yıllardır sayılmıyormuş.”
Hikâye burada biraz komikleşti.
Çünkü hak almak için kurulan yapı,
hak verilmemesi için( @_aliyalcin_ )gerekçe üretmeye başlamıştı.
Teraziyi tutan ses yeniden konuştu:
“Biz kimsenin önüne geçmek istemiyoruz.
Sadece görünmez olmaktan çıkmak istiyoruz.
Liyakat adaleti bozmaz;
liyakat yok sayılırsa adalet çoktan bozulmuştur.”
Mikrofonu tutan ses bir an sustu.
Ama kalabalık artık susmuyordu.
O günden sonra herkes şunu fark etti:
Bir ülkede adalet,
teraziyi kimin tuttuğundan çok,
kimin tartıldığıyla ilgilidir.
Ve bazen,
en çok yük taşıyanlar,
en hafif sayılanlardır.
Ve artık mesele terazinin bozulması değildi.
Mesele, bozuk olduğunu bilenlerin susmasıydı.
Adalet, herkes rahat etsin diye eğilmez.
Eğiliyorsa, orada artık adalet yoktur.
Teraziyi tutamayanlar,
onu devirmekten söz etmeye başladığında
en ağır yük yine
en çok taşıyanların omzuna biner...
@avabdullahguler@mehmedmus@MKalayci42@ifarukaksu
Tüm kamu personelini neden karşı karşıya getirdiniz.
3. defadır meclis genel kuruluna getirilen bir düzenlemeye tüm siyasi partiler imza atmıştı. Şimdi düzenleme geri çekildi.
En önemlisi de neden tüm kamu personelini karşı karşıya getirdiniz?
Lütfen bundan sonra arkasında durabileceğiniz düzenlemeleri kanun tekliflerine ekleyin
Kıymetli Üyelerimiz,
Plan ve Bütçe Komisyonundan geçen bu düzenlzemeye ilişkin olarak, Vergi Müfettişleri Derneği olarak çok ciddi ve yoğun bir çalışma yürüttük. Bu süreçte, özlük haklarımıza ilişkin taleplerimizi görünür kılmak, sesimizi güçlendirmek ve kamuoyunda karşılık bulmasını sağlamak amacıyla her alanda aktif olduk.
Hazırlanan bu özlük videosu; yürüttüğümüz çalışmaların, kurduğumuz temasların ve harcanan emeğin meslektaşlarımız tarafından da görülmesi amacıyla hazırlanmıştır. Süreç boyunca yalnızca görünen çalışmalar değil, arka planda çok sayıda görüşme yapılmış, ciddi bir emek ve zaman harcanmıştır.
Bu video; mesleğimiz adına ortaya konulan gayretin, verilen mücadelenin ve oluşturulan farkındalığın bir özetidir. Bugün gelinen noktada, yapılması gerekenler açıktır.
Bundan sonrası; Plan ve Bütçe sürecini tamamlayan bu düzenlemenin hayata geçirilmesi bakımından Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi ve Gazi Meclisimizin takdirindedir.
Vergi Müfettişleri Derneği olarak; mesleğimizin haklı taleplerini kararlılıkla savunmaya, süreci sorumluluk bilinciyle takip etmeye devam edeceğiz.
Saygılarımızla
Vergi Müfettişleri Derneği
@BirseylerB@ozelge89 Teklifin geçeceği yönünde hiçbir duyum yok zaten, ancak resmi bir açıklama olmadığı için bugüne kadar umutla bekledik. Geçmeyecek ne yazık ki.
#SayınCumhurbaşkanım
Müfettişlik; devlet geleneğinin, denetim kültürünün ve kamu disiplininin öncü mesleğidir. Bu köklü yapının güçlenerek sürmesi hepimizin ortak temennisidir.
#SayınCumhurbaşkanım
Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, devletimizin merkez teşkilatında görev yapan kariyer uzmanları ve denetim elemanları; Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesiyle verilen sözlerin hayata geçmesini saygıyla beklemektedir.