@nedimsener2010 Hani bunlar insanlık için ölmeyi göze almıştı, hani kardeşlik canlarından daha önemliydi, hani çok cesur çok gözü karaydılar, hani katile katil ,maktüle maktül diyecek kadar adil ve tarafsızdılar, demek iş kendi canlarına çıkarlarına dönünce herşeyin üzerini kapatabiliyorlar.
Sorumuza Şöyle Başlayalım
Bu Ülkede RÜTÜK diye bir kurum var .!
Peki Nerede..?
Diziler dizi değil
Ailemizin Evlerimiz,in içine atılan
El Bombası gibi..
Ahlaksizlik Waar
Terbiyesizlik Waar
Ruhsuzluk Waar
Maneviyatsizlik Waar
Özetle Aramadiginiz herşey Waar
Ortada RÜTÜK yok
@turkbirefendi Utanmadan da garibanlara bedeva veriyorum diyor, La parasını aldın hemde haksız yere fazla aldın genede fırça attın , hemde üste çıkıyorsun, tabiki bu utanmazlık anca bu kadar rahat bir şekilde evladının yanında Anneye hakaret eder.
@turkbirefendi Hemde hırsız, 5 tane 100 lira deyip , 2 tane lahmacuna 50 lira alıyor, birde ANNEYİ fırçalıyor sanki sadaka veriyor şerefini satan adam ,vergi vermez, hiçbir gideri yok gelirden başka, tabii çalarak, bundan insan olmamış ki esnaf olsun.
Doktor Akif Poroy:
“Buluntulara, DNA ve karbon testlerine göre Türkler 10 bin yıldır Anadolu’da. Sümerler, Truvalılar ve Etrüskler Ön-Türklerdir.
Erzurum, Mutki ve Hakkari Yüksekova’daki yazıtlar Türklerin binlerce yıldır bu coğrafyada olduğunun kanıtıdır.”
Son nefesinde Kelime-i Şehadet getirdikten sonra "Annem, annem, ailemi yalnız bırakmayın" demişti.
Şehadetinden sonra bile annesini yalnız bırakmadı, Umre'ye yanına çağırdı...
Eril Alperen'in şehadetinden sonra annesini Umre'ye gönderme teklifinde bulunuyorlar. Annesi, "Acımız daha taze, şu an hazır değiliz" der. Gelen görevli hanım tamam diyerek gider.
Birkaç gün sonra annesinin evine tekrar gelir ve gözyaşları içinde, "Serap hanım siz erken dediniz ama benim sizi Umre'ye göndermem gerekiyor. Seni orada Alperen bekliyor." der. Bunun üzerine annesi tamam deyip oğlu Eren ile Umre'ye gider.
Annesi anlatıyor;
"Umre'de tavaf yaparken Eril'in yüzünü gördüm ama aklım bana oyun oynuyor diye düşündüm. Oğlum Eren yan tarafımdaydı, Eren'e baktım Eril'i onun arkasında tekrar gördüm. 'Eren abin' dedim. Eren 'Anne sakın ağlama ağabeyim yanımda, onu görüyorum' dedi. 9-10 adım beraber yürüdük. Eril, "Nerede kaldın anne' dedi. 'Sen davet ettin biz de geldik oğlum' dedi. 'Çok bekledim seni anne' dedi, birkaç adım daha attık ve kayboldu..."
Kur'an şahit ki,
ŞEHİTLER ÖLMEZ...
Şehit Piyade Teğmen Eril Alperen Emir
12 Aralık 2023 | Irak'ın Kuzeyi
18 yaşındaki bir genç kız dün akşam baygınlık geçirince annesi hastaneye götürdü. Saçları avuç avuç dökülüyor. Bakımsızlık ve yetersiz beslenme artık bedenine yansımış durumda. Doktor "İyi koşullarda bakılması gerekiyor, durumu kötü" diyor, yapılan testlerin sonuçları 15 gün sonra çıkacak. Verem olma ihtimali yüksekmiş.
Yaşadıkları ev farelerin cirit attığı, bir ailenin yaşamaması gereken bir yer. Başka bir eve taşınma ihtimalleri yok, günlük işlerle geçiniyorlar ve bu evin kirasını da güçlükle ödeyebiliyorlar. Ev sahibinin aileyi çıkarmasını şimdilik durdurabildik. Günlerdir buraya yazmamak için bu durumu ilgili devlet ve yerel kamu kurumlarına anlattım. Şimdi gerçekten bu evin önüne gidip çığlık atmadan önce, evin çatısını onarın, etrafını temizleyin. Fare deliklerini kapatın. Bu genç kızın ve bu evde yaşayan ailenin insan onuruna yakışır koşullarda yaşamasını sağlayın @Cekmekoybeltr@tcailesosyal #YoksullukİnsanHaklarıİhlalidir
“İstanbul’da ahaliyi gördüm, Erzurum’da Türk’ü gördüm.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’a duyduğu güvenin ve Anadolu insanına verdiği değerin en güçlü ifadelerinden biri…
Milli Mücadele’nin dönüm noktalarından biri olan Erzurum, vatan sevdasının ve bağımsızlık ruhunun simgesi olmaya devam ediyor.
Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa… 🇹🇷
"Büyük bela gelecek. Sureler okuyalım, dua edelim ki, bela def'olsun" diyorum. "Belaları dua ile mi defedeceksiniz?” diyor.
Peki, neyle defedeceğiz?
Sokakları saran çıplaklıkla mı?
Trafikten başlayıp torpile, iltimasa, kul hakkına kadar toplumun her yanını kuşatan haksızlıklarla mı?
Dizilerinizle, filmlerinizle her eve soktuğunuz ahlâksızlıkla mı?
Allah’ın ayetini başında taşıyıp, edebi kalbinden atanlarla mı?
Faizle mi? Zinayla mı? Kumarla mı?
Gücünüzle mi? Paranızla mı? Teknolojinizle mi? Yapay zekânızla mı?
Madem öyle, daha geçen hafta Venezuella'da olan depremi neden bunlar durdurma Dı? Deprem olduktan sonra “Kıyamet gibiydi.” diye manşet atmak kolay. Madem bu kadar güç var, neden önceden engel olamadınız?
Hem bela denince niçin sadece depremler aklınıza geliyor?
İmansız ölmekten daha büyük bir bela mı var? Gidin gassalları dinleyin. Son on yıldır gelen ölülerin yüzünü anlatsınlar size. Daha cenaze başında çıkan miras kavgalarını dinleyin.
Toplumun manen çökmüş. Açıklık değil, artık çıplaklık sıradanlaşmış. Haram yemek normalleşmiş. Faiz sıradanlaşmış.
Zina sıradanlaşmış. Kumar sıradanlaşmış. Kul hakkı hiçe sayılır olmuş. Zulüm her yerde
Bunlardan daha büyük bela mı var?
Bu belaları defedecek olan ne para ne güç ne de teknoloji…
Bu belaları defedecek olan yalnızca Allah’ın rahmeti ve kudreti. Allah’ın rahmetini celb edecek en büyük vesilele de dua.
Kardeşlerim siz taş kalpli olanları bırakın. 19 milyon İhlâs Sûresi okununcaya kadar bu gönderiyi paylaşın, İhlâs Sûresi okuyun.
Biz de okunan bu İhlâs Sûrelerini vesile ederek Mekke-i Mükerreme’de dua edeceğiz.
Rabbimiz memleketimizi maddî ve manevî bütün belalardan muhafaza eylesin. Bir daha ülkemiz için “Depremden sonra kıyamet gibiydi.” manşetlerinin atılmasına fırsat vermesin. Âmin.
21 Haziran Pazar’ı,
22 Haziran Pazartesi’ye bağlayan gece,
Yani duaların kabul olduğu, rahmet ve bereketin sağanak gibi yağdığı Muharrem ayının 7 gecesinde kalkacağız ve 2 rekâtta bir selâm vererek 8 rekât teheccüd namazı kılacağız.
İlk rekâtta 1 Fâtiha ve 4 İhlâs, ikinci rekâtta ise 1 Fâtiha ve 2 İhlâs Sûresi okuyacağız.
Namazın ardından:
99 defa: Hasbunallah
33 defa: Yâ Rezzâk
19 defa: Yâ Vehhâb
21 defa: Lâ ilâhe illallah
13 defa: Yâ Bâkî Ente’l-Bâkî tesbihlerini çekip, 7 İhlâs Sûresi okuyacağız.
Sonra 3 defa “Yâ Hayyu Yâ Kayyûm” esmasını zikredip şöyle dua edeceğiz:
Allah’ım Muharrem ayının 7 gecesi hürmetine üzerimize rahmetini, bereketini ve ihsanını indir.
Yâ Rezzâk! Yâ Vehhâb! Bizlere helâl, temiz ve bereketli rızıklar nasip eyle. Darlık içinde olan kullarına genişlik, borç altında ezilenlere ödeme kolaylığı ihsan eyle.
Allah’ım Azımızı çok, zorumuzu kolay, işlerimizi hayırlı eyle. Günahlarımızı affeyle, kusurlarımızı ört. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ihsan eyle.
Evlatlarımızı hayırlı, edepli, iffetli ve imanlı kullarından eyle.
Allah’ım Teheccüd halkamıza katılan bütün kardeşlerimize hayır kapılarını aç. Hanelerine huzur, sofralarına bereket, ömürlerine afiyet ihsan eyle.
Söylediğim gece teheccüd namazını kılıp bu tesbihleri çekerek samimiyetle dua ederseniz,
Rızkınıza genişlik, malınıza bereket gelir ve duanız makbul olur.
Hem okunacak milyonlarca sûre ve tesbihin sevabını alır, hem de milyonlarca kardeşimizin duasını almış olursunuz.
Sizden ricam, bu Gönderiyi beğenip paylaşın ki diğer kardeşlerimizin de haberi olsun. Onlar da bu teheccüd halkasına katılsın, bu hayırlardan ve dualardan nasiplerini alsınlar.
Size Aşure Günü’nde yapılacak duayı, kılınacak namazı ve tutulacak orucu anlatacağım.
Bu çok önemli… Unutmamak için bu videoyu mutlaka kaydedin.
Kardeşlerim, Muharrem ayı başladı.
25 Haziran Perşembe günü aşura günü
Yani Hz. Musa’nın (a.s.) Firavun’un zulmünden kurtulduğu,
Hz. Nuh’un (a.s.) gemisinin selâmete ulaştığı,
Hz. Yunus’un (a.s.) balığın karnından çıkarıldığı,
Hz. Âdem’in (a.s.) tevbesinin kabul edildiği,
Hz. Yusuf’un (a.s.) kuyudan çıkarıldığı,
Hz. Yakub’un (a.s.) gözlerinin yeniden görmeye başladığı,
Hz. Davud’un (a.s.) tevbesinin kabul edildiği,
Hz. Eyyûb’un (a.s.) şifa bulduğu gün
Bu yüzden; 24 Haziran Çarşamba’yı 25 Haziran Perşembe’ye bağlayan gece kalkacağız. 8 rekât teheccüd namazı kılacağız.
İlk rekâtta 1 Fâtiha ve 4 İhlâs,
ikinci rekâtta 1 Fâtiha ve 3 İhlâs Sûresi okuyacağız.
Namaz bittikten sonra 444 defa “Lâ ilâhe illallah” tesbihi çekeceğiz.
Sonra ellerimizi açıp şöyle dua edeceğiz:
“Allah’ım! Aşure Günü hürmetine üzerimize rahmet ve rızık kapıları aç. Günahlarımızı affeyle. Evlatlarımızı hayırlı eyle. Bu duaya katılan bütün kardeşlerimizin dualarını kabul eyle…”
Ardından sahur yapacağız ve 25 Haziran Perşembe gününü oruçlu geçireceğiz.
Peygamber Efendimiz ﷺ: "Muharrem ayında oruç tutunuz. Çünkü o, Allah’ın ayıdır.” buyurmuştur.
Sonra Aşure Günü iftarımızı açarken şöyle dua edeceğiz:
“Allah’ım! Bu mübarek günü bizler için mağfirete, berekete ve rahmete vesile eyle. Kalplerimizi huzurla doldur, hanelerimize bereket indir, üzerimizdeki darlıkları kaldır. Dualarımızı kabul eyle, bizi Sana yakın kullarından eyle…”
Ayrıca Aşure Günü bol bol tövbe ve istiğfar edeceğiz. İmkânımız varsa sadaka vereceğiz.
Kim Aşure Günü’nü böyle ihya ederse, Allah onun üzerine hayır kapıları açar, dualarını kabul ede.