1933’ten Günümüze Bir Bilim ve Kültür Seferberliği 🏛️📜
Cumhuriyetimizin ilanından sonra Anadolu’nun binlerce yıllık tarihî hazinelerini gün yüzüne çıkarmak, bilimsel yöntemlerle korumak ve kayıt altına almak en öncelikli millî görevlerden biri hâline geldi. Bu eşsiz mirasımızı dünyaya duyurmak amacıyla 1933 yılında önemli bir adım atılarak dergimizin ilk sayısı yayımlandı.
Dergimizin 1. sayısında, dönemin Maarif Vekili Dr. Reşit Galip bu tarihî adımı ve dergimizin çıkış amacını özetle şu sözlerle vurgulamıştı:
“Anadolu, arkeolojik araştırma bakımından el sürülmemiş bir hazinedir. Bu Dergi; atikiyat (eski eser) işlerini daima gözde tutmak, yerli ve yabancı âlimler arasında irtibat olmak ve memleketimizdeki mesaiyi dünyaya duyurmak maksadı ile çıkarılıyor.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün köklü müzecilik ve arkeoloji vizyonundan mülhemle yola çıkan dergimiz; bugün de aynı ilmî titizlik, açık erişim politikası ve uluslararası standartlarıyla geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmaya devam ediyor.
Köklü geçmişimizden aldığımız ilhamla, Anadolu’nun kültür mirasını bilimsel yayıncılık ilkesiyle dünyaya tanıtmayı ve yarınlara taşımayı sürdürüyoruz. ✨
Tarihimize ışık tutan 1933 tarihli ilk sayımızı ve zengin arşivimizi incelemek için profilimizdeki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz. 👇
🔗 https://t.co/kJu8vg3WPu
#TürkArkeolojiDergisi #ReşitGalip #Atatürk #Arkeoloji #Etnografya
Arkeolojide Veri Analizi: Nif Dağı’nda Metal Üretiminin İzleri
Arkeoloji artık yalnızca kazı alanında değil, veri analizi yöntemleriyle de geçmişi yeniden yorumluyor.
İzmir’deki Nif (Olympos) Dağı Karamattepe kazılarında ortaya çıkarılan yaklaşık 500 demir ve bronz ok ucu, metal üretim fırınları ve cüruf buluntuları; Arkaik Dönem’e ait önemli bir metal üretim merkezinin organizasyonunu anlamak için gelişmiş mekânsal analiz yöntemleriyle değerlendirildi.
Tutku TUNCALI YAMAN’a ait bu değerli çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) verileri ile Kaba Küme (Rough Set) Teorisi bir araya getirilerek ok uçlarının dört metal üretim fırınıyla olan olası ilişkileri analiz edildi. Doğal eğim, korozyon ve yaklaşık 100 yıllık tarımsal faaliyetler nedeniyle yer değiştirmiş olabilecek buluntular, belirsizlikleri dikkate alan veri analizi tabanlı bir yaklaşımla yeniden ele alındı.
420 ok ucunun mekânsal konum bilgisiyle analiz edildiği bu çalışmada elde edilen sonuçlar Karamattepe’de birbirini izleyen iki farklı metal üretim evresini destekleyen arkeolojik yorumlarla uyum gösterdi.
Veri analizi temelli yaklaşımların arkeolojide yalnızca veri işlemek için değil, belirsizlik içeren arkeolojik bağlamları bilimsel olarak yorumlamak için de güçlü bir araç olduğunu gösteren bu makaleye profilimizdeki linkten ulaşabilirsiniz.
#NifDağı #Karamattepe #Arkeoloji #MekânsalAnaliz #CBS #Arkeometalurji #TürkArkeolojiveEtnografyaDergisi
Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını dünyaya tanıtan köklü bir gelenek: Türk Arkeoloji ve Etnografya Dergisi
1933’e uzanan geçmişiyle ülkemizin arkeoloji ve etnografya alanındaki en eski süreli yayını olan dergimiz; bugün uluslararası standartlardaki açık erişimli ve hakemli yapısıyla geçmiş ile geleceği buluşturuyor.
Tarih öncesinden Osmanlı’ya, Orta Asya’dan Balkanlar’a uzanan kültürel mirasımızı bilimsel yöntemlerle kayıt altına alan özgün araştırmaları dünya literatürüne kazandırmayı sürdürüyoruz.
Bilgiye ücretsiz ve nitelikli erişim ilkemizle yayımlanan dergimizin güncel ve arşiv sayılarını incelemek için web sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. 👇
🔗 https://t.co/kJu8vg3WPu
#Arkeoloji #Etnografya #KültürelMiras #BilimselYayıncılık #KültürVarlıkları
Barışın binlerce yıllık izini Anadolu’nun toprağında bulduk!
Çorum Hattuşa’daki Büyükkale kazılarında bulunan çivi yazılı tablet parçasının, Kadeş Barış Antlaşması’nın nüshalarından birine ait olduğu bilimsel incelemelerle belirlendi.
Yeni parça, antlaşmanın bir ülkeden diğerine sığınan insanlara yönelik muameleyi düzenleyen hükümlerine ait satırlar içeriyor. İnsanların evlerinin tahrip edilmemesine ilişkin ifadeler, binlerce yıl öncesinden bugünümüze güçlü bir mesaj taşıyor.
21 Eylül Dünya Barış Günü’nde kamuoyuyla paylaştığımız bu kıymetli keşif, Anadolu’nun barış ve diplomasi tarihindeki köklü yerini bir kez daha ortaya koyuyor.
Binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan bu miras, insan hayatını ve onurunu koruma sorumluluğumuzu hatırlatıyor. Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere, tüm insanların güven içinde, barış ve huzurla yaşayacağı bir gelecek diliyoruz.
Bu önemli keşifte emeği geçen kazı ekibimizi ve bilim insanlarımızı gönülden tebrik ediyorum.