Zira ister Aziz Yıldırım olsun ister bir başka aday, kulübün bir üzerinden değil kendi dönemlerinde yapılan faaliyetler üzerinden kimlik inşası çabası içerisindedir. Dolayısıyla isim temelinde şekillenen süreç, kurumsal bir kimliğin oluşmasına set çekmektedir.
Fenerbahçe’de süregelen başkanlık seçimi aslında kulübün kurumsallaşamadığının en net göstergelerinden birini oluşturmaktadır. Kulüp hem bu seçimde hem de daha önceki seçimlerde görüldüğü üzere birkaç isim üzerinden propagandayı sürdürmekte;
İsimlerin ağırlığını terk edememektedir. Bir anlamda alan (Bourdieu) içerisinde karizmatik liderlerin (weber) savaşına dönüşen bir yapıdan kurtulamamaktadır.
Bu Cumartesi İnşa Kültürevi'ndeyiz. Tüm dostları seminere bekleriz. Mütedeyyin ailelerin gençleri dini kimliklerini gizliyor mu? Gelin hep beraber konuşalım.
Bugüne dair;
Yeterlilik sınavım için Kayseri’ye teşrif eden sayın hocalarım Kemal Ataman ve Asım Yapıcı başta olmak üzere Celaleddin Çelik, İlkay Şahin ve Ali Küşat hocalarıma hususiyetle teşekkür ederim. Darısı tez savunmasına inşallah.
İdeolojiler gerçekliği dışarıda var olan bir şey (nomotetik) olarak gördüğünden dolayı gerçekliği inşa edenlerin duygu ve tecrübelerini anlamada (idiyografik) eksik kalıyor. Bu ise çarşaflı kadınların eşitsizliği üreten ve katkı sağlayan kişiler olduğu varsayımına yol açıyor.
Bu olgu sanıldığından daha kompleks bir mesele.YL tezimde geliştirdiğim “dindar kimliğin seküler maskeleri” kavramıyla gençlerin dindar kimliğini gündelik hayatta gizlenmesini konu edindim.Sadece kültürel değil siyasal alanın da bu duruma katkı sağladığından bahsetmemiz gerekiyor