Ayasofya, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine 6 yıl önce bugün kavuştu…
Bu kutlu mabet, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süslemeye devam edecek…
Ayasofya’nın dirilişi mübarek olsun…
Üst üste 4’üncü kez Trendyol Süper Lig Şampiyonu olan Galatasaray’ı; futbolcularıyla, teknik ekibiyle, yönetimiyle ve taraftarıyla tüm @GalatasaraySK camiasını yürekten tebrik ediyorum.
🔴MİLLET SUSUYORSA ASALETİNDENDİR..
🔴 SAHADAN YÜKSELEN SES DUYULMALIDIR..
Sayın Mehmet Şimşek Bakanım,
Uyguladığınız ekonomi paketleri; çiftçiyi, esnafı, iş insanını, memuru,işçiyi ve emekliyi memnun etmiyorsa, toplumun her kesiminden şikâyet sesleri yükseliyorsa, burada durup sahadaki gerçeği yeniden değerlendirmeniz gerekir.
Çünkü ekonomi; rakamlardan, tablolardan ve sunumlardan ibaret değildir.
Ekonomi; pazardaki annenin filesidir, siftah yapamayan esnafın duasıdır, borcunu ödeyemeyen çiftçinin alın teridir, geçim derdiyle boğuşan emeklinin ve işçinin nefesidir.
Eğer amacınız gerçekten milleti refaha, huzura ve güvene kavuşturmaksa; fazla oyalanmanın, milleti oyalamanın ve sürekli sabır telkin etmenin bu ülkeye faydadan çok zarar verdiği artık açıkça görülmektedir.
Bugün sahada ciddi bir ekonomik bunalmışlık, derin bir geçim sıkıntısı ve büyüyen bir toplumsal rahatsızlık vardır.
Millet artık sadece açıklama değil, çözüm görmek istemektedir.
Üstelik bu yanlış ekonomi politikalarının oluşturduğu yük ve toplumsal tepki, milletin sigortası olarak gördüğü Sayın Cumhurbaşkanımıza da büyük zarar vermektedir.
Sayın Cumhurbaşkanımıza haksızlık yapılmaktadır.
Şunu da unutmamak gerekir ki; ekonomi üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımızı yıpratmak, yalnızlaştırmak ya da siyasi olarak zayıflatıp tasfiye etmek isteyen çevreler her zaman vardır.
Ekonomik memnuniyetsizlikler üzerinden yürütülen algılar, sadece hükümeti değil, doğrudan devletin istikrarını hedef almaktadır.
Siz bu ülkenin bir evladı olarak çok daha dikkatli olmalı, milletin sesine kulak vermeli ve hiçbir hesabın, hiçbir senaryonun parçası hâline gelmemelisiniz.
İngilizlerin notuna değil, halkınızın notuna bakmalısınız..
Ben sahayı çok gezen; köyüyle, kentiyle, sokağıyla, caddesiyle, zenginiyle, fakiriyle halkın nabzını yakından tutan bir siyasetçiyim.
İnsanlarımızın gözlerindeki endişeyi, esnafın sessiz çığlığını, emeklinin çaresizliğini, gençlerin umutsuzluğunu, çiftçinin feryadını birebir görüyorum.
Bir kardeşiniz olarak; sahadaki havayı, milletin yükselen sesini ve giderek büyüyen rahatsızlığı tamamen iyi niyetlerle sizlere aktarıyorum.
Takdir elbette sizindir…
🔴 SAYIN MEHMET ŞİMŞEK BAKANIM,
Göreve geldiğiniz günden bu yana aynı cümleyi duyuyoruz:
“Bugün değilse yarın düzelecek.”
Ama o yarın bir türlü gelmedi.
Aradan yıllar geçti. Enflasyon düşmedi, hayat pahalılığı azalmadı, esnaf nefes alamadı.
Hep “tünelin ucunda ışık göründü” diyorsunuz ama ne kadar uzun bir tüneldir ki sizin gördüğünüz o ışığı milletimiz bir türlü göremedi, göremiyor…
Aksine, vatandaş her geçen gün biraz daha yoksullaştı, biraz daha umutsuzlaştı.
Çarşıda, pazarda, sokakta insanların yüzüne bakın; umut değil, kaygı görürsünüz.
Esnafın kasasına memur oturtup bir günkü hasılatı ortalama kabul ederek vergi yazmak adalet midir?
10.000 TL, hatta 1.000 TL borcu olanın hesabına haciz koymak; trafik cezası yüzünden insanın arabasını bağlamak Allah’tan reva mıdır?
Arabasını bağladığınız için çoluk çocuğuyla yolda kalan insanların vebali kimin omzundadır?
Ama milyarlarca lira vergi borcu olanlara neden aynı kararlılığı göstermiyorsunuz?
Neden küçük esnafın ensesindesiniz de büyük borç sahiplerinin kapısına gitmiyorsunuz?
Sayın Berat Albayrak döneminde döviz bir lira oynadığında kıyamet koparanlar bugün neden suskun?
O günlerde algı operasyonu yapanlar, bugün yaşanan gerçek sıkıntıyı neden görmezden geliyor?
Size neden kimse hesap sormuyor?
Her şey elinizde deniyor. Yetki sizde. İmkân sizde. Ama sonuç yok.
Her gün “yarın düşecek, yarın düzelecek” diyerek bu millet üç yıldır enflasyonun düşmesini sabırla bekliyor.
Artık sabır taştı.
Eğer bu işi bilmiyorsanız, bırakın.
Biliyorsanız, bu zulüm niye?
Siz ekonomist misiniz, finansçı mı?
Ekonomist olsaydınız; kıt imkânlarla milletin refahını artırmanın yollarını arardınız.
Üretimi güçlendirir, esnafı ayağa kaldırır, dar gelirliden değil israftan tasarruf ederdiniz.
Yoksa finansçı mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?
Havada uçan kelebekten, yerdeki ottan nasıl vergi alınır hesabı mı yapıyorsunuz?
Bu anlayış ne Türkiye’nin ruhuna uyuyor, ne bu milletin vicdanına, ne de inancına.
Her gün telefonlarımız çalıyor:
“1.000 TL için aracım bağlandı” diyenler,
“Vergi borcundan hesabıma bloke kondu” diyenler,
“Evime icra geldi” diye ağlayanlar…
Bu ülkenin insanı düşman değil.
Milletimiz vergi vermekten kaçmaz; yeter ki adalet görsün.
Yeter ki yük adil dağıtılsın.
Yeter ki küçük ezilirken büyük korunmasın.
Türk halkı sizden şeffaf bir hesap bekliyor.
Neyi, neden yaptığınızı açıkça anlatmanızı istiyor.
Fedakârlık isteniyorsa, bu fedakârlık herkesten eşit istenmeli.
Sayın Bakanım,
Sayın Cumhurbaşkanımız size güvenerek bu görevi verdi.
Ekonomiyi toparlamanız, millete nefes olmanız için sizi bu makama getirdi.
Ama bugün gelinen noktada, uygulanan politikalar en büyük zararı bizzat sayın Cumhurbaşkanımıza vermektedir.
Çünkü sahadaki tablo ile anlatılanlar örtüşmemekte, bunun siyasi bedelini milletin gözünde sayın cumhurbaşkanımız ödemektedir.
Bu gidişat sadece ekonomiyi değil, güveni de zedeliyor.
Unutmayın; ekonomi rakamlardan ibaret değildir, güvenle ayakta durur.
Artık “yarın” değil…
Bugün konuşma zamanı.
Bugün çözüm zamanı.
Bugün adalet zamanı.
Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur, barış ve istikrar ortamının hâkim olması için çalışırken Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla komşumuz İran’a yönelik başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz.
Sayın Trump ve Sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüşmeler yaptım.
Bölgemizdeki başka ülkeler de aynı şekilde ellerinden geleni yaptı.
Ancak hem taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadığı hem de İsrail’in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı.
İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz.
Aynı şekilde, her ne sebeple olursa olsun Körfez’deki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz.
Sağduyu ve aklıselim hâkim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır.
Buna izin verilmemelidir.
Savaşın daha da büyümemesi, daha fazla kanın akmaması, Allah korusun bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor.
Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhuletle çözümü noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız.
Bu sabahtan itibaren gerek Dışişleri Bakanımız gerek MİT Başkanımız gerekse tüm ilgili arkadaşlarımız muhataplarıyla yoğun temas halindeler.
Biz de gelişmeleri anbean takip ediyoruz.
Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından zaten bir sorunumuz yok.
Askerimiz, jandarmamız, polisimiz ve istihbaratımız her türlü tedbiri en üst seviyede alıyor.
Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politikayla inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz.
Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi, ardından da müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız.
Bu zor günleri aşana kadar devlet ve millet olarak bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz.
İşte özlediğimiz görüntüler ♥️
Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi görevi devralırken:
“Ey mülkün sahibi, Sen mülkü dilediğine verirsin, Dilediğinden çekip alırsın, Dilediğini aziz edersin, Dilediğini zelil edersin,Gerçek iyilik senin elindedir,
Senin her şeye gücün yeter.”
Adalet Bakanı olarak, milli iradenin tecelligâhı olan Yüce Meclisimizin huzurunda yeminimizi ettik.
Yemin töreninde yanımızda olan ve desteklerini bizden esirgemeyen kıymetli milletvekillerimize hassaten teşekkür ediyorum.
Adaletin tecellisi adına milletimize ve devletimize hizmet yolunda kararlılıkla ve azimle çalışmaya devam edeceğiz.
Şimdi yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemek istemem ama, uzun zamandır beni rahatsız eden bir durumu yazmak istiyorum. Bir dinin kutsal mekanına girerken, o dinin gereklerini yerine getirmek zorundayız. Camii avlusuna girerken islam dininin kuralları neyi gerektiriyorsa, onu yerine getirmeliyiz. Nasıl ki yurtdışında kiliselere kafanızda şapkayla girilemiyorsa, camii avlusunda da başı açık olmuyor bence. Sizin inanışınız farklı olabilir, ama içine girdiğimiz kutsal mekanda ki diğer inananları da rahatsız etmeye kimsenin hakkı yok bence .
Bir öğretmenin sınıfta öğrencilerine Sultan Vahdettin'i anlattığı video gündem oldu:
"Korkak bir padişahımız varmış bizim. Adı Vahdettin Sultan'mış. İngiliz gemisine binip kaçmış.
Bize böyle öğrettiler değil mi?.. Bakın bakalım gerçek öyle mi?"
Şeriat Kur’an demektir.
Şeriat İslam demektir.
Şeriat Müslüman demektir.
Müslüman Türk demektir.
Şeriat Adalet demektir.
Açıkça, inancımızı, değerlerimizi aşağılayan birisi @ErolEsra nasıl oluyor da hükümetten, devletten sınırsız destek aldığı söylenen bir kanalda @esraerolda_atv hala program yapabiliyor.
🔴 İstanbul Şehit Ramazan Meşe İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri hep bir ağızdan söyledi:
“Benim namazım, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi olan Allah içindir”
@alimahir Ali Mahir; Adalet ve yasalar herkes için eşit şekilde uygulanır. Suçluyu makamına göre kategorize etmez.
Korkarım ki bir gün ülkeyi yönetseniz, Saadettin Sarana ayrı , normal vatandaşa ayrı davranacaksınız.
Burdan bunu anlıyoruz!
Sayın Mansur Bey;
Hayat akacak, sorunlar çıkacak, şartlar değişecek ve siz bütün bunlara önlem alacak ve çözeceksiniz.
Görüyorum ki, trafik sorununa yaratıcı sebepler bulmakta çok mahirsiniz.
Ancak trafik sorununa çözüm bulmaya geldiğinde ne yazık ki aynı yeteneği gösteremiyorsunuz.
Ankaralıdan tam olarak ne yapmasını istiyorsunuz?
Trafik çilesinin içinde kendi kendilerine“ bu trafiğin çok ikna edici sebepleri var” diyerek razı ve mutlu mu olsunlar?
#AnkaradaMansurKaldık
Paketlendi 📦
Çarşaf giyerek Müslüman kadınlarla alay eden Ulaş Can Güleç isimli şarlatan yakalanarak savcılığa sevk edildi.
Ayrıca Haymatlos isimli ucube mekan mühürlendi.
HADDİNİZİ BİLECEKSİNİZ !!!!