AİHM bugün Türkiye hakkında 893 ihlal kararı açıkladı.
Bu kararların önemli bir kısmı, "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesinin ihlal edilmesine ilişkindir.
Dosyaların arkasında sadece rakamlar değil; kaybedilen yıllar, dağılan aileler ve zedelenen hayatlar var.
Hukuk hataları istatistik değildir.
Her ihlal kararı, devletin adalet borcunu hatırlatan bir kayıttır.
Vebali ağırdır.
Adalet, er ya da geç tecelli etmelidir.
"Şüphesiz Allah adaleti emreder." (Nahl, 90)
@mustafaciftcitr@abakingurlek@adalet_bakanlik@TC_icisleri
Bugün, AİHM’den “kendine” hak ihlali alan 893 başvurucunun gözü aydın olsun…
Malum iktidar diyor ki AİHM kararlarını genele uygulamayacağım herkes kendine hak ihlali alsın…
Suçlu ile suçsuzu ayıramadınız, sonra da binlerce insanı sosyal ölüme mahkum ettiniz.
Beraat edenin de takipsizlik alanın da hayatını idari inatla karartamazsınız. Bu insanlara adalet borcunuz var, özür borcunuz var.
#khklıçözümistiyor#KHK
🔴 Erdoğan, Hakan Şükür ile “Kimse Yok Mu Derneği”ne para toplar.
Ev hanımı Ayşe Teyze, Köylü Mehmet Amca SMS ile 5 TL gönderdi diye 6 yıl 3 ay hapis cezası alır!
Tarih yazacağız derken hukuksuzluğun dibi yaşanıyor!
#cumartesi#pazar günaydınlar
🔴 'Gölge raportör' açıkladı; Avrupa Parlamentosu, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in AB yaptırım listesine alınmasını isteyecek
📌 Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda 17 Haziran’da oylanacak Türkiye raporunun taslak metninde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “yaptırım listesi”ne konulması önerisi var
📌 Raporun hazırlanmasında kilit rol oynayan Slovenyalı Parlamenter Vladimir Prebilic, kabul edilse bile tavsiye niteliğinde olan, doğrudan sonuç doğurmayan rapor konusunda Ankara’nın da bilgilendirildiğini, “Bu ismi çıkartmanız için yapabileceğimiz bir şey var mı?” yanıtı verildiğini söyledi
✍️ Cansu Çamlıbel'in söyleşisi...
https://t.co/d8EX9oxdPp
@cansucamlibel
Cumhur İttifakı’nın TBMM sıralarında oturan özellikle AK Partili ve MHP’li anne milletvekillerine ve kızları, kız torunları olan erkek milletvekillerine sesleniyorum.
Sizin vicdanınızın, adalet duygunuzun sınırı nerede başlıyor, nerede bitiyor? İnsanlık duygunuz hangi noktada devreye giriyor, kırmızı çizginiz nedir mesela?
“Bizler” ve “onlar” diyerek böldüğünüz; kutuplaştırdığınız, ötekileştirdiğiniz, acımasızca düşmanlaştırdığınız, acıları bile mahalle mahalle ayırdığınız ülkemizde “sizden” görmediğiniz bir vatandaşın başına ne gelirse yüreğiniz sıkışır mesela?
İnsanlığınızın sınırı nedir?
Bu ülkede insanlık dışı ne yaşanırsa sizler insanlığınızdan utanırsınız? Hangi adaletsizlik karşısında “siyaseti de iktidarı da batsın” dersiniz?
Acı eşiğiniz nedir mesela? Ben şu haksızlığa dayanamam dediğiniz ne var mesela? Başınızı yastığınıza koyduğunuzda haksızlığın, hukuksuzluğun hangi boyutu sizi uyutmaz mesela?
Zulmün hangi çeşidi gecenize karabasan gibi çöker, kendinizi sorumlu hissedersiniz?
Hangi adaletsizlik, hukuksuzluğun hangi boyutu yakalarınızdaki parti rozetlerini delerek kalplerinize ulaşır, yüreklerinizi sıkıştırır?
İktidar sarhoşluğu, güç konforu vicdanlarınızın üzerine nasıl bir beton döktü?
Bu gidişle 28 Şubat dönemine rahmet okutacaksınız, az kaldı.
Son sözüm, “herşey mevzuata uygun” açıklaması yapan İstanbul İl Emniyet Müdürüne.
Cumhurbaşkanı Erdoğan muhalefette olsaydı şöyle derdi:
Mevzuatınız batsın…Mevzuatınız batsın, çünkü insanlığınızı, vicdanınızı yitirmişsiniz.
Mehmet Parlak artık Sincan’dan tahliye edilmeyeceğini düşünüyor ve en azından böbrek naklinin yapıldığı Adana Cezaevi’ne sevk istiyor.
Yetkililere sesleniyorum:
Bu insanı cezaevinde öldürmeyin.
Bugün ağır böbrek hastası Mehmet Parlak cezaevinde kalabiliyorsa, yarın herkes kalabilir!
Adaletin herkese lazım olacağı o günleri bize göster ya Rabbi!! 🤲🏻
Cezaevi yetkilileriyle de görüşüyoruz. Mahpusların yaşadığı hak ihlallerini, şikâyetlerini iletiyoruz. Onlar da aynı dille cevap veriyor:
“Her şey dört dörtlük. On numara hizmet veriyoruz. Hiçbir sıkıntı yok.”
İşte bu anlayışla karşı karşıyayız.
Vatandaş bir şekilde cezaevine girmiş olabilir ama gördüğü muamele bu olamaz. Ben bugün Sincan Cezaevi’nden bunu tüm 86 milyona, milletin vekili olarak şikâyet ediyorum.
Bu kadar halkın sorunlarına duyarsız bir iktidar ve devlet anlayışı kabul edilemez. El insaf diyorum, yazıklar olsun diyorum. @adalet_bakanlik@ctekurumsal
İdris Şahin:
"Suçlu ile suçsuzu ayıramadınız, sonra da binlerce insanı sosyal hayattan sildiniz.
KHK mağduriyetini görmeden, infazda eşitliği sağlamadan adaletten söz edemezsiniz!!"
#DEVAPartisi#KHKMağduriyeti#10YıllıkKHKGerçeği
Diyor ki Sırrı Başkan:
“Bu KHKların kapsamına girmeyecek konumda insanların çocukları hepinize sabah akşam beddua ediyorlar.
Eğer bu istihkakınız doluysa dönsün kendilerine çarpsın ama değilse hepinizin akıbeti için ancak veyl olsun, yani yazıklar olsun, diyebiliriz."
İki ayrı müvekkilimin temyizleri sonuçlandı.
Davalarda temel iddialar evlerde kalma, ev abiliği yapma vs. Her iki davada da tanık beyanlarına göre mahkumiyet hükmü kurulmuştu.
Yargıtay 3. CD Nisan ayında karar vermiş (Yasak kararı öncesi) dosyalardan birini tanıklar huzurda dinlenmemiş diyerek bozdu diğer dosyada da durum aynı olmasına rağmen onu onadı.
Bozma ve onama kararı veren heyetler farklı.
Bu nasıl bir kabustur
Adaletsizlikte dahi eşit olmayan bir düzendir.
Daire bir bütün olarak Anayasanın ve hukukun gereği olan temel ilkeleri müzakere edip belirlememiş mi ?
Aynı dairede her heyet kafasına göre mi karar veriyor ?!
Yüksek yargının bu halini ne ile izah ediyorsunuz ? @TCYargitay
Çözüm taleplerimiz çok net .👇👇
📌 AİHM kararları derhal uygulanmalıdır.Yasal engeli olmayanlar derhal işlerine iade edilmelidir.
📌AİHM içtihatlarına göre,adil yeniden yargılama olmalıdır.
📌 Sosyal ve mesleki haklarımızın tamamı iade edilmelidir!
Biz lütuf değil hakkımızı istiyoruz.
#10YıllıkKHKGerçeği
İtirafçılık Pişmanlıktır!
⚖️Bugün bir ağır ceza mahkemesi, 11 kişinin yargılandığı davada 10 kişinin beraatına, 1 kişinin ise mahkumiyetine karar verdi. Söz konusu dosyada sanıklara yöneltilen suçlamalar arasında; TDT'li ve içerikli Bylock kullanım iddiası, Garson fişlemesi, 17/25 Aralık sonrasına ilişkin tanık ve gizli tanık beyanları ile cezaevinde bulunanların ailelerine yardım etme hususları yer alıyordu.
📌Gelelim 2 yıl 1 ay hapis cezası alan o tek kişiye... Bu kişi, dosyadaki diğer 10 kişinin dışındaki bazı isimleri vererek kendisinin terör örgütü üyesi olduğunu kabul eden itirafçıydı! Belki de kendisini kurtarmak amacıyla çıktığı EP'çilik yolu ayaklarına dolandı ve mahkemede herkes beraat ederken, ceza alan tek kişi kendisi oldu.
📍Hep söylediğimiz gibi; iftiracılık/itirafçılık/EP'çilik pişmanlıktır! Bu yola tevessül eden hiç kimse bugüne kadar hayrını görmemiştir.
İşte görüyorsunuz. AK Parti eski milletvekili ve komisyon başkanı Reşat Petek, hazırlanan raporu dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman'a bizzat teslim ediyor. Buradan “Kayıtlarımızda böyle bir rapor bulunmamaktadır” diyen Meclis Başkanlığı'na sesleniyorum: Hiç utanmıyor musunuz? 2 aydır bu konuyu soruyorum. 24 soruluk soru önergesi verdim. Ne raporu ortaya koyabiliyorsunuz ne de sorulara cevap verebiliyorsunuz. Sayın @NumanKurtulmus bu ne haldir? Bu nasıl bir skandaldır? Millet adına soruyorum: Bu rapor nerededir?