@Alpaytk72 Göze girmek gibi bir niyetim yok, hiç olmadı.
Kimsenin takdirine alkışına yorumuna ihtiyacım yok.. Tepkimi ortaya koydum sadece. Ve tek yorumum (Anayasal Suç) Sen ve güruhun bunu hakaret olarak algıladığına göre hakikaten suç işliyorsunuz demektir...
Batman'da medrese öğrencileri için icazet töreni düzenlendi.
Oysa medreseler, 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kapatıldı.
Üstelik bu kanun hâlâ yürürlükte, bu görüntüleri ülkemde görmek istemiyorum demek ırkçılık değildir! https://t.co/KlyQcJUDZ3
Lüleburgaz halkı Genel Başkanımız Özgür Özel'e sahip çıktı, tarihin onurlu ve doğru tarafında durdu.
Yalnızca halkımızın iradesine güveniyoruz, söz veriyoruz:
Cumhuriyetimizi kurtaracağız; özgürlük, adalet ve demokrasi mücadelemizi mutlaka kazanacağız.
Korku filmlerini pek sevmem. Vampirler, cinler, kurt adamlar ilgimi çekmez. Ama sıradan insanların başına gelebilecek, hayatını altüst edecek filmler benim daha çok radarıma girer. Tatile çıkan sıradan bir ailenin başına dert olan bir kamyon, Bir öğrenci servisine musallat olan Speed türü filmler , uçak kaçırma filmleri vs. Pınar Türker'in ifadesini bu tür bir korku filmi senaryosunu okur gibi okudum. İyi bir eğitim, çocuklar, parlak bir kariyer derken bir anda cezaevi ve çıplak aramalarla tanışan bir profesyonel yönetici Pınar hanım. Yazarlar, çizerler, gazeteciler , siyasetçiler soruşturmalara, mahkemelere alışıktır ama bu kadıncağız ne yapsın? Kabul ettiği parlak bir iş teklifinin çıplak aramalarla ve "çocuklarını göremezsin" tehditleri ile sonlanacağını nereden bilsin? Bu aynı zamanda "Amaan bıktık bu siyasetten, kapışmalardan canıııım" diyenlerin kulağına da küpe olsun. Senin kapın çalınmadan işkenceye ve tüm insanlık suçlarına itirazını yüksek sesle haykırmaz isen sesin duyulmaz olur. Sabah kapınız çalındığında "gelen kesin sütçüdür" diyene kadar Demokrasi'yi ısrarla talep ediniz.
BİLGİLENDİRME
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur.
*CHP Tüzüğü - Madde 24/3:*
“Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”
@tvOnlar@zaytung Önemli bir soru daha; O savcı kim? Soruşturma dönemindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı mı? Onun vekillerinden biri mi? Vekil de olsa, Başsavcı durumu biliyordur. İddianameyi o hazırladı çünkü. Hayali bir savcıyı eleştirmek yerine doğrudan olayın sorumlusundan hesap sorulmalı.
@AvEceGuner Önemli bir soru daha; O savcı kim? Soruşturma dönemindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı mı? Onun vekillerinden biri mi? Vekil de olsa, Başsavcı durumu biliyordur. İddianameyi o hazırladı çünkü. Hayali bir savcıyı eleştirmek yerine doğrudan olayın sorumlusundan hesap sorulmalı.
@kayhanayhann@zaytung Önemli bir soru daha; O savcı kim? Soruşturma dönemindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı mı? Onun vekillerinden biri mi? Vekil de olsa, Başsavcı durumu biliyordur. İddianameyi o hazırladı çünkü. Hayali bir savcıyı eleştirmek yerine doğrudan olayın sorumlusundan hesap sorulmalı.
@istyargiliyor1@zaytung Önemli bir soru daha; O savcı kim? Soruşturma dönemindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı mı? Onun vekillerinden biri mi? Vekil de olsa, Başsavcı durumu biliyordur. İddianameyi o hazırladı çünkü. Hayali bir savcıyı eleştirmek yerine doğrudan olayın sorumlusundan hesap sorulmalı.
@CAOIletisim1@ozgurcelikchp Önemli bir soru daha; O savcı kim? Soruşturma dönemindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı mı? Onun vekillerinden biri mi? Vekil de olsa, Başsavcı durumu biliyordur. İddianameyi o hazırladı çünkü. Hayali bir savcıyı eleştirmek yerine doğrudan olayın sorumlusundan hesap sorulmalı.
@alicanuludag@zaytung Önemli bir soru daha; O savcı kim? Soruşturma dönemindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı mı? Onun vekillerinden biri mi? Vekil de olsa, Başsavcı durumu biliyordur. İddianameyi o hazırladı çünkü. Hayali bir savcıyı eleştirmek yerine doğrudan olayın sorumlusundan hesap sorulmalı.
Önemli bir soru daha; O savcı kim? Soruşturma dönemindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı mı? Onun vekillerinden biri mi? Vekil de olsa, Başsavcı durumu biliyordur. İddianameyi o hazırladı çünkü. Hayali bir savcıyı eleştirmek yerine doğrudan olayın sorumlusundan hesap sorulmalı.
Ey AKP’li yöneticiler!
Sevdiklerinizi düşünün ve empati yapın.
Bir insanlık suçuyla yüzleşeceksiniz!
İBB Davası kapsamında tutuklu olan Fatoş Pınar Türker kendisine yapılan işkenceyi mahkemede anlattı.
🔴Vatan'a girdik, emniyete. Hakikaten ben oradan çıkamayacağım diye düşündüm ama sonra ben 2. girdim herhalde nezarete.
🔴Asistanım vardı. "Sen niye buradasın Canan" dedim. “Beni de aldılar Pınar Hanım” dedi.
🔴 Zaten sonra gerisi yağmur gibi yağdı, işte Fatoş geldi, Ceyda geldi. Tanımadığım bir sürü insan geldi.
🔴 Sonra artık orada tabi hiç görmemişsinizdir muhtemelen görmeyin de inşallah nezarethaneyi ama zaman mefhumunuzu yitiriyorsunuz çünkü şeyin altında olduğu için bodrum katı olduğu için hiç cam, pencere yok. Müthiş bir pislik var her tarafta.
🔴 Artık kaçıncı gün ne şeyde, bir bilmiyorum. Bir kadın memur geldi, "Arama yapacağız" dedi. Sırayla götürüyorlar bizi. Geriye getiriyorlar. Ben de gittim.
🔴Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. "Soyun" dedi. "Nasıl yani" dedim. Eldiven taktı eline. Arkada böyle klasörler, çok küçük bir oda. "Üstünü çıkar" dedi, "Üstümü çıkardım". Ama üstünü çıkarmanın hani zaten çıplaksın, ne kontrol edeceksin ama kontrol yaptı, "Tamam" dedi. "Üstünü giyebilirsin."
🔴“Peki” dedim, “gidebilir miyim?” “Hayır” dedi. “Eşofmanını da indir” dedi. İndirdim. “Çamaşırını da”. “Nasıl yani” dedim? “İndireceksin” dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. “Şimdi yere çömel” dedi.
🔴Ondan sonra, o tutanlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani hani bu onurunu gururunu insanların belki şeyini yıkmak için yapılıyormuş ama hani yapan utansın, ben utanmıyorum. “Cinsel organını aç” dedi. Başını, arkanı dön, eğil filan. “Tamam” dedi.
🔴Halbuki ben şimdi biz ne olduğunu anlamıyoruz hani, bu arada ben kendi deneyimimi anlatıyorum. Diğer arkadaşlarımızın farklı polis memurları varmış, daha farklı uygulamalar olmuş olabilir. Ben kendi deneyimimi anlatıyorum.
🔴Bir de bunun biz şey olduğunu da anlamadık yani hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim. Hani eldiven takınca biz sevindik nezarette sonra, tutuklandıktan sonra Fatoş'un çığlıklarıyla Elif'in ağlamasını hiç unutmuyorum. Her şey film gibi.
🔴O an bir avukatın telefonuyla annemi aradım, kızlarımla konuştu. Hepsi ağlıyorlar filan. Sonra biz Silivri'ye geldik akşam vakti. Hakikaten film gibi. Çünkü insan cezaevine düşeceğini hani bir de böyle yedi sülalesinde böyle bir şey olmayınca, hiç suça bulaşmayınca filan hiç insanın aklının ucundan geçmiyor ama olabiliyormuş. Her şey insana dairmiş.
🔴Geldik, bize dediler ki sizi dediler merak etmeyin biz 5 kadınız. Bir de dışarıdan bir firma temsilcisinin eşiymiş o var. Siz dediler 6 kişilik koğuşa koyacağız. A biz çok sevindik filan. Sonra müdür hanım dedi ki Adalet Bakanlığı'ndan dedi talimat işte talimat geldi dedi. Sizi ayrı ayrı koyacağız dedi. Bizi götürdüler böyle ilk biz el eleydik Elif'le zaten.
🔴Elif de İtalya'da tatildeydi, sonra ona hani firar filan dediler de Elif kendi ayağıyla geldi duruşma salonuna ve sürekli şey diye ağlıyor kendisi, hatırlamıyorum. "Ama ben gelmek zorundaydım Pınar Hanım, kaçamazdım" diyor.
🔴El ele tutuşuyoruz biz Elif'le, ilk koğuşun kapısına geldik, "Burası sen" dediler. Açtılar koğuşu, koydular beni içine. Kapı kapandı. Ben hemen cama koştum. Cama koştum çünkü bir yanımdaki koğuşa "Elif, Fatoş seni koydular mı?" Sonra Fatoş'u sonra seni sonra Elif'i. Fakat biz sırayla Fatoş çok çığlık atıyordu.
🔴Fatoş çok çığlık atınca, ben ona bir şey olacak diye ben bari susayım dedim yani bütün gece şey diye geçti o gecemiz. Çünkü birimiz susuyoruz, birimiz ağlıyoruz. Bir de daha fenası ses gelmezse birbirimizi görmüyoruz, camdan konuşuyoruz. Orası da ağırlaştırılmış müebbet arkadaşlar yatıyormuş. Alt katta da cama çıktı başka kadınlar, dedi ki İBB geldiniz mi dedi.
@yavuzyilmazd@zaytung Önemli bir soru daha; O savcı kim? Soruşturma dönemindeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı mı? Onun vekillerinden biri mi? Vekil de olsa, Başsavcı durumu biliyordur. İddianameyi o hazırladı çünkü. Hayali bir savcıyı eleştirmek yerine doğrudan olayın sorumlusundan hesap sorulmalı.
Kamu malına kim göz diker, kim yolsuzluk yaparsa; parti, makam ve kişi ayrımı yapılmaksızın hesabı sorulmalıdır.
İBB davasında yüzlerce kişi rüşvet ve yolsuzluk iddiasıyla yargılanıyor. Bazı suçlamalar ise hâlâ “miş, mış” boyutundan ileri dahi gidebilmiş değil.
Seçilmiş Belediye başkanları hakkındaki iddialar henüz iddia düzeyindeyken tutuklandılar ve görevden alındılar.
AK Partili Kırıkkale Keskin Belediye Başkanı Ekrem Cönger, rüşvet suçlamasıyla yargılandığı davada dün 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Rüşvet iddiasıyla yargılanan müteahhit ise 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı.
Ekrem Cönger, tutuksuz yargılandığı gibi, hakkındaki iddiaları değerlendiren ağır ceza mahkemesi hapis cezası vermesine rağmen hâlen görevinin başında.
AK Partili Mesudiye Belediye Başkanı Cengiz Koçyiğit Cinsel saldırı suçundan 5 yıl hapis cezası aldı .Halen görevinin başında.
Adalet herkese eşit değil mi? İktidar partisinin temsilcileri mahkeme kararlarının sonuçlarından muaf mı?
— Soldaki TBMM önü. Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Grup Toplantısı için tamamen gönüllü toplanan vatandaşlar.
— Sağdaki Kayyum Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşması için gelen 5-10 kişi. Simit almak için birbirini eziyorlar. Çünkü tamamen menfaat icabı oradalar.
İşte halkın kararı ortada!
Şunu unutmayın: MİLLETİN KARARININ ÖNÜNDE KİMSE DURAMAZ!