“Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.” Mustafa Kemal ATATÜRK
@KeloglanBM Hocam doymak bilmeyen bir beşli çete tarafından yötiliyoruz ve devlete yaptıkları her işte el arttırıyorlar kar marjlarını devam arttırdıkları gibi aynı zamanda tl ye güvenmeyip kendilerine döviz garantili tarifeler alıyorlar. Nasıl duracak para arzı!
Bunu insanlara anlatamıyoruz.
Anlamıyorlar bu konuda bilinç altına çok güzel işlenmiş
Ve devamlı yanlış yere yönlendiriliyor
Şuan akp fazla para yaratıyor ve bunu sermaye ye özelliklede beşli çeteye dağıtıyor Memo da halktan vergi ile alıyor
Sonuç fakir halk
Zengin daha zengin
Bu saçma bir iddia, Friedman gibi saçma.
Hazine kağıtlarının bankalara satılması ile MB bankasına satılması arasında bir fark yok. Eğer bankaların elinde o kağıtları almak için yeterli rezerv yoksa Hazine kağıtlarının bankalara satılması dolaylı olarak merkez bankasına satıştır. Bir de bu kağıtların satışları büyük ölçüde yeni para yaratımıdır. Dolayısıyla özel mevduatlar azalmaz. Yani Hazine borçlanıyor diye şirketlerin kredi bulamayacağı iddiası Ortodoksların parayı kıt bir varlık olarak tanımlamasından kaynaklı yanlış bir iddiadır.
Devlet yarattığı parayı harcar ve/veya harcarken para yaratır. Burada sorun bu harcamanın kimler için yapıldığıdır. Kimin çıkarları için harcanıyor, kapitalistler için mi emekçi, emekli yani halkın büyük kesimi için mi?
Devlet yarattığı parayı harcarken bu paranın bir kısmını vergilerle geri toplar. Yani bütçe açığının finansmanı saçma bir iddiadır. Çünkü devlet önce harcar yani açık oluşmuşsa o zaten finanse edilmiştir. Açık bir sonuçtur. Devlet harcayarak yarattığı paradan daha azını vergilerle geri çekmiş demektir ki bu özel kesimin cebinde kalan paradır.
Burada bir diğer sorun verginin kimlerden toplandığı ile ilgilidir. Bu kısım bölüşüm sorununun önemli bir bileşenidir. Memur için yapılan harcama dahil kamu harcamasını diline dolayanlar vergiyi tabana yaymak adı altında zenginin ödemesi gereken vergiyi emekçiye, emekliye halka ödetilmesine ses çıkartmazlar. Oysa bu önemli bir konudur. Devlet harcayarak kimler için para yaratıyor kimlerin cebinden vergi ile parayı çekiyor. Bu açık denilen durum devletin kimin cebinde para bıraktığı ile ilgilidir. Sorun kamu açığının kendisi değil kompozisyonudur
...
Bu saçma bir iddia, Friedman gibi saçma.
Hazine kağıtlarının bankalara satılması ile MB bankasına satılması arasında bir fark yok. Eğer bankaların elinde o kağıtları almak için yeterli rezerv yoksa Hazine kağıtlarının bankalara satılması dolaylı olarak merkez bankasına satıştır. Bir de bu kağıtların satışları büyük ölçüde yeni para yaratımıdır. Dolayısıyla özel mevduatlar azalmaz. Yani Hazine borçlanıyor diye şirketlerin kredi bulamayacağı iddiası Ortodoksların parayı kıt bir varlık olarak tanımlamasından kaynaklı yanlış bir iddiadır.
Devlet yarattığı parayı harcar ve/veya harcarken para yaratır. Burada sorun bu harcamanın kimler için yapıldığıdır. Kimin çıkarları için harcanıyor, kapitalistler için mi emekçi, emekli yani halkın büyük kesimi için mi?
Devlet yarattığı parayı harcarken bu paranın bir kısmını vergilerle geri toplar. Yani bütçe açığının finansmanı saçma bir iddiadır. Çünkü devlet önce harcar yani açık oluşmuşsa o zaten finanse edilmiştir. Açık bir sonuçtur. Devlet harcayarak yarattığı paradan daha azını vergilerle geri çekmiş demektir ki bu özel kesimin cebinde kalan paradır.
Burada bir diğer sorun verginin kimlerden toplandığı ile ilgilidir. Bu kısım bölüşüm sorununun önemli bir bileşenidir. Memur için yapılan harcama dahil kamu harcamasını diline dolayanlar vergiyi tabana yaymak adı altında zenginin ödemesi gereken vergiyi emekçiye, emekliye halka ödetilmesine ses çıkartmazlar. Oysa bu önemli bir konudur. Devlet harcayarak kimler için para yaratıyor kimlerin cebinden vergi ile parayı çekiyor. Bu açık denilen durum devletin kimin cebinde para bıraktığı ile ilgilidir. Sorun kamu açığının kendisi değil kompozisyonudur
...
@KeloglanBM Gerçekten yuh yani ya. Bu nasıl bir arsızlık! ahlaksızlık! Bunları tarif edecek yeni bir sözcük lazım hocam domaloks domalist gibi sizden bu konuda da beklentimiz var.
Şimdi bunun neresinden tutup eleştirelim bilemedim ki
Tespit hatalı
Sebep hatalı
Sonuç hatalı
Çözümden uzak
Tam bir saçmalık.
Ülkenin sorununun bile farkında olmayan bir bakış.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Dünya Kupası’ndan elenen Milli Takımına:
Beklenmedik bu sonuca şaşkınlığın ötesinde saçmalık hissettim.
Dünya Kupası'na katılım için birçok vatandaş vergisi ve ulusal destek kapasitesi harcandığı için, Kültür ve Spor Bakanlığı'ndan bu olayın tam durumunu, neden analizini, tekrarı önleme ve iyileştirme için önlemleri titizlikle ele almanızı rica ediyorum.
Akıl almaz bir olayla vatandaşlara derin hayal kırıklığı yaşattığımız için son derece üzgünüm. Tekrar böyle bir olayın yaşanmaması için spor idaresi reformunu hızla gözden geçireceğim.
İmza atarım.
Ancak hep böyle olmuştur. Kriz ve buhran zamanlarında özel borçlar kamusal hale getirilir. Buna karşın Liberteryen soytarılar memur sayısını ve maaşları sorun diye ortaya atarlar
...
Piyasaları daha iyi anlamak için yatırımcı psikolojisini anlamak ve yapay zeka desteğini doğru kullanmak üzere @Anadolu_Yatirim olarak online olarak katılabilecek bir eğitim planlıyoruz
Sizce eğitimin günü ve saati ne olmalı?
Bu nasıl bir şey ya
Alın elinize kırbacı eskiden kölelere yapıldığı gibi kürek çekmeyene vurun kırbacı
Allah’ın cezaları
İyice yoldan çıktı holding patronları !
Rönesans Holding’in bünyesinde çalışan Gülpa taşeron firması yetkilileri, ücretlerini talep eden inşaat işçilerine saldırdı. Saldırıda en az üç işçi yaralandı
https://t.co/K38CMPoGJN
@KeloglanBM Yani bizim Anadolu’da bir laf vardır hocam yemek ortaya konurdu herkes alıp yerdi önünden yemeyene de önünden ye denirdi.
Kendi ülkesindeki gelir adaletsizliğini görmezden gelip dünyada ki adaletsizlikten dem vuruyor.
⚠️ “Keşke kapatılsaydı!”
👉🏻 Eski AYM Başkanı Haşim Kılıç’tan ‘butlan’ yorumu:
• Keşke kapatılsaydı, bundan daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Kapatılma kararından çok daha ağır bir kararla karşı karşıya kaldık.
• Bundan sonra bütün partiler bu yolla, asliye hukuk hâkiminin kararıyla etkisiz hâle getirilebilir. Kapatmaya gerek yok. Şu hâle bakın.
• Bundan sonra hiçbir parti güven içerisinde faaliyetlerini sürdüremeyecek. Bence esas turbun büyüğü geride.
• Yargıtay bu kararı onaylarsa çok daha ciddi sorunlar ve tartışmalar çıkacak.
• Bu tartışmalar çıkmasın diye aslında yetki YSK’ye verilmiş. YSK’nin iki gün içinde bunu sonuca bağlayacağı ifade edilmiş.
Evrensel’in yeni yaşını kutluyorum. Ülkemiz için değerli bir gazete. Ayrıca, Türkçe yazdıklarımı nereye göndersem diye düşündüğümde aklıma gelen ilk yer. @evrenselgzt