Ben her şeyin farkındayım. Aklınızdan geçenlerin, söylemek isteyip söyleyemediklerinizin, samimi olmayan tavırlarınızın ve ilginizin, yüzüme gülerken bile kötü bakışlarınızın, her şeyin farkındayım. Sesimi çıkarmıyorum çünkü sizin kendinizi akıllı sanışınızı izlemek çok keyifli.
Eğer aynı imtihandan geçmediyseniz, aynı taşlara takılıp yere kapanmadıysanız, aynı sancının peşinde geceler boyu gözyaşı dökmediyseniz ve yaranız aynı yerde değilse, kimsenin yaşadıkları hakkında bu kadar kolay konuşmayın. Çünkü kim, hangi savaşta nelerini yitirdi, bilemezsiniz.
Bazı kimselerin anlamaktan, inanmaktan, samimiyetten veya sevgiden nasibi olmuyor maalesef. Böyle kimselere kızmanın bir mânâsı yok sanıyorum; çünkü içine düştükleri bu mahrumiyetin azabını en çok kendileri çekiyor. Öyleyse onlar adına ancak üzülebiliriz.
her şeyimiz acele.
yemekler tadına varmadan bitiyor, sözler birbirinin üstüne düşüyor. adımlar koşuya dönmüş, zaman hep eksik. kimse durup bakmıyor. nereye gidiyor bu hız? artık yaşamak değil, yetişmek mesele. ve kimse fark etmiyor. ömrün kenarından geçip gidiyor herkes.
Şunu bilmenizi isterim ki, bir kalbi kırdıktan sonra aşırı pişman olmanız o durumu düzeltmez.
Bekleyeceksiniz, sabredeceksiniz ve davranışlarınızla bunu hissettireceksiniz.
Hikayenin sonunda beni suçlu ilan etmekte serbestsiniz. Ama kitabın başında bana hangi rolü verdiğinizi ve beni nerede harcadığınızı da herkese anlatın. Eksik anlatıyorsunuz.
En çirkin mevzuda bile çirkinleşmemek; insanın kendine yapacağı en büyük güzellik. Çirkinleşmemeye direnmek; insanın kendi güzelliğini koruma biçimi, saygısı ve özeni.
Çirkin, bayağı, aşağı, pespaye olan şey bunu ister çünkü. Çirkine mesafelenmek, bir güzellik emniyeti.
Zamanı geri alabilseydim, yapacağım ilk şey, bugün hayatımdaki o boş insanlara harcadığım tüm o kıymetli zamanı, tüm o emeği ve iyi niyeti geri toplamak olurdu. Kimin ne olduğunu o gün bilseydim, değil değer vermek, onları hayatımın kıyısından bile geçirmezdim.
Bazı insanların size duydukları nefretin hiçbir sebebi yoktur. Dik durmanız, boyun eğmemeniz, size diş geçirememeleri bile yeterlidir bunun için.
Hayatları boyunca denk ve saygın ilişkiler kuramadıkları için öz saygılı insan görünce içsel kriz geçirirler.
Artık ben de canımın istediği gibi biriyim. Kimse üzülür diye kendime yazık etmiyorum. Bu dünya, ince olmak için fazla kırıcı. Ne kadar ince düşünürsen, o kadar üzülüyorsun. Bu yüzden iyi bir insan olmanın pek önemi yok. Nasıl olsa ilk hatanda en kötü sen oluyorsun..
Hayata seninle aynı perspektiften bakmayan insanlarla yürümeye çalışırsan; bir süre sonra kendini en açık şeyleri açıklarken, en basit şeyleri savunurken ve karakterini bile gerekçelendirmek zorunda kalırken bulursun.