Bırak şeyhin kabirden dünyayı yönetmesine inanmayı, insanların bugün ya da dün yaşayan herhangi bir hayır ehlinin evliyalığına inanması dahi farz değil. Farz olmayan şey nerede kaldı akaid esası olsun.
Yahu tüm bunları geç, normal insanların mutasavvıf olması dahi bırak itikadı, farz bile değil. Adam gelmiş bunu ehli sünnetlik kriteri gibi anlatmaya çalışıyor.
Ayetlerden kendi çıkarmak istediği anlamlarla hevasına göre insanları tekfir edenler ehli sünnet olacak olsaydı, ehli sünnet piyasadaki tekfirciler olurdu. Bu işi aynı metodla yapıyorlar zaten.
İtibar kelimelere değil anlamlaradır. Bir harici tekfir lafzı olarak ''kafirsin'' yerine ''ehli sünnet değilsin'' kelimesini tercih etse bu ne onu ehli sünnet yapar ne de zımni tekfirini tekfir olmaktan çıkartır.
Eğer birisi ehli sünnet olmamakla itham edilecekse böylesini hariciliğe nispet edip ehli sünnet olmamakla itham etmek daha uygun olurdu. Çıkıp dünyevi kavgası için ayetten uzak istidlalle ehli sünnetlik kriteri icad ediyor. Maide 44 ile herkesi tekfir edenden bunun farkı ne ? Bu hariciliktir.
Bu dinin akaidi, istikamet ehli olup olmama kriterleri hafif işler değildir. Bir kaç tane eşkiyanın hevasına ve dünya hevesine kalmış da değildir. Kimse de bu dinin sahibi değildir.
Bu dinin tamamı Allah'ındır beşerin hevası ve dünya kavgasından ibaret olmaktan yücedir.
قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۙ
Milli Takım Marşı önerim;
Gâfil ne bilir neşve-i pür-şevk-i vegâyı
Meydân-ı celâdetteki envâr-ı sefâyı
Merdân-ı gazâ aşk ile tekbirler alınca
Titretti yine rûy-i zemîn arş-ı semâyı