Netice itibarıyla; adımlarını şehrin caddelerinde atan her hafız, kulağına bu küpeyi takmalıdır. Parıltının cazibesine kapılmadan önce, ışığın kaynağını sorgulamak stratejik bir zorunluluktur. Kalpazanların sarraf olduğu bir düzende, en büyük sermayemiz şüphenin estetiği ve uyanık bir teyakkuz halidir. Gerçeği korumak istiyorsan, sahtenin ustalığına saygı duyup, gözünü bir an bile kırpmayacaksın
Dün yerden yere vurup sövdüklerinize bugün methiyeler diziyorsunuz. Bugün göklere çıkardıklarınıza da yarın aynı ağızla söveceksiniz. Dün söylediğinizi bugün inkâr etmek, dün düşman olduğunuzun bugün yalakalığını yapmak sizin için karakter olmuş. İlkeniz yok, omurganız yok, utanmanız hiç yok. İnsan biraz olsun yüzü kızararak yaşar. Sizde o da kalmamış. Gerçekten ne kadar şerefsizleşebilirsiniz diye her gün sınırları biraz daha zorluyorsunuz…
Bingöl’ün Genç ilçesinde bulunan Aşağı Kaleköy Barajı’nın inşaatının başladığı tarihten bu yana, Murat Nehri’nde yaşanan can kayıpları yürekleri yakmaya devam ediyor.
2016 yılında Caner Gürlük,
2019 yılında İbrahim Aleci,
2020 yılında Özkan Bezenk,
2022 yılında Aydın Tutkal ve son olarak dün Mehmet Hazar, Murat Nehri’ne kapılarak hayatlarını kaybetti.
Aradan geçen yıllara rağmen aynı bölgede benzer olayların yaşanmaya devam etmesi, alınması gereken tedbirlerin yeterli olup olmadığı konusunda ciddi soru işaretleri oluşturuyor. Baraj kapaklarının açılması sırasında oluşan su akıntısına karşı gerekli uyarı sistemlerinin ve sensörlerin yetersiz olduğu yönündeki iddialar mutlaka araştırılmalı; yaşanan her can kaybının ardından yalnızca taziye mesajları yayımlamak yerine, bir daha benzer acıların yaşanmaması için kalıcı önlemler alınmalıdır.
Yaşanan bu acıların hesabını kim verecek? Hayatını kaybedenlerin ailelerinin acısını kim dindirecek? Yıllardır aralıklarla yaşanan bu can kayıpları karşısında şehri yönetenlerin ve baraj yetkililerinin vicdanları rahat mı?
İnsan hayatı söz konusu olduğunda sessiz kalanların, çıkar ve menfaat söz konusu olduğunda ne kadar yoğun bir çaba içerisinde olduklarını görmek, toplum vicdanını daha da yaralamaktadır. Oysa öncelik her zaman insan hayatı olmalıdır.
Artık daha fazla can kaybı yaşanmadan acilen gerekli tedbirler hayata geçirilmelidir. Özellikle baraj suyunun akıntı güzergâhı boyunca yeterli sayıda uyarıcı siren sistemi kurulmalı, tehlikeli bölgelerde görünür ve anlaşılır uyarı levhaları yerleştirilmeli ve bölgede olası vakalara hızlı müdahale edebilecek acil kurtarma ekipleri ile dalgıçlar görevlendirilmelidir. Ayrıca baraj kapaklarının açılması gibi durumlarda çevrede yaşayanların ve bölgeyi kullanan vatandaşların önceden ve etkin bir şekilde uyarılması sağlanmalıdır.
Yaşanan her can kaybı, alınmayan ya da yetersiz kalan bir tedbirin ağır sonucudur. Geçmişte yaşanan acılardan ders çıkararak, bundan sonra benzer olayların yaşanmaması için yetkilileri sorumluluk almaya ve gerekli önlemleri gecikmeden hayata geçirmeye davet ediyoruz.
Bu vesileyle, önceki yıllarda Murat Nehri’nde boğularak hayatlarını kaybeden Caner Gürlük, İbrahim Aleci, Özkan Bezenk ve Aydın Tutkal ile son olarak hayatını kaybeden Mehmet Hazar’a Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Bir daha hiçbir ailenin aynı acıyı yaşamaması için artık söz değil, somut ve kalıcı tedbirler alınmalıdır.
@TCEnerji@TCTarim@dsigovtr
Bingöz’de “gazeteciyim, yayıncıyım” diye bağırıp çağıran bazı şaklabanlar var.
Kurumlarda usulsüzlük olduğunu söylüyorsunuz. Sağlık, Millî Eğitim… Peki bu şehirde resmî kurum olarak sadece bunlar mı var?
Madem bu kadar dürüst, bu kadar ilkeli ve kamu yararını gözetiyorsunuz; o zaman şu sorulara da cevap verin:
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile ilgili kamuoyuna yansıyan iddialar neden hiç gündeminize gelmedi? Kamu kaynaklarının kullanımı, kurum yöneticilerinin uygulamaları ve özellikle resmî araçların özel işlerde kullanımıyla ilgili iddiaları neden satırlarınızda hiç görmedik?
Gazetecilik, işinize geleni seçip yazmak değildir. İlke sahibi olmak, herkes için aynı ölçüyü kullanmayı gerektirir.
Bir yerde usulsüzlük iddiası varsa araştırın, belgeleyin ve yazın. Ama aynı hassasiyeti her kurum ve her yönetici için gösterin.
Yok eğer amacınız gerçekten “bir şeyleri düzeltmek” değil de belli kişileri hedef almaksa, bunu da açıkça söyleyin.
Ve kamuoyunun merak ettiği en önemli soru şu:
Bu yayınları hangi ölçütlerle yapıyorsunuz? Kimden, ne kadar destek veya ödeme alıyorsunuz?
Şeffafsanız açıklayın.
İlkeliyseniz belgeleri ortaya koyun.
Gazeteciyseniz, aynı teraziyi herkese tutun.
Gazetecilik seçmece değil, kamu adına hesap sorma işidir.
Yolsuzlukların, usulsüzlüklerin ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasının karşısında sessiz kalan; beslendikleri çevrelerin yanlışlarını görmezden gelip üç maymunu oynayan, buna rağmen kendisini gazeteci ya da yayıncı olarak tanıtan herkesin önce mesleğinin etik değerlerini sorgulaması gerekir.
Gazetecilik; güce göre değil, gerçeğe göre taraf olmaktır. Kamu kurumlarında ayrıcalık göremeyince saldırgan bir dile bürünenlerin niyetleri de samimiyetleri de kendiliğinden ortaya çıkar.
Herkes haddini bilmeli. Bu şehir sahipsiz değildir. Bu şehrin değerlerine sahip çıkan insanlar, kamu yararını kişisel çıkarların önünde tutmaya devam edecektir.
Görevini hukuka, adalete ve eşitlik ilkesine bağlı kalarak yapan, hiçbir kişi ya da gruba ayrıcalık tanımayan tüm kamu kurumlarını ve kamu görevlilerini tebrik ediyorum.
Bingöl’de kendisini gazeteci olarak tanımlayan bazı kişilerin, Başarılı bir şekilde görevini yapan İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzü hedef almaya yönelik açıklamalar yaptığını görüyoruz. “Milli Eğitimin dosyasını açtık, araştırmalarımız sürüyor” gibi ifadelerle kamu kurumlarını ve yöneticilerini baskı altına almaya çalışmak kabul edilemez.
Dosyadan söz edenler şunu iyi bilmelidir ki bu memlekette kimin geçmişinde ne olduğu, kimlerle nasıl ilişkiler kurduğu da gerektiğinde ortaya çıkar. Hiç kimse tehdit diliyle kamu kurumlarını ve yöneticilerini baskı altına almaya kalkmamalıdır.
Devletin resmî kurumlarında kusur arayanlar, aynı hassasiyeti seçilmiş siyasetçilerin yanlışları ve kamuoyunda tartışılan uygulamaları karşısında neden göstermiyor? Gazetecilik gerçekten kamu yararı için yapılıyorsa, herkese karşı eşit mesafede ve aynı cesaretle yapılmalıdır. Makamlara göre değişen bir gazetecilik anlayışı, kamu vicdanında karşılık bulmaz.
Terör örgütleriyle mücadele, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gereken ciddi bir konudur. Terör örgütlerine destek veren, onları koruyan veya meşrulaştırmaya çalışan herkes hukuk önünde hesap vermelidir.
Herkes bulunduğu makamın ve yaptığı açıklamaların sorumluluğunu bilmeli; kamuoyunu tehdit ve algı operasyonlarıyla yönlendirmeye çalışmak yerine gerçekleri ortaya koymalıdır. Biz de gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz.
İl milli eğitim müdürü Sn
@MustafaOzel66 müdürümü başarılarından ötürü tebrik ediyorum yanındayız müdürüm…
@FeyziBerdibek1@celikcahit
Sağlığa erişim ücretli hale geldiğinde, sağlık doğal olarak alınıp satılan bir meta haline gelir. Bu düzende hastaneler birer satıcıya, hastalar ise müşteriye dönüşür. Böyle bir ortamda hastalığın esaslı bir tedavisi mümkün olmaz; çünkü hastalık bir gelir kaynağına dönüştüğü için hastane, iyileşme sürecini uzatarak veya ilaçlarla kontrol altında tutarak hastayı sürekli bir gelir kapısı olarak görür.
#SonSaatler
SMA hastası Efrayim bebek, hayati önem taşıyan ve yüksek maliyetli tedavi sürecine ulaşmak için desteğe ihtiyaç duyuyor.
Ailesinin imkânlarını aşan bu süreçte yapılacak her katkı, Efrayim’in yaşama tutunmasına vesile olacak bir umut kapısıdır.
#SonSaatler
Bir çocuğun yarınlara ulaşabilmesi için bazen küçücük bir destek yeterlidir…
Efrayim zamana karşı verdiği mücadelede her bağış, onun umuduna eklenen yeni bir nefes oluyor. Bugün yapacağınız küçük ya da büyük her katkı, SMA ile savaşan minik bir yüreğin hayata tutunmasına destek olabilir.
VALİLİK İZİNLİ BAĞIŞ HESABI
₺:TR600001000302588272175006
$:TR330001000302588272175007
€:TRO60001000302588272175008
ALİCI :RECEP GÖKALP
Açıklama :EFRAYİM
.VALİLİK İZİNLİ FALİYET KODU:12.2025.3386
#SonSaatler
Belki birçoğumuz günlük telaşlarımızın içindeydik, belki de bu çağrı gözden kaçtı. Ancak zaman geçiyor ve Efrayim umutla bekleyen gözleri hâlâ yardım bekliyor. #SonSaatler
Bu akşam Efrayim bebeğimiz için düzenlediğimiz yardım organizasyonunda, Allah’ın izniyle ve siz kıymetli destekçilerimizin katkılarıyla 2.000.000 ₺ (iki milyon lira) bağış toplandı.
Hep birlikte büyük bir dayanışma örneği sergileyerek bu güzel iyilik hareketine ortak olduk.
Başta @Halis_Bayancuk, @ramazanhoca_12, @ahmet_tulucak, @serdarKaan12, @onurdemirag_ ve @IhsanVakti olmak üzere, destek veren tüm kıymetli hocalarımıza, gönüllülerimize, bağışçılarımıza ve ismini tek tek sayamadığımız herkese gönülden teşekkür ediyoruz.
Programın yoğunluğu sebebiyle mikrofon uzatma fırsatı bulamadığımız tüm katılımcılarımızdan ayrıca özür diliyor, anlayışları ve destekleri için kendilerine teşekkür ediyoruz.
Birlikte umut olmaya devam edeceğiz.
Bugün Güveçli Köyü Muhtarımızın ve kıymetli köylülerimizin daveti üzerine düzenlenen anlamlı etkinliğe katılma fırsatı bulduk.
Bizleri büyük bir samimiyet ve içtenlikle ağırlayan, misafirperverlikleriyle gönüllerimizi kazanan başta Muhtarımıza ve tüm Güveşli Köyü sakinlerine en içten teşekkürlerimizi sunuyorum.
Birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun en güzel örneklerinden birini yaşadığımız bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese şükranlarımı ifade ediyor; kendilerine sağlık, huzur ve bereket dolu günler diliyorum.
Misafirperverlikleri ve sıcak karşılamaları için tekrar teşekkür ediyor, en kalbi selam ve saygılarımı sunuyorum.
“Genç kardeşlerimizle bayram sevincini birlikte paylaştık. Güzel anılar biriktirdiğimiz bu özel günü sizlerle de paylaşmak istedik. Bayramın huzur ve mutluluğu hepimizin üzerine olsun.”
“Başarıyı kendine yazıp başarısızlığı başkasına yıkmak, yönetmek değil algı yapmaktır.
“Alkış zamanı en önde, hesap zamanı en arkada duranlar…
Millet bunu artık yutmuyor.