Şu dönemde hayati bir zorunluluğunuz yoksa veya eğitim dışında, öylesine, kalıcı olarak yurt dışına yaşamaya gitmek büyük acemilik.
Benim bunu anlamam maalesef 30'lu yaşlarımı buldu. Yapmayın. Gittiğiniz an ikinci sınıf vatandaşsınız. İstisnalar dışında zengin de olamayacaksınız.
Amerika’da yaşamaktan sıkıldığı için Türkiye’ye dönmeye karar veren kadın:
• Millet, size bir şeyden bahsetmek istiyorum. Galiba ben Türkiye'ye döneceğim.
• Çünkü Amerika'da her şeyi çok basit sanıyorsunuz ama asla öyle değil.
• Ben yıllardır yaşıyorum, hala hiçbir şeye sahip değilim. Sahip olsam da neye yarar?
• Çünkü çok özlüyorum. Yani mesela babam hasta, yanında olmak istiyorum.
• Ne bileyim, Türkiye'de zenginsen güzel bir hayat yaşayabilirsin ki ben zenginim ama burada fakir gibi takılıyorum falan. Çok kötü...
Nerede 1 milyon TL acaba? Bunu ikiyle çarptım yine de alacaklarım bitmedi henüz. Çok şükür ben hallettim sayılır artık. Evlenecek olanlara ve hiçbir birikimi olmayanlara geçmiş olsun. Bu ekonomide insanlar nasıl evleniyor baya şaşırıyorum. Gençler neden evlenmiyor? bu yüzden.
İstanbul'da evlenmenin maliyeti 1 milyon TL'yi buldu. (İPA)
• Salon kirası (kır düğünü) - 265 bin TL
• Kiralık ev - 135 bin TL
• Çeyiz - 255 bin TL
• Mobilya - 185 bin TL
• Beyaz eşya - 145 bin TL
Kimse geç evlendiği için ölmedi ama çoğu insan yanlış kişilerle evlendiği için en güzel yılları öldü. O yüzden hayat hesapla değil nasiple yaşanır kaidesince nasibimizi bulmak için rabbe bol bol dua ediyoruz dostlarım
Prof. Dr. Nilüfer Sabuncuoğlu:
"Bir çocuğun parmağı, dünyadaki tüm hayvanlardan kıymetlidir. Veteriner bilimleri böyle söyler. Evrensel hukuk böyle söyler."
Bıktım mükemmel evlilik takıntısından. Sen mükkemmel misin ki partnerin kusursuz olsun? Sen nesin de ne bekliyorsun?
Yeri gelecek sen düşeceksin o tutacak, yeri gelecek o düşecek sen tutacaksın. Şu bakış açısı sıkıntılı. Bu çağın insanına abartılı bir şekilde kendini önemli hissettirdiler. Sonra kimse kimseyi beğenmez oldu, kimse kimseye tahammül edemez oldu. Boş beleş şeylerden evlilik biter oldu.
İnanılmaz bir bencillik. Ego savaşları. Bitmek bilmeyen talepler. Hep o yapsın ama ben bişey yapmayayımlar, kimseyi çekememler.
Allah korusun felç kalsak, elden ayaktan düşsek, demansa falan yakalansak şöyle bizi sarıp sarmalayacak eş bulmak imkansız hale geldi. Peki sen o hale gelsen yapar mı çevrendekiler? Peki ben yapar mıyım diye soruyor musun?
Sonra sevgi neydi, sevgi emekti diye romantik romantik burada poz kesiyorlar. Yanlış anlaşılmasın, alıntıladığım tivitin sahibine değil sözüm, şu bakış açısına.
Valla evlilik bir dağdır arkadaşlar. Sürekli tırmanırsın. Yeri gelir mola esnasında harika bir manzara görürsün. Yeri gelir sıcacık bir mağarada kendini bulursun. Yeri gelir tipi çıkar birbirinizi kaybedersiniz. Yeri gelir üzerinize çığ düşer, çıplak elle kazarak eşinizi o karın altından çıkarırsınız. Yeri gelir kurt, çakal saldırısına uğrarsınız. Yeri gelir mükemmel meyvesi, yemişi olan bir ağacın altında nefeslenirsiniz. Ama ayağın kaydığında tepe taklak yamaçtan yuvarlanıp gidecekken eşin tutar elinden. Kimse tutmaz bu hayatta sizi. Ananız babanız, kardeşiniz tutmaz ama adım adım o dağı tırmandığınız eşiniz tutar. Evlilik budur.
Eline iki kitap alıp travma, bağlanma sorunu falan okuyan başımıza psikolog kesilip ahkam kesiyor. Hayat ulan bu. Hayat. Emek vermediğin hayat yaşanmamıştır.
Şundan rahatsız olmayan kendini sorgulasın. Sirk maymunu gibi çıkmış orada şaklabanlık yapıyor. Başörtünü çıkar, git ne konuşuyorsan konuş. O taktığınla islami mahallenin temsilcisi gibi orada memleketin dindarlarına sövdürüp, mizah adı altında bunu normalleştiremezsin.
surada efendi efendi oturuyorum muptezelin biri yakti garip aromali sigarasini ne nefes alabiliyorum ne de ictigim kahveden tat alabiliyorum - bu sigara icenler kadar suursuz, sosyal bilinci olmayan, bencil baska bi bagimlilar toplulugu yoktur sanirim
"Kimisi sarı bir lekeyi güneşe dönüştürür, kimisi de güneşi sarı bir lekeye." demiş Picasso.
Aynen böyle. Kimisi dokunduğu yerde çiçek açtırır, kimisi dokunduğu tüm çiçekleri kurutur. Dünya bunun üzerine kurulu. Talan ediciler ve ihya ediciler. Yok ediciler ve çiçeklendiriciler.
@schengendestek 10 Mayıs grup olarak randevu başvurusu.
İstanbul / Gayrettepe
Turistik.
Hala sonuç yok.
İsveç için Vfs Ankara'dan başvurmaya gidiyorum.
Yapacakları işi seveyim.
Aynı gün içinde annemin ikinci kez kanser olduğunu öğrendim, sonrasında arabama otobüs çarptı ve arabayla birlikte sürüklendim.
15 Aralık 2023, lanetli bir gün olarak anılacaksın.
2018'e kadar Kısıklı'da Sayın Cumhurbaşkanının en yakın komşusuydum. Aramızda bir duvar vardı, iç içeydik.
Şöyle ki telefonla konuşurken bile araya başka birisinin girdiğini hatırlarım. O sıralarda konuştuğum kişilerle tek başıma değil bir grupla konuşuyorduk muhtemelen 🫠