Evlenmeyin gezin, genç yaşta evlenmeyin, çocuk yapmayın geçinemezsiniz, kedi köpek annesi olun, özgür kadın eşitlik zart zurt dedikten sonra kendilerinin sürekli çoğaldığını ve aynı ideolojiyle büyüttüklerini görüyorsunuz değil mi? Allah şahit ki buna canım sıkılır.
"Müslümanlarla Yahudiler savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç Yahudiyi kovalayan kimseye, 'Ey Müslüman! Arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür!' diyecek. Yalnız garkad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır."
Hadis-i Şerif (Buhârî, Cihâd 94, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 82)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi bekleyen kâbusa bakın nasıl dikkat çekti:
“Türkiye bir kâbusa doğru gidiyor. Anadolu’daki Türk nüfusu hızla azalıyor. Nüfusun azalması, savaştan çok daha ciddi bir tehdittir.”
Bunun nedenleri üzerinde kafa yormak ve bu yakıcı sorunun nasıl çözümlenebileceği konusunda derinlemesine, uzun soluklu, kalıcı çıkış yolları bulmak şart.
Bunun ilk yolu, 12 yıl kesintisiz eğitim, yanlış aile politikalarının derhal terkedilmesidir.
Türkiye İran ile savaşmıyorsa bu alicenap bir ülke olduğu için. Rafizi piçler de zannediyor ki ABD istedi diye Türkiye’nin böyle bir hazırlığı var.
Ulan Türkiye 2012’den bu yana en az 10 kere İran’a savaş açabilirdi.
Yapay zekalı Hamaney enikleri boşuna kudurmuş gibi animasyon hazırlıyor.
Türkiye hiçbir devletin uydusu değildir. Hiçbir devletin emri ya da isteği ile politika üretmez. Türkiye'nin ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının çıkarı herşeyden önce gelir. Türkiye menfaatine hangisi uygunsa istediği devletlerle ittifak kurar ya da bozar.
Fakat bizim Molla rejimi tayfası ya da onlardan fonlanan bazı kişiler istiyor ki Türkiye'nin siyaseti İran'ın siyaseti ile ters düşmesin. Onların siyasetine aykırı olan hiçbirşeye Türkiye dahil olmasın. Peki kardeşim Molla rejimi Rusya ve Çin ile ittifak kurup yüz binlerce insanın ölümüne neden olunca neredeydiniz?
Peki tabiyeti Mollalara olanlar neden öyle diyorlar? Çünkü vatandaş olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsalar da gerçek anlamda İran'a tabiler. Onlar için İran'ın çıkarı Türkiye'nin çıkarından önce gelir.
Suriye Kasabı Süleymani: "1400 yıllık İslam tarihinin 1300 yılı bozuktur; Emevi, Abbasi ve Osmanlı İslam'ı fasid ve müstebiddir." (4 Mayıs 2016, Gilan)
Yüzyıllardır süregelen İslam mirasını ve Osmanlı’yı "diktatörlük ve bozuklukla" itham eden bu zihniyeti unutmayın.
Evet bazı başörtülü kardeşlerimiz muhalefet güzellemesi yapıyor ama onlar hiç vazgeçmedi, onlar hala başörtüyü kabullenmedi ilk fırsatta her şeyi geri çevirmek için pusuda bekliyorlar!
LGBT Propagandası, Cinsiyetsizleştirme Operasyonlarına Daha Ne Kadar izin verilcek?
Manifest denilen gruptan kurtulmaya çalışırken bir de Crush denilen proje grup ortaya çıktı.
Daha kaç çocuğun zehirlenmesine izin verilecek.
Derhal faaliyetleri durdurulmalı!
Çin robot askerleri deniyor. Buna hazır mıyız? Medreselerde İslami ilim öğretir gibi yapay zeka uzmanı ve mühendis yetiştirmeliyiz. Bunu bir ibadet gibi görmeliyiz.
Bir zamanlar uğruna ağır bedeller ödenen başörtüsü…
Üniversite kapılarında bekletilen genç kızlar, eğitim hakkından mahrum bırakılan öğrenciler, inancı nedeniyle ötekileştirilen binlerce insan…
Bugün ise aynı başörtüsü, sosyal medyada bambaşka bir tartışmanın merkezinde.
📍 Fatma Soydaş isimli genç bir hanımın başörtüsünü
TikTok’ta eğlence ve gösteri malzemesine dönüştürdüğünü görünce içim acıdı. Birkaç kelam etmeden de duramadım.
Çünkü ben o başörtüsünün ne anlama geldiğini, hangi acılardan geçerek bugünlere geldiğini gördüm.
Ben o yıllarda adliye muhabiriydim. Mesaimin çoğu Ankara Adliyesinde geçiyordu. Ve Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin önünde, inançları nedeniyle üniversite kapılarında bekletilen genç kızların gözyaşlarına tanıklık ettim.
📍O demir kapıların yüzlerine nasıl kapatıldığını gördüm.
📍Başlarında polislerin beklediğini gördüm.
📍İtilip kakıldıklarını gördüm.
📍Sadece başörtülü oldukları için küçümsendiklerini, dışlandıklarını, eğitim haklarından mahrum bırakıldıklarını gördüm.
O genç kızların bazıları okuyabilmek için ülkelerini terk etti.
Bazıları yıllarını kaybetti. Bazıları hayallerini erteledi.
Ben onların yanında durdum.
Onlarla ağladım.
Onlar için dua ettim.
🌹Çünkü onlar başlarını bir moda uğruna, bir gösteriş uğruna örtmemişlerdi.
Onlar Allah’ın rızası için örtünmüşlerdi.
🌹O örtünün altında genç bir kızın inancı vardı.
Hayalleri vardı.
Geleceği vardı.
Annesinin duası vardı.
Babasının gururu vardı.
Ve o örtünün üzerinde koskoca bir mücadelenin izleri vardı.
Bugün o başörtüsünü birkaç saniyelik TikTok şovuna, eğlenceye, beğeniye ve etkileşime dönüştürenler görmek …
İnanın, 28 Şubat’ın o soğuk günlerini yaşamış bir gazeteci olarak insanın yüreğini sızlatıyor.
Bugün başörtüsüyle özgürce yaşıyoruz ama , geçmişte bu özgürlük için bedel ödeyenleri de unutmamalıyız.
Çünkü başörtüsü; sadece bir örtü değildi.
O, onların inancıydı.
Onların onuruydu.
Onların direnişiydi.
📍📍Şimdi soruyorum:
O gün o demir kapıların önünde ağlayan genç kızların ödediği bedellerin karşılığı gerçekten bu mu?
Ben o kızları unutmadım.
O günleri unutmadım.
Ve o örtünün altında saklı
olan gözyaşlarını da unutmadım.
Bence hiç kimse unutma lüksüne sahip değildir !!!