📍 51. Başkanlar Kurulu Toplantımızda şube başkanlarımız ve il temsilcilerimizle bir aradayız.
2026 yılı yetki döneminin tamamlanmasının ardından gerçekleştirdiğimiz toplantımızda, hep birlikte değerlendirmelerde bulunarak önümüzdeki döneme ilişkin yol haritamızı belirleyeceğiz.
Büyük bir teşkilat, Güçlü bir aile ve Ortak hedeflere inanan ve kararlılıkla çalışan Türk Sağlık-Sen'lileriz.
Birlik ve beraberlik içerisinde, üyelerimizden aldığımız güçle sendikamızı daha ileriye taşıyacağız.
#BirlikteGüçlüyüz #GüçlüTeşkilat #SendikalMücadele
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR
Sözde yetkili sendikanın başkanı çıkmış,
“Yiğit düştüğü yerden kalkar… Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor…” diye konuşuyor.
Biz de soruyoruz:
Kimi kastediyorsun? Hangi narkozdan bahsediyorsun?
Bu millet, 100 yıl önce esaret zincirlerini kırarak ayağa kalktı!
Yedi düvele karşı imanla, cesaretle, kanla ve canla mücadele ederek bağımsızlığını kazandı!
Cumhuriyet’i kurarak yeniden dirildi!
Sizin “narkoz” dediğiniz şey; bu milletin en büyük uyanışıdır!
Aslında mesele belli…
Süslü cümlelerin arkasına gizlenen bir Cumhuriyet hazımsızlığı, bir Atatürk rahatsızlığı…
Bunu ilk defa mı görüyoruz? Hayır!
23 Nisan’da Meclis’i anarsınız ama o Meclis’in ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmazsınız.
30 Ağustos’ta zaferi konuşursunuz ama Başkomutan’ın adını ağzınıza almazsınız.
29 Ekim’de Cumhuriyet’i kutlarsınız ama kurucusunu hatırlamazsınız.
10 Kasım’da ise suskunluğunuz her şeyin özeti olur.
Ve sonra çıkıp bu millete tarih anlatmaya kalkarsınız!
İşin en trajik tarafı, siz bir de Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının kurduğu devletin memurlarının hakkını savunduğunuzu iddia edersiniz. Devletini, tarihini ve geçmişini kabullenmeyenlerden bu devletin çalışanına bir hayır gelmeyecegi de açıktır.
Ey aklıevveller!
Türkiye Cumhuriyeti, bir kopuş değil; bu milletin bin yıllık devlet aklının devamıdır.
Cumhuriyet’i kuran irade, bu milletin bağrından çıkan kurmay akıldır.
Biz devletimizi yıkmadık; daha güçlü, daha çağdaş bir yapıyla yeniden inşa ettik.
Sizin rahatsızlığınız işte tam da buradadır.
Cumhuriyet’tedir, Atatürk’tedir, milli egemenliktedir, Anadolu’daki Türk varlığının sarsılmazlığındadır!
Ama bilin ki;
Bu milletin iradesini örseleyemeyeceksiniz!
Tarihimizle bağımızı koparamayacaksınız!
Cumhuriyet’i bu topraklardan silemeyeceksiniz!
Atatürk’ü bu milletin gönlünden çıkaramayacaksınız!
Çünkü biz;
1923’te ayağa kalkmış,
O günden bugüne yürüyüşünü sürdüren,
Her türlü ihanete rağmen dimdik duran büyük bir milletiz!
Ve bu millet;
dün olduğu gibi bugün de yarın da
kendi tarihine, kendi devletine, kendi değerlerine sahip çıkmaya devam edecek,
21. yüzyıla Türk mührünü vuracaktır.
8. Olağan Genel Kurulumuzu büyük bir coşku ve yüksek katılımla gerçekleştiriyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz; MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yaşar Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcıları Vahit Kayrıcı, Tamer Osmanağaoğlu ve siyasi partilerin kıymetli temsilcileri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Sayın Faruk Özçelik; TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, KOOP-İş Genel Başkanı Eyüp Alemdar, YOL-İŞ Genel Başkanı Ramazan Ağar, Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı başta olmak üzere meslek odası, sendika ve sivil topum kuruluşlarının değerli temsilcileri, BTK Kurul Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Sayın Tamer Karadağlı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Sayın Emin Türker, SGK Başkan Yardımcısı Bülent Uğur Ecevit başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarımızın çok kıymetli Başkan, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcıları, yönetici ve bürokratlarımız; Alparslan Türkeş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Adnan Sözen nezdinde akademisyen ve öğretim üyelerimiz, Aynı inanç ikliminde yoğrulmuş ortak kültürümüzün, aynı dille dua edip aynı ülküyle yürüyen büyük Türk milletinin, ruhu ve sesi olan, Azerbaycan Hemkârlar İttifakı’na bağlı Kamu Hizmetleri Sendikası Başkanı Hikmet Nebiyev, Sıhhiye İşçileri Sendikası Başkanı Elnara Muradova başta olmak üzere çok kıymetli protokolümüzün teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı günde, katılım sağlayan tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ediyor, Genel Kurulumuzun ülkemiz ve çalışma hayatımız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ı, Türk Haber-Sen Genel Başkanı Yücel Kazancıoğlu ve Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney ile birlikte ziyaret ettik.
Sayın Bakan’ı, önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz 8. Olağan Genel Kurulumuza davet ederken, ayrıca çalışma hayatının öne çıkan sorunlarını kapsamlı şekilde hazırladığımız raporumuzu da kendilerine sunduk.
Bu çerçevede;
📌 Kamu görevlileri ve emeklilerine ek zam ve refah payı verilmesi,
📌 Enflasyon farkının maaşlara aylık olarak yansıtılması,
📌 Ek gösterge düzenlemesindeki aksaklıkların giderilmesi,
📌 Yardımcı hizmetler sınıfındaki personelin bir defaya mahsus genel idare hizmetleri sınıfına alınması,
📌 İlave ek ödemenin emekli aylığı hesabına dahil edilmesi,
📌 Memurlara yapılan bütün ödemelerin emekli aylığı ve ikramiyesi hesabına dahil edilmesi,
📌 Tüm kamu görevlilerine dini bayramlar öncesinde bayram ikramiyesi verilmesi,
📌 Memurlara bir defaya mahsus disiplin affı getirilmesi,
📌 5510 sayılı Kanunla 2008 öncesi ve sonrasında göreve başlayanlar arasında ortaya çıkan farklı uygulamaların giderilmesi,
📌Kamuda sözleşmeli personel olarak çalışmaya başlayanların emeklilik yönünden memuriyete başlangıçlarının ilk defa kamuda çalışmaya başladıkları tarih olarak kabul edilmesi,
📌 3600 ek gösterge konusunda Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarının uygulanması,
📌 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun gözden geçirilmesi ve günün şartlarına uygun hale getirilmesi,
📌 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun günün şartlarına göre düzenlenmesi,
📌 Gelir vergisi dilimlerinin çalışanlar için %15 olarak belirlenmesi gibi bir çok başlığın çözülmesi noktasında taleplerimizi ifade ettik.
Nazik kabulleri dolayısıyla Sayın Bakana teşekkür ediyorum.
@isikhanvedat@yucelkazancoglu@TurkesGuney
14 MART TIP BAYRAMI
Türk milletinin evlatları, tarihimizin her döneminde söz konusu vatan olduğunda gövdelerini siper etmiş; serdengeçti bir ruhla en ön safta yer almışlardır.
İşte bu asil ruhun temsilcilerinden biri de tıbbiyelilerdir. 14 Mart 1919’da işgale karşı gösterilen tepkinin, millete ve vatana bağlılığın, istiklalden asla taviz vermeyen iradenin sembolü olan tıbbiyeliler; Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de iki kule arasına astıkları dev Türk bayrağıyla milli mücadelenin ateşini yakan öncülerden olmuşlardır.
Bu müstesna duruş, cephede şehadete yürüyen kahramanlardan, zor şartlar altında şifa dağıtan fedakâr hekimlere kadar uzanan büyük bir fedakârlık hikâyesidir. Tıbbiyelilerin bu tavizsiz vatan aşkı, Sivas Kongresi’nde de tarihe kazınmış ve milletimizin hafızasında silinmez bir yer edinmiştir.
Yakın dönemde de bu fedakârlığın sayısız örneğine şahit olduk. Covid-19 salgınından asrın felaketi olan deprem felaketine kadar, milletimizin nerede bir feryadı yükselse sağlık çalışanlarımızı orada gördük. Büyük bir özveriyle görev yapan sağlık çalışanları, canlarını ortaya koyarak insanımıza hizmet etmeye devam etmişlerdir.
Her türlü takdiri ve övgüyü hak eden sağlık camiası ise bugün sadece sorunlarının çözülmesini ve haklarının teslim edilmesini talep etmektedir.
Bu kapsamda;
Ekonomik açıdan tek kalem maaş politikasına geçilmesi,
Taban ve teşvik ödemelerinin acilen artırılması,
Trajik düzeyde kalan nöbet ücretlerinin emeğin karşılığı olacak şekilde düzenlenmesi,
Yapılan tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması
en temel taleplerimiz arasındadır.
Özlük hakları açısından ise;
İş yükünün azaltılması,
İstihdamın artırılması,
Başta eş durumu olmak üzere tayin süreçlerinin kolaylaştırılması,
Üniversite hastanesi çalışanlarına tayin hakkının verilmesi,
Aile hekimliğinde uygulanan haksız cezaların sonlandırılması,
Sağlıkta şiddete karşı daha ağır ve caydırıcı yaptırımlar getirilmesi,
Yönetimde ehliyet ve liyakatin esas alınması
zorunlu ve acil düzenlemeler olarak karşımızda durmaktadır.
Sosyal haklar noktasında da;
Her hastaneye kreş yapılması,
Sağlık çalışanlarının dinlenme alanlarının insani ve yeterli koşullara kavuşturulması,
Yemek ve benzeri hizmetlerin kalite ve yeterlilik açısından çalışanları memnun edecek seviyeye çıkarılması
artık bir ihtiyaç değil, zorunluluktur.
Fedakâr sağlık camiasının bu taleplerinin karşılanması; çalışanların tükenmişlik sendromundan kurtulmasının, hak ettikleri çalışma hayatına kavuşmalarının, ekonomik sıkıntılarının hafiflemesinin ve milletimize daha nitelikli sağlık hizmeti sunulmasının tek yoludur.
Bu nedenle gerekli adımların atılmasını istiyor; dün olduğu gibi bugün de mücadelemizi kararlılıkla sürdürdüğümüzü, sağlık çalışanları hak ettiklerine kavuşana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimizi kamuoyunun bilmesini istiyoruz.
Biz Türk Sağlık-Sen olarak yapılması gerekenleri açık ve net bir şekilde ifade ediyor, bunun için mücadele ediyoruz. Dün olduğu gibi bugün de hak aramanın, çalışanın yanında olmanın tek ve güvenilir adresiyiz.
Temennimiz; sorunlar yumağı içinde geçen son Tıp Bayramı’nı yaşamamız, sağlık camiasının sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi ve gerekli adımların bir an önce atılmasıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle, insan hayatını her şeyin üzerinde tutarak fedakârca görev yapan tüm sağlık camiamızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyoruz.
Kurum yöneticileri işine baksın, sendikacılıkla uğraşmasın.
Sendikal mücadele için gecemizi gündüzümüze katarken, bazı kamu idarecilerinin makamlarının gücünü kullanarak üyelerimize baskı yaptığını ve iradelerine ipotek koymaya çalıştığını görüyoruz.
Son olarak Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Başhekim Doç. Dr. İdris Kırhan’ın işini gücünü bırakıp makam odasına üyelerimizi çağırarak istifaya zorladığı yönünde bilgiler tarafımıza ulaşmaktadır.
İşine bak başhekim efendi.
Senin gibi yüzlerce idareci geldi geçti, Türk Sağlık-Sen kaldı. Kurumlar sizin babanızın malı değildir; çalışanlar da sizin köleniz değildir.
Millete hizmet etmek için çalışacaksan çalış. Yok eğer sendikacılık yapacaksan, ver istifanı; devletin makamını kirletmek yerine, uğruna mücadele ettiğin sendikanın önlüğünü giy ve çık meydana.
O zaman görelim boyunu da ölçünü de.
Türk Sağlık-Sen Kadın Komisyonumuzun düzenlediği iftar programında, Türk Sağlık-Sen’in her zaman ve her şartta gözbebeği olan kıymetli kadın teşkilat mensuplarımızla bir araya geldik.
Bu anlamlı sofrada bizleri bir araya getiren Kadın Komisyonu Başkanımız Yasemin Uzunöz başta olmak üzere tüm komisyon üyelerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Biz; kadının elinin değmediği her işin yarım olacağına, eksik kalacağına inananlarız. Bu nedenle kadınlarımızın özellikle çalışma hayatında, sivil toplum alanında ve toplumsal yaşamda daha aktif olmaları için destek oluyor; sorunlarının çözümü için mücadele ediyoruz.
İnanıyorum ki kadınlarımız sendikal mücadelede ne kadar önde olursa, hakların ilerlemesi ve sorunların çözülmesi o kadar kolay olacaktır.
Kadınlarımızın katkılarıyla sendikal mücadelemizin her zaman daha güçlü olacaktır.
Günü Gazi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sonlandırdık.
Vatan uğruna candan geçen gazilerimizi ziyaret ettik.
Aynı zamanda sağlık çalışanı arkadaşlarımızın sorunları üzerine sohbet ettik.
Memleket dolu bu sohbete Sibel Hemşire’nin türküleri eşlik etti.
Bu gece bir kez daha şahit olduk ki sağlık çalışanı; eliyle, gönlüyle ve diliyle memlekete şifa dağıtmaya devam ediyor.
İşte bu sebeple Türk Sağlık-Sen olarak, sağlık çalışanı arkadaşlarımızla omuz omuza kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.
🔴8 Mart; kadınlarımızın emeğini, mücadelesini ve toplumsal hayattaki eşsiz katkılarını hatırladığımız müstesna bir gündür.
🔴Kadınlar; aile hayatının temel direği, toplumun vicdanı ve çalışma hayatının vazgeçilmez gücüdür.
🔴Türkiye Kamu-Sen olarak; kadın emeğinin hak ettiği değeri görmesi, fırsat eşitliğinin sağlanması ve şiddetin son bulduğu bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
🔴Bu anlamlı gün vesilesiyle; tüm kadınlarımızın “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nü kutluyor, sağlık ve huzur diliyorum.
“Memur Bayram İkramiyesi Bekliyor, Maaşlarda Eşel Mobil İstiyor”
💢Ramazan ayının son günlerini yaşadığımız ve bayramın yaklaştığı bu günlerde önemli bir adaletsizlik de ortadadır.
💢Bugün işçiler ve emekliler bayram ikramiyesi alırken, kamuda bayram ikramiyesi alamayan tek çalışan grubu memurlardır.
💢Yıllardır dile getirdiğimiz üzere kamu görevlileri de diğer çalışanlar ve emekliler gibi bayram ikramiyesinden yararlanmalıdır.
💢Öte yandan ülkemizde akaryakıt fiyatlarında uzun süredir uygulanan eşel mobil sistemi, petrol fiyatlarında yaşanan artış ve azalışların anında pompa fiyatlarına yansıtılmasını sağlamaktadır.
💢Piyasadaki değişimler bu kadar hızlı şekilde fiyatlara yansıtılırken, milyonlarca kamu görevlisinin maaşlarının aylar boyunca sabit kalması çalışanlarımız açısından alım güçlerinin düşmesiyle sonuçlanmaktadır.
💢Bugün uygulanan sistemde memur maaşlarına altı ay için zam yapılmakta, enflasyon bu oranı aştığında oluşan kayıp ancak dönem sonunda “enflasyon farkı” adı altında telafi edilmektedir.
💢Oysa yüksek enflasyon dönemlerinde bu uygulama, kamu çalışanlarının alım gücünün her ay biraz daha erimesine yol açmaktadır. Bu nedenle memur maaşlarında da eşel mobil sistemine benzer bir uygulamaya geçilmeli, enflasyondaki aylık değişimler doğrudan ve gecikmeden maaşlara yansıtılmalıdır.
💢Yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde kamu çalışanlarının emeğinin karşılığını aldığı, alım gücünün korunduğu ve sosyal haklarının güçlendirildiği bir düzenleme son derece yerinde olacaktır.
Eşantiyonla değil sendikamızı, mücadelemizi anlatarak ve çalışmalarımızı aktararak çalışanları ailemize katıyoruz.
Sendikacılık çalışanın derdiyle dertlenmektir diyor çözüm için çaba gösteriyoruz.
Ramazan’ın bereketiyle iftar sonrası artık bir gelenek hâline gelen saha çalışmalarımıza, İbn-i Sina Hastanesi’nde görev yapan meslektaşlarımızla bu anlayışla bir araya geldik.
Haklıyız, kararlıyız.
Başaracağız!
Bu akşam Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi’ndeydik.
Üniversitesi hastanemizde görev yapan sağlık çalışanı arkadaşlarımızı ziyaret ettik. Üye çalışması gerçekleştirdik.
Sahada çalışanların sorunlarına kulak veriyor, bu sorunlara karşı geliştirdiğimiz çözüm önerilerini kararlılıkla tüm platformlara taşıyoruz.
Ramazan ayı itibarıyla ülke genelinde tüm teşkilatlarımızla sahada yürüttüğümüz çalışmaların neticesinde 3 binin üstünde yeni üyemizide aramıza katarak yolumuza güçlenerek devam ediyoruz.
Sahaya çıkan, emek veren tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyoruz.
Çalışacak, hakkımız olanı birlikte kazanacağız.
Dede Korkut Platformu Başkanı Sayın Ünal Yaşaroğlu’na nazik ziyaretleri ve “Uluslararası Turan’a Doğru Dede Korkut Öykü Yarışması Ödül Töreni ve Gençlik Şöleni”ne davetleri için teşekkür ediyorum.
Köklerimizden aldığımız ilhamla geleceğe yürürken, Dede Korkut’un söylemleri; birliğimizi, kardeşliğimizi ve milli şuurumuzu diri tutmaya devam etmektedir.
Gençlerimizin kaleminden doğacak her eser; kültürümüzün ve tarihimizin yarınlara taşınmasına vesile olacaktır. Bu anlamlı organizasyonda emeği geçenleri tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
TEŞEKKÜRLER...
ŞUBAT AYINDA 3149 YENİ ÜYEMİZ AİLEMİZE KATILDI.
Tercihini güçlü bir iradeyle “Türk Sağlık-Sen” diyerek ortaya koyan kıymetli üyelerimize ve gece gündüz demeden emek veren tüm teşkilat mensuplarımıza en içten şükranlarımızı sunuyoruz.
Gösterdiğiniz azim, cesaret ve özveri için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
💢Memurlarımıza acilen ek zam yapılmalıdır.
💢Bu artış refah payı ile desteklenmelidir.
💢Önümüzdeki aydan itibaren gerçekleşen enflasyon doğrudan memur ve emekli maaşlarına yansıtılmalıdır.
Emperyalist Dayatmalara Karşıyız!
Türkiye Kamu-Sen olarak; Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı askeri saldırıları, özellikle sivilleri hedef alan ve masum insanların hayatını hiçe sayan uygulamaları şiddet ve nefretle kınıyoruz.
Kendisini dünyanın sahibi ve hâkimi gibi gören ülkelerin, hiçbir değerle bağdaşmayan, diğer ülke ve halkların yaşama hakkına karşı gösterdiği bu hayasızlığın insanlık adına kabul edilmesi mümkün değildir. Bu çerçevede ABD ve İsrail’in dünyayı dizayn etme ve emperyalist emellerini gerçekleştirme planları bölgemizi bir kan gölüne çevirmekte, istikrarsızlığıyaygınlaştırmaktadır.
Devletlerin egemenlik haklarını, uluslararası hukuku ve evrensel insan haklarını yok sayan bu saldırılar; yalnızca bölgesel barışı değil tüm dünyayı tehdit eden tehlikeli bir sürecin kapısını aralamaktadır. Savaşın kazananı olmaz. Bombaların altında can veren çocuklar, yerle bir edilen şehirler ve göçe zorlanan milyonlar, bu kirli hesapların en acı bedelini ödemektedir.
Ramazan’ın manevi iklimini en derin şekilde hissettiğimiz bu mübarek ayda, gerek ABD ve İsrail’in müzakerelerin sonucunu beklemeden başlattığı ve insani değerleri ayaklar altına alan saldırıları gerekse İran’ın çatışmanın dışında kalan ülkelere karşı saldırıları kabul edilemez. Bu tutumlar bolgedeateşi körüklemek ve çatışmaları siddetlendirmek dışında bir sonuç doğurmayacaktır.
Sivillerin, hastanelerin, okulların, ibadethanelerin ve yaşam alanlarının hedef alınması açık bir savaş suçudur. Güçlü olanın hukuku değil, hukukun üstünlüğü esas alınmadıkça dünyada adalet ve barıştan söz etmek mümkün değildir. Küresel güçlerin kendi çıkarları uğruna halkları ateşe atması, insanlık vicdanında çoktan mahkûm olmuştur. İnanıyoruz ki, ABD ve İsrail, hiçbir kirli emperyalist hedefine ulaşamayacak, akıttığı masumların kanlarında boğulacaktır.
Türkiye Kamu-Sen olarak;
Sivillere yönelik her türlü saldırının derhal durdurulmasını,
Uluslararası toplumun çifte standartlı tutumdan vazgeçmesini,
Sorunların savaşla değil, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini,
İnsan hakları ve uluslararası hukukun herkes için bağlayıcı olmasını ve
Aklı selimin galip gelmesini
ısrarla talep ediyoruz.
Mazlumların yanında durmak, zulme karşı ses yükseltmek insan olmanın ve vicdan sahibi olmanın gereğidir. Türkiye Kamu-Sen, dün olduğu gibi bugün de savaşın, şiddetin ve emperyalist dayatmaların karşısında; barışın, adaletin ve insan onurunun yanında durmaya devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TÜRKİYE KAMU-SEN BASKANLAR KURULU
Bu akşam Bilkent Şehir Hastanesi’ndeydik.
Ramazan’ın bereketiyle 🌙
9 sağlık çalışanını ailemize kazandırdık.
Bahanelere sığınmadan; sahaya çıkarak, çalışanın sorununu yerinde dinleyerek ve çözüm için sorumluluk alarak mücadelemizi hakkımızı alana kadar kararlılıkla sürdüreceğiz.
Ülke genelinde tüm teşkilatlarımızla sahada sıkılmadık el bırakmayacak, her platformda çalışanın sesi olmaya devam edeceğiz.
Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar.”
Dün akşam Bilkent Şehir Hastanesi’nde meslektaşlarımızla bir aradaydık.
Mücadelemizi büyütecek yeni üyelerimizin formlarını doldurduk, şehir hastanelerinin sorunlarını birlikte değerlendirdik.
Türk memurunu hak ettiği refah düzeyine çıkarana kadar;
çalışacağız, yorulmayacağız!
@OnderKahveci
Genel Başkan
Bugün TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda Sağlık Bakanlığı bütçesi görüşüldü.
Bu toplantıda Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale Milletvekili Sayın Halil Öztürk, sendikamızında temel taleplerinden olan Tek Kalem Maaş, Sözleşmelilere Kadro, Şehir Hastaneleri başta olmak üzere Kreş ve Sosyal Yaşam Alanlarının Eksikliği, Aile yılına uyumlu bir şekilde çalışanların sorunlarının giderilmesi konularını ve çalışanların beklentilerini dile getirmiştir.
Kendilerine teşekkür ederiz.
@Avkthalilozturk