Emeklilerin Anayasa Mahkemesi önünde yapacağı basın açıklaması sırasında intihar eden,Emekli Polis memuru Ali Şekeroğlu hayatını kaybetmiştir.
Ne diyelim?
Sözün bittiği yer.
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
Çok acı.
Bir polis emeklisi sesini duyurabilmek için sonsuz sessizliği tercih etti.
Kaderi bu olmamalıydı.
Kendisine Allah’tan rahmet yakınlarına sabırlar diliyorum.
Açgözlü hırsızların fonlarla 20 milyar dolarlık vurgun yaptığı ülkede bir emekli, Anayasa Mahkemesi önündeki eylemde intihar etti. Elindeki pankartta ‘Para için değil onurumuz için’ yazıyordu.
Özgür Özel, AYM önünde canına kıyan emekli polise ilişkin:
"Bu iktidar gelirken Başbakanlığın önüne bir yazar kasa atıldı, aylarca o görüntü bütün televizyonlarda döndü.
Bugün bir emekli, çalışanlara verilen seyyanen zam emeklilere verilmediği için Anayasa Mahkemesi önünde hak ararken canına kıyıyor.
Dönün bakın, iktidar medyası bu haberi görüyor mu, irdeliyor mu?"
Anayasa Mahkemesi önüne gelirken elindeki pankartta şu yazıyordu:
“Para için değil, onurumuz için.”
Ali Şekeroğlu artık aramızda değil. Yaşamına son verdi.
Hepimizin içi acıyor.
Emekliler yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye emek verdi. Bugün istedikleri lütuf değil; insanca yaşayabilecekleri bir gelir ve onurlu bir hayat.
Devletine yıllarca hizmet etmiş bir emeklimiz hak arayışında canına kıyıyorsa sözün bittiği yerdeyiz!
Emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’na Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Emeklilerimizin yaşadığı sorunları görmeyen iktidarı da akla ve vicdana davet ediyorum.
Adı Ali Şekeroğlu.
Emekli polis.
İki çocuk babası.
Yıllarca bu devlete hizmet etmiş bir insan.
“Geçinemiyorum.” diyor.
“Bizi bu hâle getiren utansın.” diyor.
Sonra şunu ekliyor:
“Para için değil, onurum için.”
Ve bugün Ali Şekeroğlu’nu kaybettik.
Benim canımı yakan şudur:
Bu memlekette yıllarca çalışmış, primini ödemiş, vergisini vermiş, evlat büyütmüş bir insan; ömrünün sonunda neden “geçinemiyorum” diyerek Anayasa Mahkemesinin merdivenlerine düşmek zorunda kalıyor?
Bizim büyüklerimiz bir kenarda üç kuruş saklardı.
Adına “kefen parası” derlerdi.
Kimseye yük olmayalım, son yolculuğumuzun masrafını bile kendimiz karşılayalım diye…
Şimdi siz bu milletin emeklisine kefen parasını yaşarken harcatıyorsunuz.
Ali Şekeroğlu’nun son sözlerinden biri “onurum için” oldu.
Allah rahmet eylesin.
Ailesine, evlatlarına ve sevenlerine sabır diliyorum.
Bugün Ankara'da, Anayasa Mahkemesi'nin karşısında bir emekli polis memuru hayatına son verdi. Adı Ali Şekeroğlu. 60 yaşında, iki çocuk babası.
Nasıl durduğuna dikkat edin. Boynunda Türk bayrağı vardı. Elinde taşıdığı dövizde "Para için değil, onurumuz için" yazıyordu. Son sözleri de kayıtlara geçti: "Artık geçinemiyorum. Gelinim işsiz, damadım işsiz."
Bu insanın kim olduğunu iyi anlayalım. Ali Şekeroğlu bir polis memuruydu. Yıllarca silah taşıdı, gece nöbeti tuttu, ölümle burun buruna çalıştı, bayramlarda ailesinin yanında olamadı. Bu ülkenin en zor günlerinde sokakta o vardı. Ve hayatını, meslek hayatı boyunca beline taktığı beylik silahıyla, devletin en yüksek mahkemesinin karşısında sonlandırdı.
Bu bir istisna değil. Gün geçmiyor ki benzer haberleri duymayalım.
Çalışan polisimizin hali ortadadır. Büyük şehirlerde bir polis memuru maaşıyla kira ödeyemiyor, çocuğunu okutamıyor. On iki saat, on altı saat görev yapıyor, fazla mesaisinin karşılığını alamıyor.
Sokakta devletin otoritesini temsil eden insan, eve girdiğinde mutfaktaki hesabı denkleştiremiyor. Sonra bu insandan soğukkanlılık, sabır, itidal bekliyoruz.
Emekli polisin hali ise apayrıdır. Bir ömür taşıdığı psikolojik yükle emekli oluyor, karşısında bir ömrün karşılığı olmayan bir rakam buluyor. Kimi ek iş arıyor, kimi çocuğuna yük olmamak için sessizce sıkıntı çekiyor, kimi de bugün gördüğümüz noktaya geliyor.
Ömrünü bu devlete vermiş bir polis memurunu, arkadaşlarının gözü önünde bu noktaya getiren nedir?
Emniyet mensuplarımızın ve emeklilerinin ekonomik durumu ile ruh sağlığı üzerine bugüne kadar hangi kapsamlı çalışma yapılmıştır?
Bu teşkilatta kaç intihar yaşandığını, kaç polis memurunun psikolojik destek aldığını İçişleri Bakanlığı açıklayabilir mi?
Polisimizin ve emekli polisimizin talebi bellidir, emeğinin karşılığı ve emeklilikte onurlu bir hayat.
Bu ülkenin kaynakları bu insanlara yetmiyorsa, kaynakların nereye gittiğini konuşacağız.
Ali Şekeroğlu'na Allahtan rahmet ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.
"Haluk UIusoy, Galatasaraylı olduğu için ligin başlangıcını 1959 saydı" diyebilecek kadar holiganlıktan gözü dönmüş şekilde herkesin apaçık bildiği gerçeği reddederek yalan söyleyen tarihçi kim biliyor musunuz? "Zaferin Rengi" filminin tarih danışmanı...
Eee tarihçisi böyle olunca da utanılması gereken Harrington Kupası saçmalığına "zafer" diye hikaye yazılabiliyor işte. Sakatım diyerek savaştan kaçan ama maça çıkan adam "kahraman" olabiliyor. Lozan görüşmeleri sırasında oynanan maç da "savaş destanı" olarak filmleşiyor.
Körler sağırlar birbirini ağırlıyor, kendileri çalıyor kendileri oynuyor.
Parmağı bizzat kendi sorumsuzlukları nedeniyle kopan Galatasaray futbolcusu varken iki kelime geçmiş olsun mesajı yazmaktan yüksünen Liverpool kulübü, 3 tane ergenin yazdığı insta yorumları sebebiyle Galatasaray kulübünü sorumlu tutmaya çalışıyor...
Rezil ve zavallıca.