@uluser01 İnsan neye talip olduğunu bilmeli. Geçici olana talip olursanız isminiz, ününüz, şanınız, şöhretiniz makam mevkiniz de geçici olur. Eninde sonunda geçip gider. Bâki olana talip olursanız size ona göre bir yetenek seti verilir. Kapılar ona göre açılır. @ikalin1
@_aydinunal Eşinin şirketinden bakanlığa yüksek fiyatla dezenfektan alan Ticaret Bakanı gibi olsun değil mi Aydın bey! Affını istesin kenara çekilsin. Ne güzel
@_aydinunal Mesajınızda kimi savunuyorsunuz, 3-5 trol kime kalleştik yaptılar bilmiyorum. Bildiğim şudur: Siz ve savunduklarınız Allah’ın günahsız kullarısınız. Sütte leke var sizde yok. Aslında sizlere bir nevi peygamberler de diyebiliriz. Allah’ın yeryüzündeki temsilcilerisiniz siz.
@SELAHATTNGURSES@Yusuf__Tekin@bursamem Sadece bu programı görünce ne mobingi dedim. Eğer diğer programlar da gerçekten aynı okuldaysa sıkıntı var burada
Yıldıray Oğur (@yildarado) yazdı: Burdur Gölü’nde görünen Leviathan
https://t.co/lEECCCaZMd
“Bir zamanlar bürokratik vesayete karşı “milli iradenin üstünlüğü” diyerek iktidara gelen partinin milletvekili, 24 yıl sonra kendi partisinin iktidarında bir valinin kendisini tehdit ettiğini söyleyerek devletten koruma istiyor.
Hem de valiye karşı validen.
İddialar doğruysa bundan daha iyi bir siyasi ironi bulmak zor.
Siyaset Cumhurbaşkanlığı etrafında merkezileştikçe milletvekilleri, parti teşkilatları, belediyeler, yerel siyaset ve sivil toplum devlet mekanizması karşısında eski ağırlıklarını kaybetmeye başladı.
Cumhurbaşkanı dışındaki bütün iktidardaki pozisyonlar eleştirilebilir, hedef alınabilir hale geldi.
Beştepe güçlenirken aşağıdaki siyaset zayıfladı
Üst düzey bürokrasi doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlanınca AK Parti kadrolarıyla devlet kadroları eşitlendi.
Gittikçe siyasileşen bürokrasi elindeki devlet gücüyle bu eşitliği lehine doğru çevirmeye başladı.
Aslında kâğıt üzerinde eski bürokratik vesayetin tam tersiydi bu.
Ve şimdi eski rektör, profesör, iktidar milletvekili soruyor:
“Benim can güvenliğimi kim koruyacak?”
Gerisi ne yapsın?”
@cuneyttekinn@regine_olsene Şule Hanıma bir Fenerbahçe belgeseli izletmek lazım. 3 Temmuz süreci, Aziz Başkanın tutuklanması, içinde futbolcuların bulunduğu otobüsün kurşunlanması ve daha neler neler. Başörtülülere de yaşadıkları az şeymiş gibi “Yetti sizin de mağduriyetiniz” diyorlardı. Ona benzemiş biraz